• Twitter
  • Dribbble
  • Instagram
Call us now: +90 538 289 28 68
Viridis Legal Partners
  • Ana Sayfa
  • Faaliyet Alanlarımız
    • Gayrimenkul ve Kira Hukuku
    • Boşanma Davası Avukatı ve Aile Hukuku
    • Sınai Mülkiyet Hukuku Hizmetleri
    • Ceza Hukuku
    • Ticaret Hukuku Hizmetleri
    • İş Hukuku ve İş Sözleşmeleri
    • Sağlık Hukuku ve Medikal Malpraktis Avukatlığı
  • Hukuki Makaleler
    • İnfaz Yatar Hesaplama (Güncel)
    • Kıdem Tazminatı Hesaplama Aracı – Güncel Tavan ile Hesaplayın
    • İhbar Tazminatı Hesaplama
    • Anlaşmalı Boşanma Nedir? Hızlı ve Sorunsuz Boşanma Süreci
    • Boşanma Davası Nasıl Açılır? Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Süreci
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Biz Kimiz
    • Nadide Özdemir
  • İletişim
  • Türkçe
    • English
    • Türkçe
  • Ara
  • Menu Menu

Eziyet Suçu ve Cezası Nedir? (TCK 96)

eziyet suçu ve cezası
Home » News » Eziyet Suçu ve Cezası Nedir? (TCK 96)

Eziyet suçu ceza hukuku alanında özellikli bir suç tipi olarak karşımıza çıkar. Eziyet suçu ile suçlanıyorsanız veya eziyet suçu mağduru iseniz ya da bu suçlama nedeni ile siz ya da bir yakınınız hakkınızda gözaltı veya tutuklama tedbirleri uygulanmakta ise mutlaka bir ceza avukatı desteğinden faydalanmanız gerekir.

Index

Toggle
  • Eziyet Suçu Nedir? (TCK 96)
  • Eziyet Suçunu Diğer Suçlardan Ayıran Farklar Nelerdir?
  • Eziyet Suçunun Unsurları Ve Şartlari Nelerdir?
  • Eziyet Suçunun Cezası Ve Nitelikli Halleri (TCK 96)
  • Eziyet Suçunda Yargılama Süreci Nasıl İşler?
  • Eziyet Suçunda Mahkemenin Verebileceği Kararlar Ve Sonuçları

İstanbuldaki ceza hukuku avukatınız, Viridis Legal Partners olarak ceza yargılamasının tüm aşamalarında sizlerin yanındayız. Eziyet suçu ile suçlanıyorsanız ya da eziyet suçu mağduru iseniz etkili ceza avukatı hizmetleri için hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Eziyet Suçu Nedir? (TCK 96)

Eziyet suçu, bir kimseye insan onuruyla bağdaşmayan davranışların sistematik bir biçimde uygulanmasıdır. Kişiye fiziksel ya da ruhsal açıdan eziyet veren, aşağılayan, küçümseyen davranışların tamamı eziyet suçunda bulunan eylemlerdir.

Bir kimseye eziyet etmek, Türk Ceza Hukuku’nda suç olarak düzenlenmiştir. Bir kişiye karşı yapılan küçük düşürücü, rencide edici, bedenen veya ruhen zarar veren davranışlar insan onuruna aykırı olması sebebiyle eziyet suçu olarak nitelendirilir. Türk Ceza Kanunu, bu suçun cezasını 96. maddesinde basit ve nitelikli hallerde farklılık göstermek üzere ele almıştır.

“Eziyet

Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.

(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;

  1. a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
  1. b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe karşı,[46]

İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Özetle, bu suçun kime karşı işlendiği cezanın belirlenmesinde kritik rol oynamaktır. Hukuk sistemimiz, eziyet verici davranışları yasaklayarak bireylerin vücut bütünlüğünü, onurunu, haysiyetini ve ruh sağlığını korumayı öngörmüştür. Öyledir ki, toplumdaki bireyler isteseler de bu korunan hukuki değerlerinden vazgeçmezler.

İnsan onuru, bir kişinin yalnızca insan olduğu için sahip olduğu ve hukuken korunan bir değerdir. Bir başkasının bu değere ve saygıya zarar veren eylemleri insan onuruyla bağdaşmaz. Hem insan onurunu hem de suçun konusu ele aldığımızda hakaret, tehdit, cinsel taciz, yaralama gibi fiillerin eziyet suçu kapsamında olduğu görülür. Fakat, bu fiiller belirli bir zaman dilimi içerisinde sistematik bir şekilde işlenmiş olmalıdır. Burada sistematik ifadesiyle kastedilen, fiilin anlık değil tekrar halinde ve sürekli olarak işlenmesidir. Bu sebeple, ani olarak işlenen fiiller eziyet suçunu meydana getiremeyecektir.

Eziyet Suçunu Diğer Suçlardan Ayıran Farklar Nelerdir?

Eziyet suçu, Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenmiş diğer suç tiplerine göre bazı açılardan farklılık göstermektedir. Eziyet suçu, kanunda “Kişilere Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. Bu suçun yasak kılınması bireylerin vücut bütünlüğünü, ruhsal ve fiziksel sağlığını korumayı öngörür. Bu sayede hem bireylerin hem de toplumun refahı ve güvenliği sağlanmış olur. Tüm bunların ışığında eziyet suçunun diğer suçlardan ayrılan özellikleri şöyledir:

  • Bir kimseye bedenen veya ruhen eziyet verici bir davranışta bulunulur.
  • Failin işlediği fiilleri sistematiktir ve süreklilik arz eder.
  • Eziyet suçu bilerek ve isteyerek, bir diğer deyişle kasten işlenir.
  • Eziyet suçunun sonucunda mağdurun onuru zedelenir.

Eziyet Suçu Ve İşkence Suçu Arasındaki Fark

Eziyet suçu ve işkence suçu kavramları birbirleriyle oldukça sık karıştırılmaktadır. İşkence suçu da tıpkı eziyet suçu gibi bir kişinin bedenine veya ruhuna yönelik ve insan onuruyla bağdaşmayan acı verici eylemlerdir. Aynı zamanda işkence suçu da tıpkı eziyet suçu gibi insan onurunu ve haysiyetini korumayı amaçlamıştır. Her iki suç da konuları bakımından benzerlik gösterse de failleri bakımından birbirinden farklıdırlar. Örneğin; eziyet suçunun faili herhangi bir özel vasfa sahip olmaksızın herkes olabilirken, işkence suçunun faili yalnızca kamu görevlileri olabilecektir. Bu nedenle bahsi geçen eylemleri bir memurun değil sıradan bir insanın yapmış olması halinde işkence suçundan bahsedilemeyecektir.

Eziyet Suçu Ve Kötü Muamele Suçu Arasındaki Fark

Kötü muamele suçu; merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak türden fiillerin işlenmesiyle meydana gelir. Kötü muamele suçundaki fiiller, eziyet suçunu oluşturan fiiller ile oldukça benzer niteliktedir. Her iki suç türünde de işlenen fiiller insan onurunu ve haysiyetini zedeleyen eylemlerdir. Kötü muamele suçu ve eziyet suçu, mağdur bakımından incelendiğinde birbirinden ayrılırlar. TCK md. 232 uyarınca, kötü muamele suçunun mağduru failin aynı konutta birlikte yaşadığı ya da idaresi altında bulunan bir kişi olmak zorundadır. Burada kanun koyucu öncelikli olan aile düzenini korumayı amaçlamıştır. Eziyet suçu yönünden ise mağdurun herhangi bir özel kimliği olmasına gerek yoktur. Herkes eziyet suçunun mağduru olabilecektir. Bu sebeple, uygulamada bazı hallerde kötü muamele suçunun eziyet suçuna dönüşebildiği görülür. İşlenen fiilin eziyet niteliğinde olacak şekilde ağırlaşması ve yine fiilin sistematik şekilde ve sürekli olarak tekrarlanması durumlarında eziyet suçundan ceza verilmesi gerekebilmektedir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2014/439 E., 2014/14662 K. sayılı kararında eziyet suçu ve kötü muamele suçu için “Eziyet suçu ile bu suçları ayırt etmek açısından, eziyet suçu bakımından sistematik olma ve süreklilik unsurunun aranacak olup ve kastın bu unsurları da kapsaması gerekmektedir. Öte yandan eziyet genel bir suç tipi iken, diğer suçlar için faille mağdur arasında özel bir ilişki olması gerekir.” demektedir. Buradan da görüldüğü üzere, yukarıda eziyet ve kötü muamele suçuna dair bahsettiğimiz farklar Yagıtay içtihatlarında da kendini göstermektedir.

Eziyet Suçu Ve Kasten Yaralama Arasındaki Fark

Kasten yaralama suçu, bir kişinin bedenine acı verecek veya sağlığını bozacak şekilde fiziksel zarar verilmesidir. Kasten yaralama suçunun faili, bir kimsenin bedensel bütünlüğüne bilerek ve isteyerek hasar verir. İlk bakışta bu zararın verilmesi de eziyet suçu gibi gözükebilir. Ancak, eziyet suçu ve kasten yaralama suçu fiilin sistematikliği bakımından birbirinden ayrılır. Daha basit bir ifadeyle açıklamak gerekirse, eziyet suçu sistematik olarak işlenirken kasten yaralama suçu ani eylemle işlenir. Aynı zamanda, kasten yaralama suçu mağdurun bedeni üzerinde bir zarar oluşturmaya yöneliktir. Ruhsal yaralamalar kasten yaralama suçu niteliğinde değildir. Fakat bundan farklı olarak eziyet suçu, bireylerin hem bedenine hem de ruhuna yönelik işlenmiş olabilecektir.

Eziyet Suçunun Unsurları Ve Şartlari Nelerdir?

Eziyet suçunun meydana gelmesi için suçun maddi ve manevi unsurlarının bir arada bulunması gerekir. Dolayısıyla, kişiye karşı bedenen veya ruhen acı verici her davranış eziyet suçu kapsamında değerlendirilemez. Türk Ceza Kanunu’nda yer alan her suç türü için gereken unsurlar birbirinden farklıdır. Bu sebeple, bir suçun oluşup oluşmadığını anlamak için gereken tüm unsurların tek tek incelenmesi gerekir.

Eziyet suçunun oluşması için gereken unsurlar şunlardır:

Maddi Unsur: Hangi Filler Eziyet Sayılır?

Suçun maddi unsurlarından olan fiil, eziyet suçunda “bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışlar” olarak belirtilmiştir. Hangi fiillerin eziyet suçu kapsamında olduğu ilgili kanun maddesinde tek tek sıralanmamıştır. Bu fiillerin neler olduğunu uygulamada ve Yargıtay içtihatlarında gözlemlemekteyiz. Örneğin, bir kişiyi dövmek, aşağılamak, korkutmak, aç ve susuz bırakmak, eve hapsetmek, zorla müstehcen videolar izletmek, çıplak gezdirmek veya üzerinde sigara söndürmek gibi davranışlar eziyet suçu kapsamına dahil edilmektedir.

Manevi Unsur: Kast ve Olası Kast

Eziyet suçu kasten işlenebilen suçlar arasındadır. Burada kast ifadesiyle anlatılmak istenen, eziyet suçu failinin bir kişiye eziyet verici fiilleri bilerek ve isteyerek işlemesidir. Bir de olası kast kavramı vardır ki burada da fail suçu işlemesi sonucunda olacakları öngörmesine rağmen fiili işlemeye devam eder. Fakat eziyet suçunun olası kast ile işlenmesi mümkün değildir. Eziyet suçu yalnızca özel kastla meydana gelebilir.

Hukuka Aykırılık Unsuru

Hukuka aykırılık, bir eylemin hukuk düzeninde kabul görmemesi ve hukuk kurallarıyla çatışması durumudur. Buna göre, kanunlarda suç olarak düzenlenen her eylem hukuka aykırılık meydana getirir. Eziyet suçunun hukuka aykırılık teşkil eden yönü ise bir kimseye bedenen veya ruhen acı çektirilmesidir. Çünkü, bireylerin vücut dokunulmazlığı, ruh sağlığı, şeref ve haysiyeti gibi değerleri hem kanunlarla hem de Anayasa’yla koruma altına alınmıştır. Öyle ki, kişinin bu değerlerin ihlaline rıza göstermesi dahi mümkün değildir. Örneğin, eziyet suçunun mağduru bahsi geçen eziyet fiiline rıza gösterse dahi fail her halükârda eziyet suçu bakımından cezalandırılır. Bu sebeple söylenebilir ki, eziyet suçunda mağdurun vereceği rıza suçu ortadan kaldırmayacaktır.

Eziyet Suçunun Cezası Ve Nitelikli Halleri (TCK 96)

Eziyet suçu yönünden faile verilecek ceza, işlenen fiilin basit ya da nitelikli hal kapsamında olup olmamasına göre değişkenlik gösterir. Fiilin nitelikli hallerden biri şeklinde işlenmiş olması durumunda faile verilecek olan ceza belirli bir oranda arttırılır. Failin aynı fiili işlemiş olmasına rağmen nitelikli hallerde daha ağır cezalandırılmasının sebebi, suçun temel haline göre toplumda çok daha ağır bir etki bırakmasıdır. Örneğin, kasten yaralama suçunun kişinin onu tahrik eden bir hasmına karşı işlemesiyle eşine karşı işlemesinin toplumda yaratacağı etki birbirinden oldukça farklı olacaktır. Ceza kanunları bir faili cezalandırırken yalnızca o suçtan etkilenen kişileri değil toplumun huzuru da düşünmek zorundadır. Buna göre, eziyet suçunun temel ve nitelikli hallerinin cezaları aşağıdaki tabloya göre şu şekildedir:

Eziyet SuçuTanımıCezası
Basit HaliBir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışlar2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası
Nitelikli HaliSuçun kadına karşı işlenmesi durumuEn az 2 yıl 6 aydan başlayacak hapis cezası
Nitelikli HaliSuçun çocuğa, beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye ya da gebe kadına işlenmesi3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası
Nitelikli HaliÜstsoya veya altsoya, babalığa ya da analığa ya da eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2021/10524 Esas 2024/1701 Karar sayılı kararı,
Eziyet Suçunun Zihinsel Engelli Bir Çocuğa Karşı Işlenmesi

“I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.02.2016 tarihli iddianamesiyle sanıkların çocuğa karşı eziyet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli kararıyla sanık …’ün çocuğa karşı eziyet suçundan 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına; sanık …’ün ise aynı suçtan 3 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … vekilinin temyiz istemi; sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve cezanın az tayin edildiğine ilişkindir.
2. Katılan … vekilinin temyiz istemi; temel cezanın tayini sırasında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine ilişkindir.
3. Sanıkların temyiz istemleri haklarında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; sanıklar … ile …’ün suç tarihinde yedi yaşında, dosya kapsamındaki belgelere göre zihinsel ve bedensel engelli olan mağdur çocuk …’in vücudunda sigara söndürmek suretiyle atılı eziyet suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Sanıklar aşamalardaki ifadelerinde; mağdur çocuğa spor yaptırmaları sırasında düşmesi nedeniyle vücudunda morluklar oluştuğuna, vücudundaki yanıkların mağdur çocuğun yanlışlıkla sobaya bacaklarını sürmesiyle oluştuğuna ilişkindir.
3. Mağdur çocuk; sanık …’ün boşandığı evlilikten olan çocuğudur. Diğer sanık … sanık …’ün eşidir. Katılan … ise mağdur çocuğun babasıdır.
4. Dosya kapsamında bilgi ve görgülerine başvurulan tanıkların bilgileri duyuma dayalıdır; görgüye dayalı bilgisi olan tanık bulunmamaktadır.
5. Dosya kapsamındaki doktor raporlarında; mağdur çocuğun vücudunun çok farklı bölgelerinde renkleri ve boyutları farklı birden çok ekimoz olduğu ve ağzında üst çenede üç dişinin bulunmadığı rapor edilmiştir.
6. Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nden alınan 24.02.2016 tarihli rapor içeriğine göre, mağdurdaki yanık izleri sigara yanığı ile uyumlu olup, sanıkların savunmalarında iddia ettikleri gibi soba ile temas sonucu oluşan yanık değildir. Her iki sanık da alınan beyanlarında sigara kullandıklarını kabul etmişlerdir.
7. Mahkemesince sanıkların atılı suçu işledikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir.


  1. GEREKÇE
    Mağdur çocuğun vücudunun farklı yerlerinde, farklı renklerde çok sayıda ekimoz ve yanık bulunduğuna, ayrıca üç adet diş kaybı olduğuna dair dosya kapsamındaki raporlar ile Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nden alınan 24.02.2016 tarihli rapor içeriğine göre, mağdurdaki yanık izlerinin sigara yanığı ile uyumlu olup, sanıkların savunmalarında iddia ettikleri gibi soba ile temas sonucu oluşan bir yanık olmadığı anlaşıldığından sanıkların süreç içerisinde gerçekleşen eziyet suçunu işledikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ve tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
    1.Temel cezanın tayini konusunda mahkemenin takdir hakkını kullanımında hukuka aykırılık bulunmadığından katılan … vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Dairemizin süregelen uygulamalarına göre, sanıkların eylemlerine uyan eziyet suçunun kesintisiz suç olması ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmaması nedeniyle katılan … vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
    2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıkların, katılan … vekilinin ve katılan … vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
    3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan … Hizmetler Bakanlığı vekiline vekalet ücreti hükmedilemeyeceği hususun gözetilmemesinin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
  1. KARAR
    Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan Antalya 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli kararına yönelik katılan … vekilinin, katılan … vekilinin ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulu Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği BOZULMASI, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümlerden (D) bölümünün çıkarılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.”

Eziyet Suçunda Yargılama Süreci Nasıl İşler?

Türk ceza hukukunda yargılama süreci belirli aşamalardan oluştur. Soruşturma aşaması, suçun işlendiğine dair yapılan ihbar ya da şikayetle başlar ve suça dair deliller toplanır. Bu aşamada şüpheli hakkında yeterli şüphe oluşmuş ise Savcılık tarafından iddianame düzenlenir ve iddianamenin yetkili ve görevli Mahkemece kabulü ile kovuşturma aşamasına geçilir. Ceza yargılamasının başlangıcından bitişine kadar ki süreçleri kapsayan soruşturma ve kovuşturma aşamalarını aşağıda detaylıca ele aldık.

Eziyet Suçunda Soruşturma Aşaması (Şikâyet, Gözaltı, İfade, Delil Toplama)

Soruşturma aşaması şikâyet ile başlar. Mağdur, suça uğradığına dair kolluk kuvvetlerine veya savcılığa suç duyurusunda bulunur. Daha sonra savcı, bu olay kapsamında bilgi toplamaya başlar ve bu aşamada gerekli gördüğü takdirde şüphelinin ifadesini alabileceği gibi gözaltına da aldırabilir. Soruşturma aşaması devam ederken olaya ilişkin deliller toplanır, incelenir ve daha sonra dosyaya sunulur. En nihayetinde savcı suçun işlendiğine ilişkin yeterli şüphenin oluştuğunu düşünürse bir iddianame düzenler ve mahkemeye sunar. Bu aşamadan sonra iddiana kabul edilir ise kovuşturma aşaması başlar.

Eziyet Suçunda Kovuşturma (Dava) Aşaması ve Görevli Mahkeme

Mahkeme, savcının sunduğu iddianameyi kabul ettiğinde kovuşturma aşaması başlar ve hükmün kesinleşmesine kadar devam eder. Kovuşturma aşaması mahkeme tarafından yürütülür ve bu süreçte soruşturmada elde edilememiş deliller toplanmaya devam edilirken bir taraftan da yargılama faaliyeti yürütülür.

Eziyet suçu bakımından kovuşturmanın yürütüleceği görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir.

Zamanaşımı, Uzlaşma ve Şikâyet Süresi

Eziyet suçuna ilişkin açılacak davanın zamanaşımı süresi suçun temel hali için 8 yıl, nitelikli hali için ise 15 yıldır. Bu kanuni süreler içinde dava açılmamış ise ceza davası düşer. Bununla birlikte belirtmek gerekir ki, eziyet suçu şikâyete tabi suçlardan değildir. Bir diğer deyişle, eziyet suçunun mağduru şikayetçi olmasa dahi, veyahut sonradan şikayetini geri çekse dahi soruşturma her halükârda yürütülecektir. Buradan da anlaşıldığı üzere eziyet suçunda sanık ile mağdurun uzlaşması da mümkün değildir. Eziyet suçunun şikâyete ve uzlaşmaya tabi olmaması, bireylerin onur, haysiyet ve vücut dokunulmazlığı gibi değerlerini kendileri korumasa dahi hukukun koruduğunu ve önemsediğini gösterir.

Eziyet Suçunda Mahkemenin Verebileceği Kararlar Ve Sonuçları

Eziyet suçunda faile verilecek ceza TCK md. 96’da düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre suçun temel halinin cezası 2 ila 5 yıla kadar hapis cezası iken, nitelikli halleri 3 ila 8 yıla kadar çıkabilmektedir. Dolayısıyla, eziyet suçuna ilişkin dava ile ilgili mahkemenin vereceği karar da bu yönde olmalıdır. Ancak ceza kovuşturmalarında, somut olayın detayları bazen bu cezanın indirilmesine ya da seçenek yaptırımlara çevrilmesine imkân tanır. Eziyet suçu bakımından bu hususlar aşağıda ele alınmıştır.

Mahkûmiyet ve İyi Hal İndirimi

Mahkûmiyet hükmü, sanığın kendisine isnat edilen suçun ispatlanması durumunda mahkemece verilen hapis cezası kararıdır. Eziyet suçu bakımından bu ceza suçun basit ve nitelikli hallerine göre en az 2 en fazla 8 yıla kadar değişkenlik gösterir. Öyle ki, sanığın kovuşturma sürecindeki olumlu ve pişmanlık gösteren tavırları, sicili, sosyal hayatındaki ilişkileri bu cezanın indirilmesine sebep olabilir. İyi hal indirimi dediğimiz bu uygulamanın eziyet suçunun failine uygulanması da mümkündür. İyi hal indirimi, eziyet suçu yönünden verilecek cezanın en fazla altıda birine indirilecek kadar uygulanabilir.

Adli Para Cezasına Çevirme Mümkün Mü?

Adli para cezası, sanığa verilecek hapis cezasının gün sayısı kadar ödenecek olarak yaptırım türüdür. Hâkim, bazı durumlarda failin hapis yatması yerine bu hapis süresi kadar belirlenmiş bir miktarın ödenmesi yönünde ceza vermeyi yeterli bulabilir. Ancak hemen belirtilmelidir ki, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi eziyet suçu bakımından mümkün değildir. Bunun sebebi olarak, eziyet suçu için kanunda belirlenen cezanın alt sınırının 2 yıl olması söylenebilir. Öyle ki, hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi yalnızca 1 yıl ve altındaki suçlar için geçerlidir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Cezasının Ertelenmesi

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), sanığa verilecek hapis cezasına hükmetmek yerine sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesidir. Sanık lehine verilen bu kararın sonucu olarak, sanık belirli bir süre denetim altına alınır ve takip edilir. Halk arasında bu uygulama denetimli serbestlik olarak da bilinir. Sanığın bu denetim süresi içerisinde tekrar suç işlemesi durumunda HAGB kararı düşer. Eziyet suçu bakımından da belli başlı koşulların bulunması halinde sanık üzerinde HAGB kararı verilebilir.

Cezanın ertelenmesi, sanık hakkında verilecek 2 yıl veya daha az hapis cezasının ertelenmesi kararıdır. Hakkında cezanın ertelenmesi kararı verilen sanık için 1 ila 3 yıl arasında bir denetim süreci başlatılır. Bu süreci suç işlemeyerek geçiren kişilerin cezasını infaz ettiği kabul edilir. Cezanın ertelenmesi kararının, eziyet suçu bakımından verilecek hapis cezaları hakkında da uygulanabilmesi mümkündür.

Sıkça Sorulan Sorular

Eziyet Suçunun Cezası Nedir ve Kaç Yıldır?

Eziyet suçunun cezası, suçun temel ve nitelikli haline göre değişiklik göstermek üzere 2 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıdır.

Psikolojik Baskı ve Sürekli Aşağılama Eziyet Suçu Sayılır Mı?

Bir kişiye ruhsal yönden acı çektirmek de eziyet olarak nitelendirildiğinden psikolojik baskı ve sürekli olarak aşağılama da eziyet suçu kapsamında sayılabilir.

Eziyet Suçu Şikâyete Tabi Midir? Şikayetimi Geri Çekersem Ne Olur?

Eziyet suçu şikâyete tabi bir suç değildir. Dolayısıyla, mağdur şikayetini geri çekse dahi kovuşturma devam eder.

Eziyet ile İşkence Arasındaki Temel Fark Nedir?

İşkence suçu yalnızca kamu görevlileri tarafından işlenebilen bir suç iken eziyet suçu herkes tarafından işlenebilir.

Eşe Karşı İşlenen Eziyet Suçunun Cezası Daha Mı Ağır?

Eziyet suçunun eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi durumunda verilecek ceza ağırlaştırılır. Eziyet suçununun temel hali 2 yıldan beş yıla kadar hapis olarak düzenlenmişken eziyet suçunun eşe karşı işlenmişse verilecek ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıdır.

Eziyet Suçunda Dava Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Eziyet suçunun temel hali için zaman aşımı süresi 8 yıl, nitelikli hali için ise 15 yıldır.

Sürekli Hakaret Etmek Eziyet Suçuna Girer Mi?

Bir kişiye devamlı olarak hakaret edilmesi ve onurunun kırılması eziyet suçunu oluşturur.

Eşin psikolojik şiddeti hangi suçu oluşturur?

Psikolojik şiddetin süreklilik arz etmesi durumunda eziyet suçu meydana gelebilecektir.

Eziyet Suçundan Nasıl Beraat Edilir?

Eziyet suçundan yargılanan failin beraat etmesi için suçsuz olduğunu ispatlaması gerekir.

Birine Eziyet Etmenin Cezası Ne Kadar?

Suçun temel ve nitelikli hallerine göre değişmekle birlikte, verilecek hapis cezasının alt sınırı 2 üst sınırı 8 yıldır.

Avukatımıza Danışın

attorney-nadide-ozdemir

Ofis Adresimiz

 İstiklal Street No:56/58, Grand Pera Kat:3, Apartment:5, Beyoğlu, Istanbul

 

Telefon Numaramız

+90 538 289 28 68

Link to: Get in touch

Sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz

Size yardımcı olmak için buradayız.

ADRES

Viridis Legal Partners | Hukuk Bürosu | İstiklal Caddes No:56/58, eOfis – Grand Pera Beyoğlu/İstanbul
İletişim Numarası: +90 538 289 28 68 | E-posta: [email protected]
BARO SICIL NUMARASI: 57790

İstanbul’da uluslararası müvekkillere hizmet verme konusunda uzmanlaşmış bir butik hukuk bürosu olarak, Türkiye’nin karmaşık hukuki ortamında yabancıların karşılaştığı kendine özgü zorlukları tam olarak anlıyoruz. Türk hukuku hakkındaki derin bilgimiz ve çeşitli hukuki alanlardaki kapsamlı uzmanlığımızla, hareketli İstanbul şehrinde hukuki rehberlik ve destek için güvenilir tercihiniz oluyoruz.

YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Bilgiler Viridis Legal Partners tarafından sağlanmaktadır ve bilgileri güncel ve doğru tutmak için çaba göstermemize rağmen, web sitesi veya web sitesinde yer alan bilgiler, ürünler, hizmetler veya ilgili grafiklerle ilgili olarak herhangi bir amaç için eksiksizlik, doğruluk, güvenilirlik, uygunluk veya kullanılabilirlik hakkında açık veya zımni hiçbir beyan veya garanti vermiyoruz. Bu nedenle, bu tür bilgilere güvenmeniz durumunda risk kesinlikle size aittir.

Hakkımızda | Avukatlarımız | İletişim | Servislerimiz | Makaleler

Ayrımcılık Tazminatı ve İşverenin Eşit Davranma Borcu: İş Kanunu 5ayrımcılık tazminatıtoplu işten çıkarmaToplu İşçi Çıkarma: Şartları, Cezası ve İşçi Hakları (İş Kanunu...
Sayfanın başına dön
Manage Consent
To provide the best experiences, we use technologies like cookies to store and/or access device information. Consenting to these technologies will allow us to process data such as browsing behavior or unique IDs on this site. Not consenting or withdrawing consent, may adversely affect certain features and functions.
Functional Her zaman aktif
The technical storage or access is strictly necessary for the legitimate purpose of enabling the use of a specific service explicitly requested by the subscriber or user, or for the sole purpose of carrying out the transmission of a communication over an electronic communications network.
Preferences
The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
Statistics
The technical storage or access that is used exclusively for statistical purposes. The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
Marketing
The technical storage or access is required to create user profiles to send advertising, or to track the user on a website or across several websites for similar marketing purposes.
  • Seçenekleri yönet
  • Hizmetleri yönetin
  • {vendor_count} satıcılarını yönetin
  • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
View preferences
  • {title}
  • {title}
  • {title}