DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASININ ENGELLEMESİ SUÇU VE CEZASI (TCK 121)
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu ceza hukuku alanında özellikli bir suç tipi olarak karşımıza çıkar. Dilekçe hakkının kullanılmasının engellemek ile suçlanıyorsanız veya Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu mağduru iseniz ya da bu suçlama nedeni ile siz ya da bir yakınınız hakkınızda gözaltı veya tutuklama tedbirleri uygulanmakta ise mutlaka bir ceza avukatı desteğinden faydalanmanız gerekir.
İstanbuldaki ceza hukuku avukatınız, Viridis Legal Partners olarak ceza yargılamasının tüm aşamalarında sizlerin yanındayız. Dilekçe hakkını engellemek ile suçlanıyorsanız ya da Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu mağduru iseniz etkili ceza avukatı hizmetleri için hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz.
DİLEKÇE HAKKI NEDİR ? DİLEKÇE HAKKININ ANAYASAL DAYANAĞI
Dilekçe hakkı; vatandaşların bir idari makama, özel bir kurum veya kuruluşa ya da yargı merciine, yazılı olarak talep, şikâyet veya beyan iletebilmelerini sağlayan bir haktır. Dilekçe hakkı sayesinde bireyler, kişisel veya kamusal konulardaki talep, beyan veya şikayetlerine karşı cevap alma özgürlüğü elde ederler. İşbu hak Anayasa’nın 74. maddesi altında korumaya alınmıştır. İlgili madde hükmüne göre:
“VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı
Madde 74 –
Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.
Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.”
Buradan da anlaşıldığı gibi dilekçe hakkı hukuki dayanağını Anayasa’dan alan ve bireylerin resmî kurumlarla iletişim kurabilmesini sağlayan temel hak ve özgürlüklerdendir. Zira bu hak sayesinde bireyler, idarenin işlemleri karşısında pasif bir konumda kalmayarak talep, şikayet ve görüşlerini iletebilme ve cevap alabilme güvencesine sahip olur.
DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASININ ENGELLENMESİ SUÇU (TCK 121)
Dilekçe hakkı; bireylerin dilek ve şikayetlerini ilgili kurumlara veya yetkili mercilere yazılı olarak bildirebilmelerini sağlar. Dilekçe hakkı, Anayasa tarafından güvence altına alınmış bir hak olmakla birlikte aynı zamanda Türk Ceza Kanunu’nda da düzenlenen hükümler ile de korunmaktadır. Ne var ki, dilekçe hakkının nasıl ve ne biçimde kullanılacağı hususlarını düzenleyen 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun da bu hakkın usul ve esaslarını ayrıntılı şekilde ele almaktadır. Buradan hareketle dilekçe hakkının birden fazla hukuki düzlemde dayanağı olduğu net bir şekilde görülmektedir. Türk Ceza Kanunu, bu hakkı engelleme niteliğindeki eylemleri cezalandırmaktadır. TCK 121’e göre kişilerin sunduğu dilekçelerin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi hapis cezası ile yaptırıma bağlan ve aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
“Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi
Madde 121-
(1) Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur.”
Kanun koyucu bu hükmü düzenlerken, Anayasal güvence altında olan dilekçe hakkının herhangi bir hukuka uygunluk nedeni olmaksızın reddedilmesinin önüne geçmeyi hedeflemiştir. Zira dilekçe hakkı, vatandaşların ilgili kurumlara beyan, istek veya şikayetlerini bildirebilmelerini sağlayan haklarından biridir. Bu nedenle dilekçenin sebepsiz yere reddedilmesi, bu özgürlüğü kısıtlamak anlamına gelir. İşte tam bu noktada TCK 121 devreye girerek, dilekçeyi hukuki bir neden olmaksızın reddeden kamu görevlisini cezalandırır.
SUÇUN MADDİ VE MANEVİ UNSURLARI
Türk Ceza Kanunu’nda yer bulan her bir suçun kendine özgü unsurları bulunur. Suçun oluşabilmesi için o suç için belirlenen maddi ve manevi unsurlarının tamamının meydana gelmiş olması gerekir. Öyle ki, bu unsurlarından bir tanesinin bile meydana gelmemiş olması, suçun oluşmadığını anlamına gelir ve bu doğrultuda işlenen fiiller cezalandırılamaz. Dolayısıyla bir suçun varlığından söz edebilmek için öncelikle işbu unsurların varlığı incelenmelidir. TCK 121 dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçunun maddi ve manevi unsurları şu şekildedir:
Fail, Mağdur ve Suçun Konusu
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu, faili bakımından özgü suç niteliğindedir. Bir diğer anlatımla, dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçunun faili herkes olamayacak olup, yalnızca belirli kişiler olabilir. Madde hükmüne göre bu suçun faili yalnızca dilekçeyi kabul etme yetkisine sahip bir kamu görevlisi olabilir. Bundan farklı olarak dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçunun mağduru, dilekçe veren herhangi bir gerçek veya tüzel kişi olabilecektir. Dilekçe hakkının engellenmesi suçunun konusunu ise, yetkili makamlara yazılı olarak sunulan dilekçe oluşturur.
Fiil (Eylem) ve Hukuka Aykırılık
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçundaki suç teşkil eden fiil veya eylem, yetkili makamlara sunulan dilekçenin reddedilmesidir. Fakat elbette ki sunulan dilekçenin belirli bir hakkı kullanmak maksadıyla ve yetkili makamlara sunulmuş olması gerekmektedir. Dilekçe hakkının engellenmesi suçundaki hukuka aykırılık unsuru ise dilekçenin herhangi bir hukuksal neden olmaksızın reddedilmesidir. Şayet dilekçe, hukuksal bir sebebe dayanarak reddedilmiş ise bu eylem suç teşkil etmeyecektir.
Manevi Unsur (Kast)
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu kasten işlenebilen bir suç türüdür. Bir diğer ifadeyle, bu suçun meydana gelebilmesi için failin suçu bilerek ve isteyerek işlemesi gerekir. Taksirli davranışlar, dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu kapsamında değerlendirilemeyecektir.
TCK 121 KAPSAMINDA ÖNGÖRÜLEN CEZA VE YAPTIRIMLAR
TCK 121’e göre suçun temel halinin cezası altı aya kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir. Yapılan yargılamada hâkim somut olayı değerlendirerek belirtilen aralıkta bir cezaya hükmeder. Aynı zamanda hâkimin kanun maddesinde öngörülen ceza yerine bazı seçenek yaptırımlarına hüküm kurması da mümkündür. Örneğin dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu nedeniyle hükmedilecek hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. Fail, alacağı hapis cezasının gün sayısı oranınca belirlenen adli para cezasını ödeyerek cezasını infaz etmiş sayılır. Benzer şekilde dilekçe hakkının engellenmesi suçunda ceza ertelemesi hükümlerinden de yararlanılabilir. Erteleme kararı ile failin hapis cezasını cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilir. Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçunda sanık hakkında hükmolunan cezanın belirli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması ve belli koşullar yerine getirildiğinde cezanın ortadan kalkmasına yarayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı da verilmesi mümkündür.
SORUŞTURMA, KOVUŞTURMA SÜRECİ VE GÖREVLİ MAHKEME
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu, şikâyete tabi olmayan suçlar arasında yer alır. Bu nedenle, mağdur şikayetçi olmasa dahi savcılığın suçtan haberdar olmasıyla birlikte re’sen soruşturma başlatılır. Soruşturma aşamasında olaya ilişkin bilgi ve delil toplama, gözaltına alma, sorgulama gibi uygulamalara başvurulabilir. En nihayetinde savcı, suçun işlendiğine ilişkin yeterli şüphenin oluşması halinde düzenlediği iddianameyi ilgili mahkemeye sunar. Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçunda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle birlikte kovuşturma aşamasına geçilir. Duruşma hazırlığı ve duruşma aşamasından sonra hâkim sanık hakkındaki kararını verir. Belirtmek gerekir ki dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu için öngörülen ve ceza davasının düşmesine sebep olan zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bununla birlikte bu suç uzlaşma hükümleri kapsamında yer almamaktadır. Bir diğer ifadeyle, bu suçun mağdurunun ve failinin uzlaşma hükümlerinden yararlanması mümkün değildir.
YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASININ ENGELLENMESİ SUÇU
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2018/9242 E. 2019/9702 K.
“Suç tarihinde Havsa Kaymakamı olarak görev yapan sanığın, katılanın 2010 yılı Ocak ayında Havsa Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürü … tarafından mesai saatleri içerisinde büroda darp edilmesi olayı ile ilgili bu şahıs hakkında şikayeti içeren ve katılan tarafından getirilen dilekçeyi, adli soruşturmanın sonucunu bekleyeceğini ileri sürerek işleme koymadığı ve darp olayından haberdar olmasına rağmen disiplin soruşturması da başlatmayarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen somut olayda; adı geçen hakkında disiplin soruşturması yapılıp yapılmadığının ilgili yerlerden sorulması ve yapılmamış ise zamanaşımına uğrayıp uğramadığı da araştırıldıktan sonra neticesine göre eyleminin TCK’nın 121. maddesinde düzenlenen dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçunu oluşturup oluşturmayacağı da karar yerinde tartışılmak suretiyle hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, bozma nedenidir.”
Ceza Avukatınız: Viridis Legal Partners
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi, Türk Ceza Kanunu kapsamında hapis yaptırımı ile cezalandırılan bir suç türüdür. Bu sebeple bu suçun varlığının tespitinin yapılması, delillerin usule uygun bir şekilde toplanması ve sunulması gibi aşamalarda bir uzman yardımı olmazsa olmazdır. Kamu görevlisinin sorumluluğu, suçun unsurlarının varlığı gibi kritik noktalar için avukat desteği almak bir hayli önemlidir. Bizler İstanbul’daki uzman ceza avukatınız olarak sizlere her zaman en profesyonel desteği sunmak için hazırız. Bu suçun mağduru iseniz veya bu suçtan isnat ediliyorsanız Viridis Legal Partners ile hemen iletişime geçin!
SIKÇA SORULAN SORULAR:
Sözlü Başvurumun Reddedilmesi TCK 121 Suçunu Oluşturur Mu?
Sözlü başvurunun reddedilmesi, direkt olarak TCK 121 suçunu oluşturmayacaktır. Dilekçenin kullanılmasının engellenmesi suçunun oluşması için mevzu bahis dilekçenin yazılı şekilde sunulmuş olması gerekmektedir.
Dilekçemi Yanlış Makama Verirsem Ne Olur?
3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun uyarınca dilekçe, konusuyla ilgisi olmayan bir idari makama verilmiş ise bu makam tarafından yetkili idari makama gönderilir ve ayrıca dilekçe sahibine haber verilir.
Dilekçemin Süresi İçinde Alınmaması Ama Sonradan Kabul Edilmesi Suçu Oluşturur Mu?
Dilekçenin süresi içinde alınmayıp daha sonrasında kabul edilmesi TCK 121’de geçen suçu meydana getirmeyecektir. Keza bu suçun en önemli unsuru dilekçenin hukuka uygunluk sebebi olmaksızın reddedilmesidir.
Dilekçe Hakkım Engellendiğinde Nereye Şikâyette Bulunmalıyım?
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu meydana gelmiş ise savcılığa ya da kolluk kuvvetlerine durumu açık ve sade bir dille açıklayarak şikâyette bulunulmalıdır.
Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi Suçu, Görevi Kötüye Kullanma Suçu ile Birlikte Mi Değerlendirilir?
Hayır, birlikte değerlendirilmez. Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu işlenirken görevi kötüye kullanma suçunun unsurları da oluşmuşsa her iki suç ayrı ayrı değerlendirilir.


