• Twitter
  • Dribbble
  • Instagram
Call us now: +90 538 289 28 68
Viridis Legal Partners
  • Ana Sayfa
  • Faaliyet Alanlarımız
    • Gayrimenkul ve Kira Hukuku
    • Boşanma Davası Avukatı ve Aile Hukuku
    • Sınai Mülkiyet Hukuku Hizmetleri
    • Ceza Hukuku
    • Ticaret Hukuku Hizmetleri
    • İş Hukuku ve İş Sözleşmeleri
    • Sağlık Hukuku ve Medikal Malpraktis Avukatlığı
  • Hukuki Makaleler
    • İnfaz Yatar Hesaplama (Güncel)
    • Kıdem Tazminatı Hesaplama Aracı – Güncel Tavan ile Hesaplayın
    • İhbar Tazminatı Hesaplama
    • Anlaşmalı Boşanma Nedir? Hızlı ve Sorunsuz Boşanma Süreci
    • Boşanma Davası Nasıl Açılır? Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Süreci
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Biz Kimiz
    • Nadide Özdemir
  • İletişim
  • Türkçe
    • English
    • Türkçe
  • Ara
  • Menu Menu

Zimmet Suçu ve Cezası (TCK 247)

Home » News » Zimmet suçu ve cezası (TCK 247)

Zimmet Suçu Nedir? (TCK 247)

Zimmet suçu, kamu görevlisi olan şahsın görevi nedeniyle zilyetliği kendisine verilmiş olan veya gözetimiyle sorumlu olduğu mallar üzerinde görev çerçevesine aykırı bir şekilde tasarrufta bulunması, bu malları kendisinin veya bir başkasının zimmetine geçirmesi olarak tanımlanır. Bu suç sadece mülkiyete yönelik bir saldırı değil, aynı zamanda kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı işlenen en ciddi yolsuzluk suçlarından biridir ve Türk Ceza Kanunun Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler Kısmında, Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar Bölümü altında aşağıda şekilde düzenlenmiştir.

Index

Toggle
  • Zimmet Suçu Nedir? (TCK 247)
  • Zimmet Suçunun Unsurları
  • Zimmet Suçunun Nitelikli ve Özel Halleri
  • Özel Sektörde ve Bankacılık Alanında Zimmet
  • Zimmet, İrtikap ve Rüşvet Suçları Arasındaki Farklar
  • Zincirleme Zimmet Suçu
  • Zimmet Suçunda Cezalar ve Yaptırımlar
  • Zimmet Suçunda Etkin Pişmanlık (TCK 248)
  • Zimmet Suçunda Zamanaşımı
  • Hukuki Destek ve Danışmanlık: Viridis Legal Partners
  • Zimmet Suçu Yargıtay Kararları ve İçtihatlar
  • Sıkça Sorulan Sorular

“Zimmet

Madde 247-

(1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.”

Buna göre; görevi nedeni ile zilyedliği kendisine bırakılan ya da koruma gözetme yükümlülüğü altında olduğu malları kendisinin ya da bir başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecektir. Suçun açığa çıkmasını engelleyen hileli davranışlarla işlenmesi hali cezayı ağırlaştırıcı hal olarak öngörülmüştür. Buna karşılık zimmet suçunun malın kullanılmak ve iade edilmek üzere işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecektir. Kanun koyucu bu maddeyi düzenlerken sadece malvarlığı değerlerini değil, idarenin dürüstlüğü ve toplumdaki güven duygusunu temel hukuki koruma değeri olarak belirlemiştir.

Zimmet Suçunun Unsurları

Zimmet Suçunda Tipikliğin Objektif Unsurları

Zimmet Suçunun Fail Unsuru:

Zimmet suçu, ancak kamu görevlileri (memur, avukat, bilirkişi vb.) tarafından işlenebilen özgü bir suçtur. TCK’nın 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca kamu görevlisi kavramı, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi olarak tanımlanmıştır. Özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kooperatif yöneticileri veya kamuya yararlı dernek yöneticileri de şartları oluştuğunda zimmet suçunun faili olabilmektedirler.

Zimmet Suçunun Konusu: Zimmete Geçirilen Mal

Zimmet suçunun konusunu, ekonomik değer ifade eden her türlü taşınır veya taşınmaz mal, para, para yerine geçen evrak ve senetler oluşturur. Bu malın mülkiyetinin devlete veya özel bir şahsa ait olmasının suçun oluşumu açısından hiçbir farkı yoktur. Önemli olan husus, malın kamu görevlisinin yasal zilyetliğinde bulunmasıdır.

Yasal Tevdi (Zilyetlik): Suç konusu malın fiili hakimiyetinin yani zilyetliğinin kamu görevlisine “görevi nedeniyle” devredilmiş olması veya memurun mal üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunması şarttır. Görev gereği olmayan kişisel bir güven ilişkisiyle teslim edilen malın alınması zimmet suçunu değil, duruma göre hırsızlık veya güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacaktır.

Zimmet Suçunda Tipikliğin Subjektif Unsuru

Zimmet suçu sadece kasten işlenebilir, taksirle (dikkatsizlik ve özensizlik sonucu) işlenmesi mümkün değildir. Failin malı zimmetine geçirdiğini bilmesi ve istemesi gerekir.

Zimmet Suçunun Nitelikli ve Özel Halleri

Nitelikli Zimmet (TCK 247/2):

Failin, malı zimmetine geçirdikten sonra veya geçirirken bu durumun ortaya çıkmamasını sağlamak amacıyla “hileli davranışlar” sergilemesi hali zimmet suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali olarak düzenlenmiştir. Bu hile, suçun delillerini gizlemeyi amaçlamalı ve aldatıcı niteliği haiz olmalıdır. Yargıtay içtihatlarına göre, sergilenen hileli davranış basit bir idari denetimle veya ilk bakışta anlaşılabilecek seviyedeyse, nitelikli zimmet değil, basit zimmet söz konusu olacaktır.

Kullanma Zimmeti (TCK 247/3):

Malın tamamen mülk edinilmek (sahiplenilmek) yerine, geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek niyetiyle alınması,kullanma zimmeti olarak adlandırılan zimmet suçunun daha hafif cezayı gerektiren hali olarak düzenlenmiştir. Bu halde zimmet suçunda verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir. Failin iade kastı, fiilin işleniş biçimi ve dış dünyaya yansıyan hareketleriyle tespit edilecektir.

Zimmet Konusu Malın Değerinin Azlığı (TCK 249):

Zimmete geçirilen malın değerinin “az” olması durumunda, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir. Bu husus TCK 249. maddesinde aşağıdaki şekilde ifade edilmiştir.

“Daha az cezayı gerektiren hal

Madde 249- (1) Zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.”

Malın değerinin azlığı, suçun işlendiği zamanki piyasa değerine ve ekonomik koşullara göre hakim tarafından takdir edilir.

Özel Sektörde ve Bankacılık Alanında Zimmet

Özel Sektörde Zimmet Suçu: Zimmet suçu sadece kamu görevlilerince işlenebildiği için, özel sektörde çalışan bir kişinin işverene ait parayı kendisine mal etmesi zimmet suçunu oluşturmaz. Bu eylemler, failin konumuna göre “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” (TCK 155) veya “hırsızlık” suçları kapsamında cezalandırılır.

Banka Zimmeti Suçu:

Kamu ve özel bankacılık sistemini korumak amacıyla, banka çalışanlarının zimmet eylemleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160. maddesinde “Zimmet” başlığıyla özel olarak aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.

“Zimmet

Madde 160 — Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diğer malları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacakları gibi bankanın uğradığı zararı tazmine mahkûm edilirler.

Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası verilir; ancak, adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde mahkemece re’sen ödettirilmesine hükmolunur.

Faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bir bankanın; hukuken veya fiilen yönetim ve denetimini elinde bulundurmuş olan gerçek kişi ortaklarının, kredi kuruluşunun kaynaklarını, kredi kuruluşunun emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek şekilde doğrudan veya dolaylı olarak kendilerinin veya başkalarının menfaatlerine kullandırmak suretiyle, kredi kuruluşunu her ne suretle olursa olsun zarara uğratmaları zimmet olarak kabul edilir. Bu fiilleri işleyenler hakkında on yıldan yirmi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur; ancak, adlî para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca, meydana gelen zararın müteselsilen ödettirilmesine karar verilir.

(Ek fıkra: 2/1/2017-KHK-687/4 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7076/4 md.) Bankacılık mevzuatı ile bankacılık usul ve prensiplerine uygun kredi kullandırma, bu kredileri temdit etme veya ek kredi kullandırma, taksitlendirme, teminata bağlama yahut sair yöntemlerle yeniden yapılandırma işlemleri zimmet suçunu oluşturmaz.

Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.

Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.

Zimmet suçunun konusunu oluşturan para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.”

Buna göre; banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer banka mensupları kendilerine tevdi edilen parayı zimmetlerine geçirmeleri, altı yıldan on iki yıla kadar hapis beşbin güne kadar adli para cezası ve bankanın uğradığı zararı tazmin ile cezalandırılırlar. Burada banka mensubu deyişinden banka bünyesinde çalışanlar anlaşılır.

Zimmet, İrtikap ve Rüşvet Suçları Arasındaki Farklar

Her biri Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar bölümü altında düzenlenen ve birbirlerine benzer fiillerle işlenen zimmet, irtikap ve rüşvet suçları sıklıkla karıştırılmaktadır. Ancak aralarında önemli farklar mevcuttur. Öncelikle zimmet suçunda mal zaten kamu görevlisinin yasal kontrolündedir ve kişi bu malı kendi inisiyatifiyle alır. İrtikap suçunda (TCK 250) ise, kamu görevlisi sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanarak bir vatandaşı kendisine yarar sağlamaya “icbar” eder (zorlar) veya “ikna” eder. Rüşvet suçunda (TCK 252) ise kamu görevlisi ile bir vatandaş arasında hukuka aykırı bir işin yapılması veya yapılmaması için karşılıklı rızaya dayalı bir yarar sağlama anlaşması mevcuttur.Zimmet suçu, bu eylemlerle karıştırılmamalıdır; zira zimmet oluşmadığı hallerde fail, şartları varsa TCK 257 kapsamındaki “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan yargılanabilir.

Zincirleme Zimmet Suçu

Bir kamu görevlisinin aynı suç işleme kararı altında, değişik zamanlarda birden fazla kez zimmet eylemini gerçekleştirmesi zincirleme zimmet suçu oluşturur. Örneğin bir çalışanın aylarca kasadan ufak miktarlarda para aşırması, tek tek bağımsız zimmet suçları değil, tek bir “zincirleme zimmet suçu” kabul edilir ve verilecek ceza belli oranlarda artırılır.

Zimmet Suçunda Cezalar ve Yaptırımlar

Basit Zimmet Suçunun Cezası: Suçun temel halinin cezası 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıdır.

Nitelikli Zimmet Suçunun Cezası: Hileli davranışlarla suçun gizlendiği nitelikli hallerde ceza yarı oranında artırılarak, 7,5 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına çıkar.

Kullanma Zimmeti ve Değer Azlığı İndirimleri: Mal geçici süreyle kullanılmışsa ceza yarı oranına kadar; malın değeri az ise üçte birden yarıya kadar indirilir.

Zimmet Suçunun Memuriyete ve Kamu Haklarına Etkisi:

Zimmet suçu, “yüz kızartıcı suçlar” olarak adlandırılan suçlar arasında yer alır. Bu suçtan mahkum olan kamu görevlileri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. Maddesi uyarınca memuriyetten ihraç edilirler. Aynı zamanda TCK’nın 53. Maddesi gereği, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar seçme ve seçilme gibi siyasi haklardan ve kamu görevini üstlenmekten yoksun bırakılırlar.

Zimmet Suçunda Etkin Pişmanlık (TCK 248)

Zimmet suçunda ceza indirimi sağlayan en önemli kurumlardan biri TCK 248’de düzenlenen etkin pişmanlıktır. Failin suçu işledikten sonra kendi rızasıyla zimmete geçirdiği malı aynen iade etmesi veya uğranılan zararı tamamen tazmin etmesi (faiz ve ferileri dahil) halinde indirim uygulanır.İndirim oranları, zararın giderildiği aşamaya göre değişmektedir:

Soruşturma başlamadan önce (yani adli makamlar konuyu öğrenmeden) iade gerçekleşirse, verilecek cezanın üçte ikisi (2/3) indirilir.

Kovuşturma başlamadan önce (iddianame kabul edilmeden önce) iade/tazmin edilirse, cezanın yarısı (1/2) indirilir.

Hüküm verilmeden önce mahkeme sürecinde iade edilirse, cezanın üçte biri (1/3) indirilir.

Zimmet Suçunda Zamanaşımı

TCK 247/1 kapsamındaki basit zimmet suçunda dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. TCK 247/2 kapsamındaki nitelikli zimmet suçunda ise cezanın üst sınırı 12 yılı aştığı için temel dava zamanaşımı süresi 20 yıldır. Zincirleme zimmet söz konusu ise, zamanaşımı süresi failin zimmet kastıyla gerçekleştirdiği en son eylem tarihinden itibaren işlemeye başlar. İfade alınması, tutuklama kararı gibi bazı adli işlemler bu süreyi keserek baştan başlatabilir.

Hukuki Destek ve Danışmanlık: Viridis Legal Partners

Zimmet suçu, kamu görevlileri açısından en ağır yaptırımları barındıran ve memuriyetten çıkarılma sonucunu dahi doğuran çok ciddi bir suçtur. Kanunun teknik ayrıntıları, nitelikli hallerin tespiti, sahte belge kullanımı ile birleşen içtima kuralları ve değer tespiti süreci son derece karmaşıktır. İleride telafisi imkansız hak kayıpları yaşamamak, etkin pişmanlık gibi lehe olan kurumlardan en doğru aşamada faydalanmak ve yargılama sürecini sağlıklı yürütebilmek için, ceza hukuku alanında deneyimli bir avukatın profesyonel desteğine ve hukuki danışmanlığına başvurmak kritik bir öneme sahiptir.

Soruşturma aşamasından itibaren atılacak adımların isabetli olması, yargılamanın seyrini doğrudan etkiler. Etkin pişmanlık başta olmak üzere lehe hükümlerden doğru zamanlamayla yararlanabilmek için, bir ceza avukatından hukuki destek almak süreci sağlıklı yürütmenin en güvenli yoludur.

Zimmet Suçu Yargıtay Kararları ve İçtihatlar

Yargıtay kararlarında, zimmetin açığa çıkmasını önleyen hilenin niteliği dikkatle incelenmektedir. Eğer hile, kurum içi olağan ve basit bir denetimle ortaya çıkarılabiliyorsa Yargıtay bu durumu “basit zimmet” kabul ederken; dışarıdan bir belge soruşturması, müşteki şikayeti veya uzman denetçi/bilirkişi vasıtasıyla ancak anlaşılabiliyorsa “nitelikli zimmet” olarak vasıflandırmaktadır. Ayrıca Yargıtay, kullanma zimmeti uygulanabilmesi için failin iade niyetini somut delillerle ispat etmesini aramaktadır. Eğer fail sahte belgeler hazırlayarak zimmet suçunu gizlemişse, TCK 212. Maddesi gereği sanık hem nitelikli zimmet suçundan hem de resmi belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.

Benzer bir olayda Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/3526 E., 2025/6331 K. sayılı ve 14.05.2025 tarihli kararında aşağıdaki şekilde içtihat olunmuştur.

“MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/104 Esas, 2021/172 Karar

SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, resmi belgede sahtecilik, icrai davranışla görevi kötüye kullanma, dolandırıcılık

HÜKÜMLER : Mahkumiyet (zimmet, görevi kötüye kullanma ve dolandırıcılık eylemlerinin kül halinde zincirleme basit zimmet, sahtecilik eylemlerinin kül halinde kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarını oluşturduğu kabulüyle), beraat (icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, sanık hakkında dolandırıcılık ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazine ile …’ün katılma haklarının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla bu suçlardan kurulan hükümleri temyiz yetkileri bulunmadığından 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca Hazine ve … vekillerinin anılan suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin sanık müdafiinin zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği, katılan … vekilinin zimmet suçlarından kurulan mahkumiyet, katılan 2045 sayılı … vekilinin dolandırıcılık ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat ve zimmet suçundan verilen mahkumiyet, O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan … vekilinin dolandırıcılık ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine, katılan Hazine vekilinin zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik vekalet ücretine münhasır temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yerinden görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Görev gereği yasal olarak tevdi edilen malın belli bir süre kullanılıp herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet veya soruşturma olmaksızın kendiliğinden iade edilmesi halinde kullanma zimmeti aksi takdirde temellük zimmetinin söz konusu olacağı, buna göre katılan …’in 09.03.2012 havale tarihli şikayetinden önceki, başka bir anlatımla herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet veya soruşturma olmaksızın sanığın kendiliğinden iadesine konu olan mal edinme fiillerinin kullanma zimmeti, sonraki mal edinme eylemlerinin de temellük zimmeti vasfında olacağı ve kullanma zimmetine konu nema miktarıyla, temellük edilen miktarın toplamının zimmet suçunun konusunu oluşturan değer olduğu hususları göz önünde bulundurularak; sanığın, kullanma ve temellük zimmeti niteliğindeki eylemlerini ve miktarını ayrı ayrı belirleyen, kullanma zimmeti yönünden ayrıca nemasına ilişkin hesaplama içeren bilirkişi raporu alınması ile toplam zimmet miktarının buna göre tespit edilmesinden sonra, suç tarihlerinde 2045 sayılı Kemah Tarım Kredi Kooperatifinde müdür olarak görev yapan sanığın bir kısım üyeleri kooperatife borçlu gösterip sahte borç senetleri düzenleyerek bu senetler karşılığında kooperatiften aldığı farklı miktarlardaki yem, mazot, tohum ve arpayı mal edinmesi şeklindeki eylemlerinin, tanık beyanlarıyla ortaya çıkması ve sahte belgeler düzenlenmek suretiyle zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı da gözetilerek zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,

Sahtecilik suçuyla ilgili olarak aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinin hakime ait olduğu nazara alınarak; sahtecilik isnadına konu belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilmesi, duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ile iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, gerekirse bu hususta bilirkişi raporu alınmasından sonra hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

Dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında, eylemin zimmet suçunu oluşturduğu şeklindeki kabulde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, sanığın kooperatife ortak kaydı bulunmayan …’ı 779 numaralı ortak olarak kaydedip adına çıkardığı krediyi 721 numaralı ortak …’ye kullandırması ve kooperatif ortaklarından … ile … adlarına düzenlenen kredi genel sözleşmelerini kefil teminatı almadan düzenleyerek kooperatifin kredi tahsilini riske atması şeklinde sübutu kabul olunan eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 257/1. maddesinde düzenlenen zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı ve bu eylemlere yönelik zamanaşımına ilişkin süreler de göz önüne alınarak görevi kötüye kullanma suçundan ayrıca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, anılan eylemlerin zimmet fiiline dahil edilmesi suretiyle hüküm kurulması,

Sanık hakkında dolandırıcılık ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarında, mahkemece eylemlerin kül halinde zimmet suçunu oluşturacağından bahisle zimmet fiiline dahil edilmesine rağmen yanılgılı değerlendirme sonucu sanık hakkında ayrıca dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından beraat kararları verilmesi suretiyle karışıklığa yol açılması,

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekil ile temsil edilen katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine sanık hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısının, katılanlar …, Hazine, 2045 sayılı … ile … vekillerinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla, 1412 sayılı Kanun’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.”

Sıkça Sorulan Sorular

Zimmet suçu yatarı ne kadar?

Zimmet suçunun cezası en az 5 yıldan başladığı için kural olarak yatarı vardır. Temel haliyle cezanın ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) sınırlarının (2 yıl) üstündedir 14. Ancak kullanma zimmeti, değer azlığı veya etkin pişmanlık gibi çok sayıda indirim maddesinin aynı dosyada birleşmesiyle ceza 2 yılın altına inerse erteleme ya da HAGB uygulanması teorik olarak mümkündür.

Zimmette etkin pişmanlık var mı?

Evet, TCK’nın 248. maddesi uyarınca zararın soruşturma veya kovuşturma evresinde iade veya tazmin edilmesine bağlı olarak ciddi oranda (2/3’ten 1/3’e kadar) ceza indirimi sağlayan etkin pişmanlık mümkündür.

Zimmet suçu cezası paraya çevrilir mi?

Zimmet suçunun alt sınırı kısa süreli hapis cezası sınırını geçtiği için hapis cezası kural olarak doğrudan adli para cezasına çevrilemez. (Bankacılık zimmeti gibi özel düzenlemelerde hapisle birlikte ayrıca para cezası öngörülebilmektedir.)

Zimmet suçu yüz kızartıcı suç mudur?

Evet, zimmet suçu bir yüz kızartıcı suç olarak değerlendirilmektedir. Mahkumiyet halinde memuriyete son verilir ve kişi bir daha kamu görevine atanamaz.

Zimmet suçunda soruşturma izni gerekli midir?

Kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca genellikle amirinden soruşturma izni alınması gerekir.

Zimmet taksirle işlenebilir mi?

Hayır, zimmet suçu ancak bilerek ve isteyerek, yani kasten işlenebilir. Dikkatsizlik veya özensizlik sonucu devlet malının kaybına yol açılması taksirle zimmet oluşturmaz; bunun yerine TCK 251 kapsamındaki “Denetim Görevinin İhmali” veya “Görevi Kötüye Kullanma” gibi suçlar gündeme gelir.

Avukatımıza Danışın

attorney-nadide-ozdemir

Ofis Adresimiz

 İstiklal Street No:56/58, Grand Pera Kat:3, Apartment:5, Beyoğlu, Istanbul

 

Telefon Numaramız

+90 538 289 28 68

Link to: Get in touch

Sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz

Size yardımcı olmak için buradayız.

ADRES

Viridis Legal Partners | Hukuk Bürosu | İstiklal Caddes No:56/58, eOfis – Grand Pera Beyoğlu/İstanbul
İletişim Numarası: +90 538 289 28 68 | E-posta: [email protected]
BARO SICIL NUMARASI: 57790

İstanbul’da uluslararası müvekkillere hizmet verme konusunda uzmanlaşmış bir butik hukuk bürosu olarak, Türkiye’nin karmaşık hukuki ortamında yabancıların karşılaştığı kendine özgü zorlukları tam olarak anlıyoruz. Türk hukuku hakkındaki derin bilgimiz ve çeşitli hukuki alanlardaki kapsamlı uzmanlığımızla, hareketli İstanbul şehrinde hukuki rehberlik ve destek için güvenilir tercihiniz oluyoruz.

YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Bilgiler Viridis Legal Partners tarafından sağlanmaktadır ve bilgileri güncel ve doğru tutmak için çaba göstermemize rağmen, web sitesi veya web sitesinde yer alan bilgiler, ürünler, hizmetler veya ilgili grafiklerle ilgili olarak herhangi bir amaç için eksiksizlik, doğruluk, güvenilirlik, uygunluk veya kullanılabilirlik hakkında açık veya zımni hiçbir beyan veya garanti vermiyoruz. Bu nedenle, bu tür bilgilere güvenmeniz durumunda risk kesinlikle size aittir.

Hakkımızda | Avukatlarımız | İletişim | Servislerimiz | Makaleler

HABERLEŞMENİN ENGELLENMESİ SUÇU VE CEZASI (TCK 124)HABERLEŞMENİN ENGELLENMESİ SUÇU (1)İrtikap Suçu ve Cezası (TCK 250) Nedir? Cezası ve Şartları
Sayfanın başına dön
Manage Consent
To provide the best experiences, we use technologies like cookies to store and/or access device information. Consenting to these technologies will allow us to process data such as browsing behavior or unique IDs on this site. Not consenting or withdrawing consent, may adversely affect certain features and functions.
Functional Her zaman aktif
The technical storage or access is strictly necessary for the legitimate purpose of enabling the use of a specific service explicitly requested by the subscriber or user, or for the sole purpose of carrying out the transmission of a communication over an electronic communications network.
Preferences
The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
Statistics
The technical storage or access that is used exclusively for statistical purposes. The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
Marketing
The technical storage or access is required to create user profiles to send advertising, or to track the user on a website or across several websites for similar marketing purposes.
  • Seçenekleri yönet
  • Hizmetleri yönetin
  • {vendor_count} satıcılarını yönetin
  • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
View preferences
  • {title}
  • {title}
  • {title}