Alkol Bağımlılığı Nedeniyle Boşanma: Şartları, İspatı ve Yargıtay Kararları
Alkol bağımlılığı, bireyin fiziksel sağlığını etkilediği kadar psikolojik sağlığını da olumsuz etkileyen ciddi bir problem olabilmektedir. Kişinin sosyal ilişkilerini, iş ve aile hayatını olumsuz etkileyerek hem ekonomik hem de ailevi sorunlara yol açabilir. Evlilik içerisinde tarafların birbirine duydukları güven ve bağlılık duyguları zedelenebilmektedir. Hatta öyle ki, zaman zaman çiftlerden birinin alkol bağımlılığı sebebiyle evliliklerini sona erdirdiği de yaygındır. Alkol bağımlılığı, aile dinamiklerine verdiği hasarla zaman içerisinde evliliği çekilmez hale getirir ve karşı taraf “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebine dayanarak boşanma davası açabilir. Ayrıca eşin alkolik olması sebebiyle görülen zararların telafisi için maddi ve manevi tazminat talebinde de bulunabilir.
Eşim Alkolik, Boşanabilir Miyim? (TMK 166)
Evlilik birliği içerisinde taraflardan birinin alkol bağımlısı olması, karşı taraf bakımından haklı bir boşanma sebebidir. Alkolik bireyler, zaman zaman bu kötü alışkanlıkları yüzünden aile fertlerine geri döndürülemez travmalar yaşatabilmektedir. Yalnızca eşe değil, çocuklara yönelik de olabilen bu travmalar zamanla evlilik birliğine zarar verir. Bu gibi durumlarda, karşı taraf Türk Medeni Kanunu madde 166’ya dayanarak boşanma davası açabileceklerdir. İlgili madde hükmü uyarınca;
“Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.”
Madde hükmünde evlilik birliğinin temelinden sarsılmasının tanımı açıkça yapılmıştır. Buna göre; alkolik eşin evliliği çekilemez hale getirmesi ve karşı tarafın artık daha fazla evliliği sürdürmemesi, bu madde hükmüne dayanarak boşanma davası açma hakkı verecektir. Alkol bağımlılığı başlangıçta yalnızca bireyin kendisine zarar veren bir eylemmiş gibi gözükse de, durum zaman içerisinde aile bütçesine, eşe, çocuğa, ortak mallara, eşyalara, komşulara zarar vermeye kadar ilerleyebilmektedir.
Boşanmada Alkol Bağimliliği Nasil İspat Edilir?
Eşin alkolik olmasının boşanmaya yol açabileceğinden bahsettik. İşbu boşanma davasında alkol bağımlılığının somut delillerle mahkemeye sunulması şarttır. Alkol bağımlılığı, boşanmada ciddi bir kusur olarak öne sürülebileceği için, boşanmanın devamındaki velayet ve nafaka gibi birçok hususu etkilemektedir. Bu sebeple, eşin alkolik olmasının yalnızca bir iddia olarak kalmaması, aynı zamanda hâkime ispatlanması gerekir. Bu noktada ispat yükü davacı tarafa ait olacaktır. Bir diğer deyişle, alkol bağımlılığının evlilik birliğini temelinden sarstığını kim iddia ediyorsa ispat yükü de ona aittir. Peki, alkol bağımlılığı mahkemeye karşı nasıl ispatlanır?
Tanık Beyanları (Aile, Komşu, Arkadaş)
Mahkemeye sunulabilecek en somut ve sağlam delillerden biri tanık beyanlarıdır. Eşin alkol bağımlılığı sebebiyle aile içerisinde yaratmış olduğu tahribata tanık olan konu komşu, arkadaş veya diğer aile fertleri gibi kişilerin, mahkemede verecekleri ifadelerle tanıklık edebilmeleri mümkündür. Örneğin; alkolik eşin bağımlılığı yüzünden çıkarmış olduğu kavgalara, eşine veya çocuğuna zarar verdiğine, işini kaybetmesine, taşkınlık çıkarmasına veya benzer durumlara şahit olunmuşsa, mahkemede tanık sıfatıyla ifade verebilecektir. Bilinmelidir ki, tanık beyanı hukuk sistemimizde oldukça ciddi ve katı uygulanan bir müessesedir. Öyle ki, tanık beyanı verecek olan kişilere beyanlarına başlamadan önce mahkeme huzurunda yemin ettirilir. Ayrıca Türk Ceza Kanunu yalan tanıklığı suç olarak düzenlemiş ve hapis cezası öngörmüştür.
Tıbbi Raporlar ve Hastane Kayıtları (AMATEM vb.)
Alkol bağımlılığını tıbbi rapor ve hastane kayıtlarıyla da ispatlamak mümkündür. Alkol bağımlısı eş, AMATEM (Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi) gibi çeşitli sağlık kuruluşlarında alkolik olması sebebiyle tedavi görmüş ise, buna ilişkin sağlık raporları veya hastane kayıtları gibi belgeler mahkeme nezdinde delil niteliğinde olacaktır.
Kolluk Kuvveti Tutanakları (Şiddet, Aile İçi Huzursuzluk)
Alkolik eşin aile içinde çıkardığı huzursuzluklar, şiddet, taşkınlık gibi davranışları sebebiyle polis tutanakları tutulmuş ise işbu tutanaklar mahkemeye delil olarak sunulabilir. Aynı doğrultuda, eşin alkol bağımlılığı nedeniyle karakola düşmüş olması, şikâyet edilmesi gibi durumlarda düzenlenen kolluk tutanakları da birer delil niteliğindedir.
Fotoğraf, Video ve Sosyal Medya Paylaşımları
Alkol bağımlısı eşin düzenli olarak alkol alırken çekildiği sosyal medya paylaşımları, sarhoşluğunu gösteren video görüntüleri, alkolik olduğunu kabul ettiğine dair yazmış olduğu mesajların ekran görüntüleri gibi görsel veriler kuvvetli birer somut delil olabileceklerdir. Fakat bu delillerde photoshop gibi herhangi bir hile yapılması mahkeme nezdinde güven sarsıcı bir davranış olarak değerlendirilebilir. Bu sebeple, sunulacak görseller üzerinde oynama yapılmadan mahkemeye sunulması en doğru ve adil olan olacaktır.
Kredi Kartı Ekstreleri ve Harcama Kayıtları
Alkolik eşin, ne sıklıkla alkol satın aldığını gösteren kredi kartı ekstreleri de delil olarak kabul edilebilecektir. Bankadan alınan gerçek ve resmi ekstrelerin mahkemeye sunulmasıyla alkol bağımlılığı iddiası desteklenecektir. Yalnızca büfe gibi yerlerden alınan alkol harcamaları değil, aynı zamanda alkol almak için gidilen eğlence mekanlarına dair harcamalar da normalin çok daha sık ise delil olarak değerlendirilebilecektir.
Alkol Bağımlılığının Boşanma Davasının Sonuçlarına Etkisi
Alkol bağımlılığının boşanma sebebi olabileceğinden bahsettik. Bununla birlikte boşanma davasındaki birçok dinamiği de doğrudan etkilediğini söylemek mümkün. Alkol bağımlısı eş, boşanmada ağır kusurlu sayılacağından, boşanmayla birlikte gündeme gelecek velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı gibi birçok hususu direkt olarak etkiler. Tüm bu sayılanlar değerlendirilirken hâkim tarafların kusur oranları göz önünde bulundurur. Dolayısıyla, alkolik eşin kusuru sebebiyle bazı haklardan mahrum bırakılması mümkündür. Aşağıda boşanma davasıyla birlikte gündeme gelebilecek tüm meseleleri alkol bağımlılığının etkisiyle tek tek açıkladık:
Velayet: Alkolik Eşin Velayet Hakkı Kısıtlanır Mı?
Alkol bağımlılığı, yalnızca eşler arasındaki ilişkiyi yıpratmakla kalmaz, aynı zamanda çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerini de derinden sarsar. Dolayısıyla, boşanmada çocuğun velayeti belirlenirken alkol bağımlısı olan ebeveynin durumu da göz önünde bulundurulur. Türk Medeni Kanunu uyarınca velayet gibi çocuğu da ilgilendiren her türlü konuda “çocuğun üstün yararı” ilkesi ışığında karar verilmelidir. Hâkim, karşısına gelen her somut olayda hangi neticenin çocuğun üstün menfaati doğrultusunda olacağını ayrı ayrı değerlendirir. Fakat çoğu zaman uygulamada alkolik ebeveynlerin velayet hakkını elde edemediklerini söyleyebiliriz. Sağlayabileceği maddi olanaklar çok daha fazla olsa dahi kişinin alkolik olması, çocuğunun velayeti bakımından ağır bir dezavantaj olacaktır.
Nafaka: Bağımlılık Nafaka Miktarını Etkiler Mi?
Alkol bağımlılığı sebebiyle boşanma davalarında tedbir nafakası, yoksulluk nafakası veya iştirak nafakası talep edilecektir. Nafaka talebini alkol bağımlısı eş de yapabilir. Fakat hâkim bu talebi değerlendirirken tarafların kusur oranlarını göz önünde bulunduracağından dolayı nafaka talebinin reddedilmesi mümkün olacaktır.
Tazminat: Ağır Kusur Sebebiyle Maddi ve Manevi Tazminat
Maddi tazminat; kişinin malvarlığında uğradığı zararı gidermek için talep ettiği tazminat türüyken manevi tazminat davası; bir kimsenin uğradığı manevi zararı hafifletmek ve dindirebilmek için talep edilir. Alkol bağımlısı eş, evlilik içerisinde maddi manevi birçok sorun yaratabileceğin dolayı tazminat ödemekle yükümlü kılınabilmesi mümkündür. Örneğin; kişi alkolik olması sebebiyle aile bütçesini zorlamışsa veya aile fertlerini ekonomik olarak zor duruma düşürmüşse maddi tazminat talep edilebilecektir. Bunun yanı sıra, alkol bağımlılığının diğer eşte meydana getirdiği elem, keder, üzüntü gibi ruhsal bunalımlar da manevi tazminat istemi için gerekçe teşkil etmektedir.
Alkol Bağımlılığı Nedeniyle Boşanma Davasında Mal Paylaşımı
Boşanma denince akla gelen ilk meselelerden biri de mal paylaşımıdır. Mal paylaşımı; eşlerin evlilik süresince edinmiş olduğu tüm malları boşanırken adil bir şekilde bölünmeleri konusudur. Alkol bağımlılığı nedeniyle açılmış boşanma davasında, mal paylaşımı süreci normalden daha farklı seyredebilir. Alkolik eşin bağımlılığı yüzünden borçlanması, mülklere zarar vermesi gibi olumsuz davranışları, mal paylaşımı yapılırken payının daha az olmasına veya hiç olmamasına sebebiyet verebilir.
Alkol Bağımlılığı Nedeniyle Boşanma Dilekçesinde Olması Gerekenler
Alkol bağımlılığı nedeniyle boşanmalarda, doğru stratejiyle hareket etmek çok önemlidir. Boşanma sürecinin hem çerçevesinin hem de sınırlarının dilekçeyle belirlendiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bu yüzdendir ki, açılacak boşanma davasında boşanma dilekçesinin hem hukuki hem de somut delillere dayalı şekilde hazırlanması hassasiyet arz eder. Burada dikkat edilmesi gereken husus, boşanma talebini yalnızca genel geçer ifadelerle değil, güçlü ve delillendirilebilecek iddialarla ele almaktır. Dilekçede boşanma sebebinin alkol bağımlılığından kaynaklandığı oldukça net ve açık bir şekilde ifade edilmelidir. Aynı zamanda davacı tarafın, eşinin alkolik olması sebebiyle kendisine yaşattığı küçükten büyüğe her zorluğu ve evliliği çekilmez hale gitmekte katkısı olan her olayı ayrıntılı bir şekilde açıklaması gerekir. Örneğin; eşin alkol nedeniyle şiddet göstermesi, aile bütçesini zarara uğratması, işinden atılması, evin giderlerine katkı sağlamaması gibi durumlar mahkeme nezdinde boşanma sebebini daha da güçlendirecektir. Davacı, anlattığı somut olaylara ilişkin sunabildiği tüm delilleri de dilekçede yer vermelidir. Tanık beyanları, hastane kayıtları, tıbbi raporlar, kolluk tutanakları, fotoğraf ve videolar, ekran görüntüleri gibi belgeler dilekçeye eklenebilecek deliller arasındadır. En nihayetinde ise tüm bu yaşananların ışığında mahkemeden ne talep edildiği açıkça belirtilmelidir. Nafaka, velayet veya tazminat gibi istemlere de bu bölümde değinilebilir. Böylece boşanma dilekçesi, yalnızca boşanma talebini değil; aynı zamanda boşanma sonrasında ailevi ve ekonomik düzenin nasıl şekilleneceğine dair talepleri de kapsamış olacaktır.
Yargitay Kararları Işığında Alkol Kullanımının Boşanma Sebebi Sayıldığı Haller
Sürekli Alkol Alıp Eşe Hakaret Etmek, Eşyaları Kırmak
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/2-524 E., 2022/1272 K.
“Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı-karşı davacı erkeğin, sürekli alkol kullanmak suretiyle tartışma çıkardığı, eşine birçok kez fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret edip, aşağıladığı ve birlik görevlerini yerine getirmediği, davacı-karşı davalı kadının da, eşini aşağıladığı ve ona sürekli hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu, gerçekleşen bu kusurlu davranışların aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece tarafların eşit kusurlu kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-karşı davalı kadının manevi tazminat (TMK m. 174/2) talebinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle karar, 2. bentte gösterilen sebeplerle bozulmuş, diğer yönlerden ise onanmıştır.”
Alkol Almak, Eve Gelmemek ve İlgisiz Davranmak Sebebiyle Manevi Tazminat Davası
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/1935 E., 2022/4205 K.
“Boşanmaya neden olan olaylarda, gerçekleşen ve bölge adliye mahkemesince erkeğe kusur olarak yüklenen “Sürekli alkol alma, eve geç gelme- bazen gelmeme, eşine ve çocuklarına ilgisiz davranma” kusurlu davranışları davası-davalı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmemektedir. Bu itibarla, Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesinde düzenlenen manevi tazminatın koşulları oluşmamıştır. O halde, davacı-davalı kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”
Alkolik Eşin Tüm Parasını Alkole ve Şans Oyunlarına Yatırması
Yargıtay 2. HD. 22.06.2015, E. 2014/24702 K. 2015/13239
“Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle tarafların mahkemece de kabul edilen kusurlu davranışları yanında, davalı-karşı davacı erkeğin sık sık alkol alıp gelirinin önemli bir bölümü ile şans oyunu oynadığı, eşi ve çocuklarıyla ilgilenmediği, bu halde boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre tarafların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60’ar TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.06.2015 (Pzt.)”
Aşırı Alkol Sebebiyle Agresif Tavırlar Sergilenmesi
Yargıtay 2. H.D 2019/2806 E., 2019/10757 K.
“Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı erkeğin aşırı alkol aldığı ve alkol aldığında agresif davranışlar içine girmek suretiyle birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı, dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK m. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru değil ise de; ilk incelemede, bu durum gözden kaçırılmış ve davanın reddine dair mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmiştir. Açıklanan sebeplerle davacının karar düzeltme isteminin kabulüne; Dairemizin temyiz incelemesi sonucu verilen 2017/217 esas, 2018/12153 karar ve 31/10/2018 tarihli ilamının boşanma ve fer’ileri yönünden onanması kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m.440-442).”
Alkol Bağımlısı Kadın Eşin Sosyal Medyada Uygunsuz Paylaşımlarda Bulunması
Yargıtay 2. HD. 20.02.2018, E. 2016/12852 K. 2018/2545
“Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı kadının güven sarsıcı davranışlarının olduğu, davacı-karşı davalı erkeğin ise birlik görevlerini ihmal ettiğinin kabulü ile tarafların eşit derecede kusurlu bulunarak boşanmaya karar verilmiş ise de; mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurların yanında ayrıca davalı-karşı davacı kadının sürekli alkol kullanarak sosyal medyada buna ilişkin uygunsuz paylaşımlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı kadının, erkeğe nazaran daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Kadının davranışları erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil edecek niteliktedir. Öyleyse, davacı-karşı davalı erkek yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuş olup, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, fiilin ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek davacı-karşı davalı erkek yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu bu isteğin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.”
Sadece Sosyal İçicilik Boşanma Sebebi Midir?
Alkol bağımlılığının boşanmaya sebebiyet vermesi için aşırı düzeyde olması şart değildir. Burada esas alınan ölçüt, alkol tüketiminin evlilik birliğini temelinden sarsıp sarsmadığıdır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması; eşlerin birlikte ortak bir hayat sürdüremeyecekleri kadar evliliklerinin zedelenmesi anlamına gelir. Kişi her ne kadar alkolik denebilecek seviyede alkol tüketmiyor olsa da yine de bu durum karşı tarafından değerleriyle çatışıyorsa evlilik birliğine zarar verebilir. Örneğin, eşlerden biri dini veya kişisel sebeplerle alkole karşı kesin ve net bir tutum içerisindeyse, diğer tarafın fazla olmayacak miktarda da olsa alkol kullanması evlilik birliğine zarar verebilir. Zira alkol bağımlılığı yalnızca o bireyi değil, kişinin neredeyse tüm yakın çevresini olumsuz yönde etkileme potansiyeli olan bir alışkanlıktır. Boşanmak için hâkimin önemseyeceği husus Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin meydana gelip gelmediği olacaktır. Fakat yanlış anlaşılmaya mahal vermemek için söylemeliyiz ki, elbette eşin alkol bağımlısı değil sosyal içici olması boşanmadaki kusur oranını değiştirecektir. Her ne kadar eşlerin ortak yaşamını sürdüremeyecek olma sebebi de olsa sosyal alkol tüketiminin bağımlılık kadar ağır kusur sayılmayacağı aşikardır. Özetle, sosyal içicilik de evlilik birliğini temelinden sarsabilecek bir problem olarak karşımıza çıkabilir ancak boşanmada kusur sayılacağı yönünde kesin bir kural yoktur. Halbuki alkol bağımlılığı bundan farkı olarak ağır kusur sayılmaktadır.
Alkol Bağımlılığı Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Alkol bağımlılığı nedeniyle açılan boşanma davaları genellikle anlaşmalı boşanma davası olarak değil çekişmeli boşanma şeklinde yürütülür. Çekişmeli boşanma davaları ise bilindiği üzere anlaşmalı boşanma davasına göre çok daha uzun sürmektedir. Nitekim anlaşmalı boşanmalarda her iki tarafın da rızası bulunup kusurları değerlendirilmediğinden, tek celsenin görülmesi davanın sonuçlanması için yeterli olabilmektedir. Çekişmeli boşanmalarda ise süreç iddia ve savunmaların dinlenmesi, tanık beyanlarının alınması, delillerin toplanması gibi çok daha detaylı ve kapsamlı yürütülür. Tüm bunlarla birlikte aile mahkemelerinin iş yükünün çok fazla olması da bu süreci uzatabilmektedir. Alkol bağımlılığı sebebine dayanan boşanma davalarında ise tanık beyanlarının yanı sıra tıbbi raporlar, kolluk tutanakları gibi birçok resmi delil de dosyaya girebilmektedir. Bu durum da boşanma davasının süresini doğrudan etkilemektedir. Zira, her somut olayın detayları birbirinden daha farklı ve karmaşık olabilmektedir. Örneğin, kimi davalarda taraflar boşanmayı hızlandırmak adına uyuşmazlığı asgari düzeyde tutarken, bazı davalarda tarafların birbirinden zıt iddia ve savunmaları da yine süreci uzatabilmektedir. Tüm bu anlatılanlar sebebiyle net bir süre veremeyecek olmakla birlikte, alkol bağımlılığı nedeniyle boşanma davaları ortalama 1.5 ila 2 yıl arasında sürebilmektedir. Uygulamada genellikle alkol bağımlılığı nedeniyle boşanma davalarının 5-6 celse görüldüğü gözlemlenmektedir.
İstanbul’daki Boşanma Avukatınız: Viridis Legal Partners
Alkol bağımlılığı gibi hassas ve zor bir konuda boşanma davası açmak, doğru delillerin toplanmasını ve stratejik bir hukuki süreç yönetimini gerektirir. Nitekim boşanma davalarında, yalnızca boşanma değil aynı zamanda nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı gibi birçok fer’i talep de söz konusu olabilmektedir. Dolayısıyla boşanma davalarında hukuki süreçlerin bir boşanma avukatı desteğiyle yürütülmesi bir tavsiyeden ziyade zorunluluktur.
İstanbuldaki boşanma avukatınız Viridis Legal Partners olarak, sizlere bu zorlu süreçte ihtiyaç duyduğunuz hukuki desteği vermek için buradayız. Özellikle ispatı bu kadar güç olan konularda dahi, uzman avukat kadromuzla her zaman müvekkillerimiz için en iyi stratejiyi planlıyoruz. Sizler de boşanma gibi hassas bir sürecinizde en doğru ve güvenilir hukuki hizmeti almak için bizimle iletişime geçin.
SIKÇA SORULAN SORULAR:
Eşimin Alkol Bağımlısı Olduğunu Nasıl İspat Ederim, Doktor Raporu Şart Mı?
Alkol bağımlılığını ispatlamak için yalnızca doktor raporu değil, hastane kayıtları, fotoğraf- video görüntüleri, mesajlaşmalara dair ekran görüntüleri gibi birçok somut belge sunulabilecektir.
Sadece Hafta Sonları Aşırı Alkol Alması Boşanma İçin Yeterli Bir Sebep Midir?
Boşanmak için önemli olan alkol kullanımının sıklığı değil, alkol sebebiyle evliliğin zarar görüp görmemesidir. Eş yalnızca hafta sonları aşırı alkol alsa bile, bu durum evlilik birliğini temelinden sarsmışsa hâkim boşanmaya karar verilecektir.
Alkol Bağımlısı Eş, Çocuğun Velayetini Alabilir Mi?
Velayet belirlenirken her daim çocuğun üstün menfaatine göre karar verilir. Alkol bağımlısı olanın anne veya baba olması fark etmeksizin çocuğun ruhsal ve fiziksel gelişimini olumsuz etkileyeceği açıktır. Bu sebeple açıktır ki alkol bağımlısı ebeveynin velayet hakkını elde etmesi oldukça düşük ihtimallidir.
Boşanma Davası Açtıktan Sonra Eşim Alkolü Bırakırsa Ne Olur?
Alkol bağımlısı eş, boşanma davası açıldıktan sonra alkolü bıraksa da bu durum boşanmaya engel teşkil etmeyebilecektir. Boşanma davasın büyük bir bölümünü davanın açıldığı tarihe kadar yaşanmış olaylar meydana getirir. Fakat yine de boşanma davası sürerken eşin pişman olması ve alkolü bırakması, hâkimin boşanmanın reddine karar vermesini sağlayabilir.
Alkol Nedeniyle Yaşanan Şiddet İçin Ayrıca Şikâyette Bulunmalı Mıyım?
Şiddet, yalnızca boşanma davasında kusur olarak ileri sürülebilecek bir konu değil aynı zamanda ceza hukuku kapsamında suç teşkil eden bir fiildir. Bu sebeple alkol nedeniyle şiddet gören eş, boşanma davasıyla birlikte aynı zamanda savcılığa da suç duyurusunda bulunmalıdır.
Eşin Sürekli Alkol Alması Kusur Mudur?
Eşin devamlı olarak alması aile bütçesini zorluyorsa veya alkol aldığı zamanlardaki davranışları evliliği çekilmez hale getiriyorsa, hâkim bu durumu kusur olarak nitelendirebilecektir.
Boşanmada Kusur İspatı Nasıl Yapılır?
Boşanma davalarında önemli olduğu kadar zor olan husus da kusuru ispatlama hususudur. Mahkeme, kusur iddia eden tarafın somut delillerle bu kusuru ispatlamasını bekler. Örneğin; tanık beyanları, resmî belgeler (hastane kayıtları, kolluk tutanağı vb.), fotoğraf ve video görüntüleri gibi deliller mahkemeye sunulabilir.



