• Twitter
  • Dribbble
  • Instagram
Call us now: +90 538 289 28 68
Viridis Legal Partners
  • Ana Sayfa
  • Faaliyet Alanlarımız
    • Gayrimenkul ve Kira Hukuku
    • Boşanma Davası Avukatı ve Aile Hukuku
    • Sınai Mülkiyet Hukuku Hizmetleri
    • Ceza Hukuku
    • Ticaret Hukuku Hizmetleri
    • İş Hukuku ve İş Sözleşmeleri
    • Sağlık Hukuku ve Medikal Malpraktis Avukatlığı
  • Hukuki Makaleler
    • İnfaz Yatar Hesaplama (Güncel)
    • Kıdem Tazminatı Hesaplama Aracı – Güncel Tavan ile Hesaplayın
    • İhbar Tazminatı Hesaplama
    • Anlaşmalı Boşanma Nedir? Hızlı ve Sorunsuz Boşanma Süreci
    • Boşanma Davası Nasıl Açılır? Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Süreci
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Biz Kimiz
    • Nadide Özdemir
  • İletişim
  • Türkçe
    • English
    • Türkçe
  • Ara
  • Menu Menu

İştirak Nafakası Nedir? Çocuk İçin Nafaka Talebi

Home » News » İştirak Nafakası Nedir? Çocuk İçin Nafaka Talebi

İştirak nafakası, uygulamada en yaygın olarak hükmedilen nafaka türüdür. Boşanma sonrasında velayet kendisine bırakılmayan anne ya da baba, müşterek çocuklarının temel ihtiyaçları doğrultusunda iştirak nafakası ödemekle yükümlü kılınabilir. Çocuk için ödenen nafaka olduğundan iştirak nafakası, eş lehine hükmedilen yoksulluk nafakasından farklı olmak üzere ebeveyn olarak sorumluluğun gereğidir ve mahkemelerce kamu düzeni ile ilintili görülür. Mahkeme, çocuğun beslenme, barınma, eğitim ve sosyal masraflarını göz önünde bulundurarak iştirak nafakasının miktarını belirler. Dolayısıyla, çocuk nafakası miktarı mahkemelerce keyfi bir şekilde değil, somut kriterlere dayanarak hakkaniyet çerçevesinde belirlenir.

Index

Toggle
  • İştirak Nafakası Nedir? (Çocuğun Üstün Yararı İlkesi)
  • Hakim İştirak Nafakasını Neye Göre Belirler? (Çocuk Nafakası Miktarı Hesaplama Kriterleri)
  • İştirak Nafakası Davası Nasıl Ve Ne Zaman Açılır?
  • İştirak Nafakası Kaç Yıl Ödenir Ve Ne Zaman Sona Erer?
  • Nafaka Miktarinin Değiştirilmesi: Nafaka Artırım Ve Azaltma Davaları
  • İştirak Nafakası Ödenmezse Ne Olur? (İcra Takibi Ve 3 Aya Kadar Tazyik Hapsi)
  • YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA İŞTİRAK NAFAKASI UYGULAMALARI
  • ÇOCUĞUN GİDERLERİ VE EBEVEYNLERİN SORUMLULUKLARI
  • Boşanma ve Nafaka Avukatınız: Viridis Legal Partners

İştirak Nafakası Nedir? (Çocuğun Üstün Yararı İlkesi)

İştirak nafakası, boşanma sonuçlandığında velayet hakkı kendisine verilmemiş olan eşin, diğer eşe çocuklarının ihtiyaçlarına destek olmak amacıyla ödediği nafaka türüdür. İşbu nafaka sayesinde, çiftler her ne kadar boşanmış olsalar da bakmakla yükümlü oldukları çocuklarının masraflarından sorumlu olmaya devam ederler. Türk Medeni Kanunu, 327. ve devamı maddeleri hâkimin her durumda “çocuğun üstün yararı” ilkesini gözeterek karar vermesi gerektiğini öngörmektedir.

“D. Çocukların bakım ve eğitim giderlerini karşılama 

  1. Kapsamı 

Madde 327- 

Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. 

Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı hâlinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarfedebilirler. 

  1. Süresi 

Madde 328- 

Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. 

Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. ”

Bu ilke boşanma, velayet, evlat edinme başta olmak üzere her konuda çocuğun menfaatlerinin ön planda tutulmasını gerektirir. Örneğin; velayet hakkının hangi ebeveyne verileceğine karar verilirken anne-babanın ne istediği değil çocuğun üstün yararı belirleyici olur. Hangi ebeveyn çocuğa bedensel, zihinsel, sosyal ve ahlaki açıdan daha olanaklı bir yaşam sunabilecekse velayet hakkı da ona verilir.

KİMLER İŞTİRAK NAFAKASI TALEP EDEBİLİR?

İştirak nafakasının çocuğun temel ihtiyaçları doğrultusunda ödenen bir nafaka olduğundan bahsettik. Peki, iştirak nafakasını kimler talep edebilir? İştirak nafakasında dava hakkı TMK 329. maddesinde düzenlenmiştir.

“III. Dava hakkı 

Madde 329- 

Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir. 

Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hâllerde nafaka davası, atanacak kayyım veya vasi tarafından da açılabilir. 

Ayırt etme gücüne sahip olan küçük de nafaka davası açabilir. ”

Buna göre;

  • Velayet hakkı kendisine verilmemiş olan ebeveyn
  • Çocuk
  • Ayırt etme yeteneğine sahip olmayan çocuğun kayyumu veya vasisi

Yukarıda sayılan durumlar bir evlilik sona erdirildiğinde söz konusu olur. Fakat söylenebilir ki, iştirak nafakası evlilik dışı (nesep dışı) doğan çocukların ihtiyaçları için de ödenebilen bir nafakadır. Kural olarak iştirak nafakası velayet hakkı sahibi olmayan kişi tarafından ödenir. Evlilik dışı doğan çocukların velayeti ise kendiliğinden anneye tanınır. Bu sebeple, evlilik dışı doğmuş çocukların annesi tarafından iştirak nafakası talep edilebilecektir. Aynı zamanda kişi boşanma davası esnasında henüz doğurmamış gebe durumunda olabilir. Bu gibi çocuğun boşanma kararından sonra doğması durumlarında yine velayet hakkı sahibi ebeveyn, diğer ebeveynden iştirak nafakası talebinde bulunabilecektir.

Hakim İştirak Nafakasını Neye Göre Belirler? (Çocuk Nafakası Miktarı Hesaplama Kriterleri)

Nafaka, boşanma sonrasında eski eşlerin birbirlerinin veya ortak çocuklarının geçimine katkıda bulunmasını gerektiren yasal bir uygulamadır. Kanun koyucu nafaka uygulamasını düzenlerken, her ne kadar bir evlilik birliği sona erse de aile olmuş olmanın gerektirdiği desteğin her halükârda verilmesi gerektiğini öngörmüştür. İştirak nafakası ise tüm nafaka türleri arasında çocuk adına ödenen tek nafaka olması sebebiyle de öneme sahiptir. İştirak nafakasının miktarının belirlenmesinde göz önüne alınacak kriterler TMK 330. maddesinde gösterilmiştir.

“IV. Nafaka miktarının takdiri 

Madde 330- 

Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur. 

Nafaka her ay peşin olarak ödenir. 

Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.”

İştirak nafakası, çocuğun ihtiyaçları adına ödeneceğinden, öncelik olarak çocuğun eğitim, sağlık ve sosyal masrafları gibi ihtiyaçları değerlendirilir. Bununla birlikte hâkim, nafaka yükümlüsü olacak kişinin ekonomik gücünü, ana ve babanın hayat koşullarını da göz önünde bulunduracaktır. Hâkim, kişiyi nafaka ödemekle yükümlü kılmadan önce mali durumunun buna elverip vermediğini ve aynı zamanda kişinin bu nafakayı öderken kendi yaşamını zorlaştırıp zorlaştırmayacağını da gözlemlemelidir. Kanun iştirak nafakasının aylık olarak ödeneceğini düzenlemiştir. Ayrıca hakim iştirak nafakasını belirlerken devam eden yıllarda nafaka miktarının ne şekilde arttırılacağını da belirleyebilir.

İştirak Nafakası Davası Nasıl Ve Ne Zaman Açılır?

Nafaka, boşanma sürecinin başında, ortasında ve sonunda olmak üzere tüm aşamalarında talep edilebilir. Taraflar boşanma davası sürerken nafaka talebinde bulunabilecekleri gibi, boşanma kesinleştikten sonra da açacakları yeni bir dava ile talep edebilirler. Bu durum, iştirak nafakası için de aynı şekildedir. Aşağıda farklı hem boşanma türlerinde hem de evlilik dışı çocuklarda gündeme gelebilecek iştirak nafakasına dair usulleri tek tek ele aldık:

Çekişmeli Boşanma Davasında İştirak Nafakası Talebi

İştirak nafakası, çekişmeli boşanma aşamasında taraflar tarafından talep edilebilecektir. Hâkim, çocuğun masrafları, tarafların mali güçleri, ekonomik koşullar gibi kriterleri değerlendirerek hakkaniyet çerçevesinde bir tutar belirler. Taraflar hâkimin karar kıldığı miktara uymak zorundadırlar. Ancak yine hakkaniyetin tutarda değişiklik yapılmasını gerektirdiği hallerde, değişiklik sebeplerini iddia eden kişi, ispat yükü altında olmak kaydıyla talepte bulunabilir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde İştirak Nafakasının Yer Alması

Anlaşmalı boşanmaya karar veren çiftler, boşanma protokolünde nafakaya yer verebilirler. Taraflar, mali güçleri ve çocuklarının ihtiyaçları doğrultusunda kendi aralarında bir nafaka miktarı belirlerler. Hazırladıkları anlaşmalı boşanma protokolünde de nafakanın miktarı gibi önemli hususları açıkça belirtmelidirler. Fakat hâkim, dava görülürken bu miktara bağlı kalmak zorunda değildir. Tarafların hâkimin belirlediği nafaka miktarında anlaşamamaları durumunda, anlaşmalı boşanma çekişmeli boşanmaya dönmesine dönebilecektir.

Evlilik Dışı Doğan Çocuk İçin (Babalık Davasıyla Birlikte)

Evlilik dışı doğan çocukların velayeti kanunen anneye aittir. Bu sebeple, evlilik dışı çocuk doğuran annelerin de çocuğun babasından iştirak nafakası talep edebilmesi mümkündür. Ancak burada önemli bir husus vardır ki o da iştirak nafakası talep edilebilmesi için baba ile çocuk arasında soy bağının kurulması gerektiği hususudur. Bu nedenle, iştirak nafakası ödenmesi için çocuğun babasının nüfus kaydına geçirilmesi şarttır. Baba ile çocuk arasındaki soy bağı üç farklı şekilde kurulabilir: Tanıma, babalık davası ve ana ile evlilik. Bu sayılan soy bağı kurma yöntemlerinin her biri farklı koşul ve usullere bağlıdır. İştirak nafakasına hak kazanabilmek için soy bağının hangi şekilde kurulmuş olduğu önem taşımaz. Çocuğun, babasının nüfus kayıtlarında görünmesi yeterlidir.

İştirak Nafakası Kaç Yıl Ödenir Ve Ne Zaman Sona Erer?

İştirak nafakası, boşanma veya ayrılık aşamalarında maddi olduğu kadar manevi ihtiyaçları da gidermesi bakımından en önemli yasal düzenlemelerden biridir. Çocukların evliliğin sona erdirilmesinden olabildiğince az hasar almasında ve rahat bir şekilde büyüyüp gelişmelerinde iştirak nafakasının rolü büyüktür. Çünkü işbu nafaka, ebeveynlerin ne olursa olsun çocuklarına karşı olan sorumluluklarını yerine getirdiklerinin bir göstergesidir. Zaman zaman iştirak nafakasına ilişkin bazı detaylar kafa karıştırıcı olabilmektedir. Aşağıda iştirak nafakasının süresine ilişkin hususları basit bir dille açıkladık:

Çocuğun 18 Yaşını Doldurması

İştirak nafakası velayet hakkıyla doğrudan ilişkilidir. Öyle ki, nafaka yükümlüsünün ve alacaklısının belirlenmesi dahi velayet hakkının kimde olduğuna bağlıdır. Fakat, çocuk ergin olduğunda, bir diğer deyişle 18 yaşını doldurduğunda velayet hakkı ortadan kalkar. Velayet hakkının olmadığı durumda ise iştirak nafakasının varlığı söz konusu olmaz. Özetle, iştirak nafakası çocuğun 18 yaşını bitirmesiyle sona erer. İşbu kuralı düzenleyen hükümler şu şekildedir:

TMK 182. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; “Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur.” Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Aynı kanunun 328. maddesi uyarınca; “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.”

Eğitimine Devam Eden Çocuk: İştirak Nafakasının Yardım Nafakasına Dönüşmesi

İştirak nafakasının kural olarak çocuğun ergin olmasıyla birlikte sonlandığından bahsettik. Fakat, bu durumun bir istisnası mevcuttur. Türk Medeni Kanunu’nun 328. maddesine göre “Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” Buna göre, iştirak nafakası alan çocuk her ne kadar 18 yaşına girse de eğitim hayatını sürdürüyorsa, işbu nafaka yardım nafakasına dönüşerek devam eder.

Nafaka Miktarinin Değiştirilmesi: Nafaka Artırım Ve Azaltma Davaları

Günümüz ekonomik dengelerinin sık sık değişmesi, nafaka miktarının da yetersiz hale gelmesine sebep olabilmektedir. Hâkim, nafakaya hükmederken belirli bir artış oranı belirler ve nafaka bu oran doğrultusunda artar. Ancak, bazen bu oran yetersiz kalır ve nafaka miktarı enflasyon karşısında eriyebilir. Bu gibi durumlarda taraflar nafaka miktarını artırmak için talepte bulunabilir. İster boşanma davası sürecinde ister de boşanma kararı sonrasında ayrı bir dava ile nafaka artırımı talep edilebilir. Aynı şekilde, tarafların nafaka tutarının azaltılması yönünde talepte bulunması da mümkündür. Hem nafaka artırımı hem de nafaka indirimi davalarını açmak için gereken şartları tek tek ele alalım.

Nafaka artırım davası şartları şu şekildedir:

  • Nafaka alacaklısının ihtiyaçlarının artmış olması gerekir.
  • Nafaka tutarının nafaka alacaklısının masraflarına yetmiyor olması gerekir.
  • Nafaka yükümlüsünün mali gücünün daha yüksek bir miktarı ödemeye elveriyor olması gerekir.

Nafaka azaltılması (nafaka tutarında indirim) davasının şartları şu şekildedir:

  • Hakkaniyet, nafaka miktarının azaltılmasını gerektirmelidir. Nafaka yükümlüsünün işsiz kalması, sağlık giderlerinin artması veya nafaka alacaklısının kötü niyetli olması gibi durumlar hakkaniyetin gerektirdiği durumlara örnek gösterilebilir.
  • Nafaka taraflarının mali durumları değişmiş olmalıdır. Örneğin, nafaka alacaklısının ekonomik gücünün artması ya da bunun tam tersi olarak nafaka yükümlüsünün mali durumunun kötüleşmesi, miktarın azaltılmasını gerektirebilir.

İştirak Nafakası Ödenmezse Ne Olur? (İcra Takibi Ve 3 Aya Kadar Tazyik Hapsi)

Nafaka, Medeni Hukuk’un en önemli ve en hassas uygulamalarından biridir. Nafaka her ne kadar bir evlilik birliği sonlandırılırken gündeme gelen bir husus olsa da keyfi veya pazarlığa açık bir konu değildir. Türk hukuk sisteminde nafaka, yasal dayanakları olan ve oldukça katı kurallara tabi bir müessesedir. Bu sebepledir ki, mahkeme tarafından nafaka ödemekle yükümlü kılınmış kişiler bu yükümlülükten kaçınırsa belirli yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir. Ödemekle zorunlu kılındığı nafakayı ödemeyen kişi hakkında icra takibi başlatılabilir. İcra takibi yürütüldükten sonra nafaka alacağı hala tahsil edilemediyse “tazyik hapsi” gündeme gelir. Tazyik hapsi, borçlu kişinin edimini yerine getirmediği durumlarda borcunun zorla ifa ettirilmesi için başvurulan bir yaptırım çeşididir. Nafaka alacaklısının şikâyette bulunması halinde, nafaka yükümlüsü tazyik hapsi yaptırımına çarptırılır. İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca:

“Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.”

Buna göre, üç aylık ödenmemiş nafaka miktarı sebebiyle kişiye 90 gün süreli tazyik hapsi verilebilecektir. Eğer kişi son üç aylık nafaka borcunu ödeyip, buna dair makbuzu ilgili ceza mahkemesine sunarsa tazyik hapsi cezasından tahliye edilir. Fakat nafaka yükümlüsü, tahliye olduktan sonra tekrar yükümlülüğünü ihlal ederse hakkında yine tazyik hapsi talebinde bulunulabilir.

YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA İŞTİRAK NAFAKASI UYGULAMALARI

Çocuğun Sağlık Giderlerinin Nafaka Miktarının Artırılmasını Gerektirmesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/17403 E., 2015/3510 K.

“Dosya kapsamına göre; tarafların 19/09/2011 tarihinde boşandıkları, 14.03.2004 doğumlu Hasan’ın velayetinin davacı anneye verildiği, 22.05.2014 tarihinde, müşterek çocuk Hasan için hükmedilen 150,00 TL iştirak nafakasının 200,00 TL’ye yükseltilmesine karar verildiği, davalı babanın, camcılık işini yaptığı, serbest meslek erbabı olduğu, davalının dükkan kirası olarak 1.050,00 TL kira bedelini havale ettiğini gösterir dekontunun dosya içinde mevcut olduğu, çocuğun hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü ve bu tedavinin özel bakım gerektirdiği, çocuğun öğrenci olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, iştirak nafakasının niteliği; müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında, müşterek çocuk için takdir olunan iştirak nafakası miktarı az olup, TMK.nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır.

Bu nedenle, mahkemece; tarafların ekonomik sosyal durumu, müşterek çocuğun ihtiyaçlarındaki değişim, eğitim durumu, rahatsızlığı ve davalının gelir durumu göz önünde bulunduğunda, hakkaniyete uygun bir nafaka takdir edilmesi gerektirirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

Nafaka İndirim Talebi Hakkını Kötüye Kullanmak ve İndirim Sebeplerini İspatlamamak

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2012/14248 E., 2012/20466 K.

“Davada; tarafların 13.10.2010 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, protokol gereğince müşterek çocuklara verilen 750’şer TL iştirak nafakasının her bir çocuk için 150’şer TL indirilmesi talep ve dava edilmiştir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuk G. için takdir edilen 750 TL iştirak nafakasının 300 TL’ye, diğer müşterek çocuk E.M. için takdir edilen 750 TL iştirak nafakasının 250 TL’ye indirilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar MK’nun 134/3.maddesi çerçevesinde boşanmışlardır. Aralarında yaptıkları protokol, hukuki niteliği itibariyle Medeni Kanun hükümlerinden kaynaklanmakta ise de; genel sözleşme hükümlerine tabidir. Böylece kanunun, emredici nitelikte kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı saymadığı hususlarda taraflar serbest iradeleriyle sözleşme yapabileceklerdir (BK. md.19)

TMK. mad. 176/IV hükmüne göre: Aynı şekilde 331.madde uyarınca;

Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere göre, iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir.

Hakkaniyet bir bakıma adaleti deyimler. Fakat sevgi, anlayış ve hoşgörü duygularıyla paylaştırıcı ve denkleştirici davranmak, adaletli davranmaktan daha başka ve daha ileride bir anlam taşır.”

Velayet Hakkını Kullanmamasına Rağmen İştirak Nafakası Talep Edilmesinin Dürüstlük Kuralına Aykırılığı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2011/11045 E., 2011/16055 K.

“…İştirak nafakası, velayetin eylemli olarak kullanılmasına bağlı bir alacak olup, velayet hakkını eylemli olarak kullanmayan anne veya baba diğerinden, hükmedilen iştirak nafakasını isteyemez.

Somut olayda, küçüğün velayet hakkı boşanma ile birlikte anneye verilmiş, davacı kısa bir süre sonra anne yanında kalan çocuğun annenin de isteğiyle kendisinin yanına geldiği ve 6 yıl boyunca kendi yanında kaldığını ileri sürmüş, davacı tanıkları da bu hususu doğrulamıştır.

Buna rağmen mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir…”

Sırf Boşanabilmek İçin Ödeyebileceğinden Fazla Nafakayı Kabul Edip Sonrasında Azaltılmasının Talep Edilmesi

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/3-288 E., 2010/297 K.

“Somut olayda tarafların 11.1.2007 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, anlaşma protokolünde, davalı eş’e tazminat ödenmesi, ziynet verilmesi, taşınmaz devredilmesi ve ayrıca küçük çocuklar için aylık 125’er TL iştirak nafakasının, her yıl Ocak ayından itibaren %30 oranında artırılması, enflasyonun % 30’un üzerinde gerçekleşmesi halinde enflasyon oranında artış yapılması kararlaştırılmış, boşanma tarihi itibariyle özel şirkette muhasebe sorumlusu olarak aylık 200 TL ücretle çalışan davacının ekonomik kriz nedeniyle işine son verilmiş; daha sonra başka bir yerde yine özel bir firmada asgari ücretle iş bularak çalışma hayatını sürdürmüştür. Yaklaşık bir yıl önce hükmedilen iştirak nafakası 125 TL’den 211 TL’ye ve toplamda 422 TL miktarına ulaşmıştır. 

Tüm bu veriler ışığında davacının, boşanma protokolü ile çocukları için iştirak nafakası ve artış oranını içinde bulunduğu ekonomik koşullar itibariyle öngörüp kabul ettiği, daha sonra önceki işinden ayrılıp daha düşük ücretle çalıştığı vs gerekçesiyle % 30 artış oranının azaltılmasını istediği bu istemin haklılığı, hakkaniyet ve ahdevefa ilkesine uyarlığı yönünde başkaca bir iddia ve delil bulunmadığı, böylece iştirak nafakasının ulaştığı miktar itibariyle öngörülemeyen, katlanılamaz nitelikte olmadığı dolayısı ile uyarlama koşullarının oluşmadığı, ileriki zamanlarda gerçekleşen duruma göre uyarlama yapılabileceği gözetilmeden, delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu nafakanın her yıl %30 oranında artırılmasına ilişkin anlaşma ilkesinin TEFE oranında artış olarak uyarlanması yönünde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

…

Buna göre, bozma kararında da açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.”

ÇOCUĞUN GİDERLERİ VE EBEVEYNLERİN SORUMLULUKLARI

Evlilik birliğinin sona erdirilmesi, ebeveynlerin çocukları üzerindeki sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Taraflar her ne kadar boşanmış da olsa, ortak çocuklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlüdürler. Çocuğun eğitim masrafları, bakım ve sosyal giderleri gibi temel ihtiyaçları aile fertleri tarafından karşılanmak zorundadır. Türk Medeni Kanunu, her durumda çocuğun üstün yararını ön planda tutmuş ve bu çerçevede hükümler kurmuştur. Çocuğun üstün yararı ilkesine göre; çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal ve toplumsal gelişiminin en iyi şekilde sağlanabilmesi için en menfaatine olacak şekilde hüküm kurulması gerekir. Hâkim, vereceği her kararda çocuğun üstün menfaatini ön planda tutmak zorundadır. Dolayısıyla velayet hakkının kimde olacağı kararlaştırılırken de bu ilke önemli role sahiptir. Kanun, her zaman çocuğun menfaatine öncelik tanırken aynı tutumu anne babadan da bekler. Bu nedenle, boşanan anne babaların en temel yükümlülüğü, her koşulda çocuklarının üstün yararını gözetmek ve ona en sağlıklı yaşam koşullarını sunmaktır.

Boşanma ve Nafaka Avukatınız: Viridis Legal Partners

İştirak nafakası, boşanma veya ayrılık sonrasında çocuğun kazandığı en önemli haktır. Boşanma süreci çocuklar açısından oldukça etkileyici olabilir. Türk hukuk sistemi ise bunun olabildiğince önüne geçmek ve çocuğun hayat standartlarını korumak için iştirak nafakasını düzenlemiştir. Çocuğun barınma, beslenme, sağlık, eğitim ve sosyal ihtiyaçlarının giderilmesi ve güvence altına alınması bu nafaka sayesinde sağlanır. Çocuğunuzun geleceği için en doğru ve adil nafaka miktarının belirlenmesi, çocuk artırılması veya tahsil edilmesi süreçlerinde profesyonel hukuki destek almak, hak kayıplarını önlemenin en güvenli yolu olacaktır.

İşte tam bu sebeplerle iştirak nafakasında avukatın rolü çok önemlidir. Sürecin en başından itibaren bir avukatla birlikte hareket etmek, böylesine kritik bir konuda hak kaybı yaşamanızın önüne geçer. İster nafaka yükümlüsü ister nafaka alacaklısı olun, çocuğunuzun yaşam giderlerini ilgilendiren bu konunun hukuka uygun bir şekilde yürütülmesi hayati öneme sahiptir.

Viridis Legal Partners olarak, boşanma, nafaka talepleri, nafaka arttırım ve nafakanın kaldırılması davalarında İstanbuldaki aile avukatınız olarak sizlere hukuki destek sunmaktayız. İster danışmanlık ister avukatlık hizmetlerimiz için bizlerle şimdi iletişime geçin.

SIKÇA SORULAN SORULAR 

1 Çocuk İçin Nafaka Ne Kadar? 30 Bin TL Maaş Alan Ne Kadar Nafaka Verir?

Hâkim, iştirak nafakasını belirlerken yalnızca yükümlü kılınacak kişinin mali gücünü değil, aynı zamanda çocuğun ihtiyaçlarını ve mevcut ekonomiyi de göz önünde bulundurur.

İştirak Nafakası En Fazla Kaç Yaşına Kadar Ödenir? Kız Çocukları İçin Farklı Mıdır?

İştirak nafakası kural olarak çocuk 18 yaşını dolduruncaya kadar devam eder. Fakat, bunun bir istisnası olarak çocuğun eğitim hayatına devam ettiği halde işbu nafaka devam edebilir. Bu durum hem kız hem erkek çocukları için aynıdır.

Nafaka 1 Ay Bile Ödenmezse Hemen Hapis Cezası Olur Mu? Süreç Nasıl İşler?

Nafakanın ödenmediği durumda hapis cezası derhal uygulanmayacaktır. Öncelikle nafaka alacaklısı, nafakayı ödemeyen yükümlü hakkında icra takibi başlatır. İşbu icra takibiyle karşı tarafa süre tanınır. Bu sürenin sonunda nafaka alacağı hala tahsil edilememişse hapis cezası gündeme gelir.

İştirak Nafakası Doğrudan Çocuğun Banka Hesabına Yatırılabilir Mi?

İştirak nafakası 18 yaşının altındaki çocuklar için yatırılır. Ergin olmayan kişilerin bireysel banka hesapları olamayacağından dolayı iştirak nafakası velayet sahibi ebeveynin hesabına yatırılır.

Anlaşmalı Boşanmada Nafaka İstemedim, Sonradan Dava Açabilir Miyim?

Nafaka, boşanma davası esnasında talep edilebileceği gibi daha sonra açılacak ayrı bir dava ile de istenebilecektir. Aynı zamanda, kişinin boşanırken nafaka hakkından feragat etmesi de bu hakkı daha sonra kullanamayacağı anlamına gelmez.

Çocuğun Velayeti Babaya Verilirse, Anne de İştirak Nafakası Öder Mi?

İştirak nafakası hem anne hem de baba tarafından ödenebilmektedir. Burada önemli olan ebeveynin kim olduğundan ziyade velayet hakkına sahip olup olmamasıdır. Eğer velayet hakkı babada ise, gerekli diğer şartların da sağlanması halinde anne iştirak nafakası yükümlüsü olabilecektir.

Çocuğum Üniversiteyi Kazandı, 18 Yaşını Geçti. Nafaka Devam Eder Mi?

Çocuk ergin olmasına rağmen eğitim hayatına devam ediyorsa, iştirak nafakası yardım nafakasına dönüşerek devam eder. Hatta çocuk üniversiteyi henüz kazanmamışsa fakat kazanmak için dershaneye gidiyorsa, bu durum da eğitim kapsamında değerlendirileceğinden nafaka yine devam ettirilir.

Nafaka Artışı Her Yıl Otomatik Olarak Mı Yapılır?

Hâkim, nafakaya hükmederken belirli bir artış oranı belirler. Nafaka, bu orana göre kendiliğinden artarak devam eder. Fakat, bu artış oranının yetersiz kaldığı durumlarda tarafların nafaka miktarının artırılması için bizzat talepte bulunabilmesi de mümkündür.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü İştirak Nafakası Maddesi

Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanırken, iştirak nafakasına ilişkin hususları içeren bir maddeye yer verilebilir. Hâkim, tarafların belirlediği nafaka tutarını uygun bulursa uygular, bulmazsa ise kendisi belirler.

Nafaka Ödemeyen Baba Nereye Şikâyet Edilir?

Yükümlü olduğu nafakayı ödemeyen kişi hakkında atılacak ilk adım icra takibi başlatmak olacaktır. Eğer icra takibiyle verilen ödeme emrine rağmen borçlu borcunu ifa etmemişse, bu halde nafaka alacaklısı İcra Mahkemesi’ne şikâyette bulunabilir. İşbu şikâyet üzerinde yükümlünün tazyik hapsi cezasına çarptırılması ihtimali gündeme gelir.

Çalışmayan Baba Nafaka Öder Mi?

Hâkim, nafakaya hükmetmeden önce ilgili tüm kriterleri hakkaniyet çerçevesinde değerlendirir. Kişinin işsiz olmasına rağmen nafaka yükümlüsü kılınması, hakkaniyete uygu düşmeyebilir. Burada babanın maaşı dışında ek geliri olup olmadığı önem taşıyacaktır.

Çocuğun Özel Okul Masrafları Nafakasına Dahil Mi?

Çocuğun okul ücreti, kırtasiye masrafları, sağlık giderleri, sosyal ve kültürel harcamaları gibi tüm ihtiyaçları iştirak nafakasının kapsamına dahildir.

İştirak Nafakasından Feragat Edilebilir Mi?

Tarafların iştirak nafakasından feragat etmesi mümkün değildir. Ancak kanunda öngörülmüş şartların varlığı halinde, iştirak nafakası kaldırılabilir.

Avukatımıza Danışın

attorney-nadide-ozdemir

Ofis Adresimiz

 İstiklal Street No:56/58, Grand Pera Kat:3, Apartment:5, Beyoğlu, Istanbul

 

Telefon Numaramız

+90 538 289 28 68

Link to: Get in touch

Sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz

Size yardımcı olmak için buradayız.

ADRES

Viridis Legal Partners | Hukuk Bürosu | İstiklal Caddes No:56/58, eOfis – Grand Pera Beyoğlu/İstanbul
İletişim Numarası: +90 538 289 28 68 | E-posta: [email protected]
BARO SICIL NUMARASI: 57790

İstanbul’da uluslararası müvekkillere hizmet verme konusunda uzmanlaşmış bir butik hukuk bürosu olarak, Türkiye’nin karmaşık hukuki ortamında yabancıların karşılaştığı kendine özgü zorlukları tam olarak anlıyoruz. Türk hukuku hakkındaki derin bilgimiz ve çeşitli hukuki alanlardaki kapsamlı uzmanlığımızla, hareketli İstanbul şehrinde hukuki rehberlik ve destek için güvenilir tercihiniz oluyoruz.

YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Bilgiler Viridis Legal Partners tarafından sağlanmaktadır ve bilgileri güncel ve doğru tutmak için çaba göstermemize rağmen, web sitesi veya web sitesinde yer alan bilgiler, ürünler, hizmetler veya ilgili grafiklerle ilgili olarak herhangi bir amaç için eksiksizlik, doğruluk, güvenilirlik, uygunluk veya kullanılabilirlik hakkında açık veya zımni hiçbir beyan veya garanti vermiyoruz. Bu nedenle, bu tür bilgilere güvenmeniz durumunda risk kesinlikle size aittir.

Hakkımızda | Avukatlarımız | İletişim | Servislerimiz | Makaleler

Yardım Nafakası Nedir? Yardım Nafakası Şartları ve Davasıyardim nafakası bannerAlkol Bağımlılığı Nedeniyle Boşanma: Şartları, İspatı ve Yargıtay...
Sayfanın başına dön
Manage Consent
To provide the best experiences, we use technologies like cookies to store and/or access device information. Consenting to these technologies will allow us to process data such as browsing behavior or unique IDs on this site. Not consenting or withdrawing consent, may adversely affect certain features and functions.
Functional Her zaman aktif
The technical storage or access is strictly necessary for the legitimate purpose of enabling the use of a specific service explicitly requested by the subscriber or user, or for the sole purpose of carrying out the transmission of a communication over an electronic communications network.
Preferences
The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
Statistics
The technical storage or access that is used exclusively for statistical purposes. The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
Marketing
The technical storage or access is required to create user profiles to send advertising, or to track the user on a website or across several websites for similar marketing purposes.
  • Seçenekleri yönet
  • Hizmetleri yönetin
  • {vendor_count} satıcılarını yönetin
  • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
View preferences
  • {title}
  • {title}
  • {title}