• Twitter
  • Dribbble
  • Instagram
Call us now: +90 538 289 28 68
Viridis Legal Partners
  • Ana Sayfa
  • Faaliyet Alanlarımız
    • Gayrimenkul ve Kira Hukuku
    • Boşanma Davası Avukatı ve Aile Hukuku
    • Sınai Mülkiyet Hukuku Hizmetleri
    • Ceza Hukuku
    • Ticaret Hukuku Hizmetleri
    • İş Hukuku ve İş Sözleşmeleri
    • Sağlık Hukuku ve Medikal Malpraktis Avukatlığı
  • Hukuki Makaleler
    • İnfaz Yatar Hesaplama (Güncel)
    • Kıdem Tazminatı Hesaplama Aracı – Güncel Tavan ile Hesaplayın
    • İhbar Tazminatı Hesaplama
    • Anlaşmalı Boşanma Nedir? Hızlı ve Sorunsuz Boşanma Süreci
    • Boşanma Davası Nasıl Açılır? Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Süreci
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Biz Kimiz
    • Nadide Özdemir
  • İletişim
  • Türkçe
    • English
    • Türkçe
  • Ara
  • Menu Menu

Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçu ve Cezası (TCK 98)

YARDIM VEYA BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN YERİNE GETİRİLMEMESİ SUÇU
Home » News » Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçu ve Cezası (TCK 98)

Yardım veya bildirim yükümlülüğünü ihlal suçu ceza hukuku alanında özellikli bir suç tipi olarak karşımıza çıkar. Yardım veya bildirim yükümlülüğünü ihlal suçu ile suçlanıyorsanız veya yardım veya bildirim yükümlülüğünü ihlal suçu mağduru iseniz ya da bu suçlama nedeni ile siz ya da bir yakınınız hakkınızda gözaltı veya tutuklama tedbirleri uygulanmakta ise mutlaka bir ceza avukatı desteğinden faydalanmanız gerekir.

Index

Toggle
  • Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünü Ihlal Suçu Nedir (TCK 98) ?
  • Yardim Veya Bildirim Yükümlülüğü Ne Zaman Doğar?
  • Suçun İşleniş Şekilleri: Yardim Etmemek Veya Durumu Bildirmemek
  • Tck 98 Ve Tck 97 (Terk Suçu) Arasındaki Fark Nedir?
  • Yardim Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçunun Cezası
  • Ölümle Sonuçlanan Nitelikli Hal ve Cezası (TCK 98/2)
  • Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçunda Yargılama Süreci
  • Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçunda Yargıtay Kararları
  • Bir Duruma Tanık Olduğunuzda Ne Yapmalısınız?

İstanbuldaki ceza hukuku avukatınız, Viridis Legal Partners olarak ceza yargılamasının tüm aşamalarında sizlerin yanındayız. Yardım veya bildirim yükümlülüğünü ihlal ile suçlanıyorsanız ya da Yardım veya bildirim yükümlülüğünü ihlal suçu mağduru iseniz etkili ceza avukatı hizmetleri için hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünü Ihlal Suçu Nedir (TCK 98) ?

Yardım veya bildirim yükümlülüğü; kendini idare edemeyecek kadar zor durumdaki kişilere elden geldiğince yardım etmek veya durumu gerekli mercilere bildirmektir. Hukuk, yalnızca adaleti sağlamakla değil aynı zamanda toplumda huzur, refah ve barış ortamı oluşturmakla da ilgilenir. Bireylerin birbirine yardım etmesi toplumsal dayanışmanın güçlenmesi açısından büyük rol oynar. Bu doğrultuda, kanun koyucu da bu hususu gözeterek, zor durumda olan kişilere yardım edilmesini bir yükümlülük haline getirmiştir. Öyle ki, Türk Ceza Kanunu yalnızca bir kimseyi zor duruma düşürenleri değil aynı zamanda zor durumdan çıkmasına yardım etmeyen kişiler için de cezalar öngörmüştür.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 98. maddesi yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme suçunu düzenlemiştir. İlgili madde uyarınca;

“Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi

Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Buna göre, Türk Ceza Kanunu yalnızca birilerine zarar veren kimseleri değil aynı zamanda zor durumda olan kişilere yardım etmeyenleri de cezalandırmaktadır. Aslına bakılırsa TCK 98 suçunun düzenlenmesi, toplumdaki bireylere ahlaki ve sosyal bir görev yükleyerek toplumsal dayanışmayı sağlamayı amaçlamıştır. Her ne kadar o kişiyi tanımıyor olsak da yardım ve bildirim yükümlülüğü hem hukukun hem de vicdanın bizlere yüklediği bir vatandaşlık görevidir.

Yardim Veya Bildirim Yükümlülüğü Ne Zaman Doğar?

Yardım ve bildirim yükümlülüğünün ihlalinden söz edilebilmesi için öncelikle yardım ve bildirimde bulunmak için yükümlü kılınmamız gerekir. Bu yükümlülük, kendini irade edemeyecek halde olan birine karşı hal ve koşulların bizim yardımcı olmamıza imkân tanıdığı zaman doğar. Aşağıda yardım veya bildirim yükümlülüğü durumlarında hem mağdurun hem de failin içinde bulunduğu durumları şu şekilde değerlendirdik:

Mağdurun Durumu: “Kendini İdare Edemeyecek Halde Olma”

Suçun tanımında değinilen “kendini idare edemeyecek hal” kavramı, mağdurun bir başkasının yardımı olmadığı müddetçe büyük bir tehlike altında kalacak olmasıdır. Bir diğer deyişle, mağdur içinde bulunduğu ve sağlığına ya da hayatına yönelmiş olan tehlikeden kurtulmak için yardıma muhtaç durumda olmalıdır.

Failin Durumu: “Hal ve Koşulların Elverdiği Ölçüde” Yardım

Failin mağdura yardım etmesi, kendini ya da başkasını tehlike altına sokmasına sebep olacaksa, böyle bir yardımda bulunması failden beklenemez. Kişinin yardım etme yükümlülüğü, o anın koşullarının elverdiği ölçüdedir. Öyle durumlar söz konusu olabilir ki, failin gücü, yeteneği veya olanakları o kişiye yardım etmesine imkân tanımaz. İşte bu gibi durumlarda kimse yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali sebebiyle cezalandırılamayacaktır.

Suçun İşleniş Şekilleri: Yardim Etmemek Veya Durumu Bildirmemek

Yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali, “yardım etmemek” veya “durumu bildirmemek” olarak iki şekilde karşımıza çıkabilir. Kanun koyucu bu suçu düzenlerken, mağdura ilk önce yardım müdahalesinde bulunulmasını denemeyi öngörmüş, koşulların el vermemesi sebebiyle yardım etmek mümkün değilse de en azından ilgili makamlara bildirilmesini zorunlu kılmıştır. Buna göre, bu durumlardan birinin yerine getirilmemesi suçun oluşması için yeterlidir. Bir diğer deyişle, bu suç yardım etmeyerek işlenebileceği gibi aynı zamanda durumu yetkili makamlara bildirmeyerek de işlenebilir.

Bazı anlarda kişinin gücünün veya yeteneğinin elvermemesi yardım yükümlülüğünü ortadan kaldırır. Kanun koyucu, bir yandan yardım etmeyi hükmederken bir yandan da kişinin yardım etmek uğruna kendini tehlikeye atmasını önler. Olayın getirdiği koşulların yardım etmeye elverişli olmaması halinde kişi yardım etme yükümlülüğünden kurtulsa da gerekli mercilere bildirim yapma yükümlülüğü halen devam eder.

Tck 98 Ve Tck 97 (Terk Suçu) Arasındaki Fark Nedir?

Terk suçu, yaşı veya hastalığı sebebiyle kendini idare edemeyecek durumda olan kişilerin koruma ve gözetim yükümlüleri tarafından kendi haline terk edilmesidir. Yardım ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu ile terk suçu birbiriyle oldukça karıştırılır. Öyle ki, her iki suçta Türk Ceza Kanunu’nda “Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali” başlığın altında düzenlenmiştir. Bu iki suçun birbirinden en ayırıcı farkı, failin mağdurla ilişkisidir. Terk suçunda fail, mağduru korumakla ve gözetmekle yükümlü olan kimseler olabilmektedir. Fakat bundan farklı olarak yardım ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunda fail ile mağdur arasında herhangi bir bağ veya tanışıklık olması gerekmez. Sokaktan geçen herhangi birine yardım edilmemesi durumunda dahi diğer şartlar da sağlanıyorsa suç ortaya çıkabilecektir. TCK 98 ve TCK 97 suçlarının fail – mağdur ilişkisi başta olmak üzere diğer farklarını bir tablo yardımıyla daha net şekilde açıklayalım:

Terk SuçuYardım veya Bildirim Yükümlülüğünü İhlal
Mağdurun, failin gözetim ve koruma yükümlülüğü altında olması gerekir.Fail ve mağdur herkes olabilir. Aralarında herhangi bir ilişki bulunması gerekmez.
Suç teşkil eden eylem “kendine terk etmek” fiilidir.Suç teşkil eden eylem “yardım etmeme veya bildirimde bulunmama” fiilleridir.
Cezası üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.Cezası bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Yardim Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçunun Cezası

Kanun koyucu, suçların cezalarını belirlerken failin ve mağdurun içinde bulunduğu tüm durumları göz önünde bulundurmuştur. Bu sebepledir ki, suçların cezaları kanun hükmünde kesin olarak belirtilmek yerine, belirli bir sınır aralığı içerisinde düzenlenmiş ve her somut olaya göre belirlenmek üzere hâkimin takdir yetkisine bırakılmıştır. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunun cezası da suçun basit ve nitelikli haline göre değişiklik göstermektedir.

Suçun Basit Hali ve Cezası (TCK 98/1)

TCK 98/1 uyarınca “Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” Buna göre, suçun temel halinin cezası 1 yıla kadar hapis cezası ya da adli para cezasıdır. Hâkim, önüne gelen somut olayı değerlendirerek faili hapis cezasına çarptırabileceği gibi daha lehine olacak şekilde adli para cezasına da hükmedebilecektir.

Ölümle Sonuçlanan Nitelikli Hal ve Cezası (TCK 98/2)

TCK 98/2 uyarınca “Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” Buna göre, yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunun nitelikli hali mağdurun hayatını kaybetmesidir. Bir diğer deyişle, failin kendini idare edemeyecek durumda olduğunu gördüğü kişiye yardım etmemesi yüzünden kişi hayatını kaybederse, failin alacağı ceza da suçun temel haline göre artırılır. Hâkim, bu durumda 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmayacak hapis cezasına hükmedebilir. Suçun nitelikli halinde adli para cezası yaptırımı da uygulanamayacaktır. Fail, yalnızca birden üç yıla kadar hapis cezasıyla infaz edilir.

Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçunda Yargılama Süreci

Ceza hukuku yargılama usulleri, diğer yargılamalara göre daha komplike ve detaylı olabilmektedir. Uzlaşma, şikâyet, dava zamanaşımı süresi, soruşturma, kovuşturma, önödeme gibi kavramlar ceza hukuku yargılamaları kapsamına dahildir. İşbu uygulamalar her suç bakımından farklılık gösterir. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu bakımından yargılama usulleri şu şekildedir:

Bu Suç Şikâyete Tabi Midir? Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Yardım ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu şikâyete tabi olmayan suçlar arasında yer alır. Bu demektir ki, bu suçun mağduru şikâyette bulunmasa bile, savcılık suçu öğrendiği andan itibaren re’sen soruşturma başlatır. Suçun şikâyete tabi olmamasının bir sonucu olarak mağdurun şikâyetten vazgeçmesi de davanın düşmesine sebep olmaz.

Mağdur şikayetçi olacak ise bu hakkını dava zamanaşımı süresi içerisinde kullanması gerekir. Yardım ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunun dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıldır.

Önödeme Kurumu: TCK 98/1 İçin Özel Bir Usul

Önödeme; ceza hukuku yargılamalarında failin belli bir miktar parayı ödeyerek soruşturma veya kovuşturma aşamalarının sonuçlarından kurtulmasıdır. Bir diğer deyişle, fail önödeme uygulaması sayesinde hakkında kamu davasının açılmasını önleyebilir veya dava zaten açılmışsa ise davayı düşürebilir. Önödeme prosedürü her suç bakımından geçerli olmayıp, belirli şartları sağlayan suçlar için gündeme gelir. Bu şartlar şöyledir:

  • Yalnızca adli para cezasını gerektiren suçlar,
  • Cezasının üst sınırı 6 ayı geçmeyen suçlar,
  • Uzlaşma kapsamında olmayan suçlar bakımından önödeme mümkün olmaktadır.

Yardım ve bildirim yükümlülüğünü ihlal suçu da önödeme kapsamında yer alan suçlardandır. Şüpheli veya sanık önödeme sayesinde bu suçla ilgili hakkında soruşturma veya kovuşturmaya devam edilmesini engelleyebilir.

HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası Mümkün Müdür?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), sanık hakkında açıklanacak olan hükmün belirli koşullar altında ertelenerek sanığa tanınan denetim süresi içerisinde belirli yükümlülüklere uyulması halinde hükmün ortadan kaldırılması kararıdır. Yardım ve bildirim yükümlülüğü yerine getirmeme suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkün olacaktır.

Ceza ertelemesi, mahkemece belirlenmiş olan cezanın hapishanede infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu sebebiyle ceza ertelemesi hükümlerinin uygulanması mümkündür.

Adli para cezası, failin alacağı hapis cezası üzerinden hesaplanan bir miktar paranın ödetilerek cezanın infaz edilmesidir. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunda adli para cezası yaptırımı uygulanamaz. Bunun sebebi, kanunda ilgili suçun cezası olarak halihazırda hapis cezası veya adli para cezası öngörülmüş olmasıdır. Hâkim, uygun görürse adli para cezasına hükmedebilir fakat bu iki yaptırımdan hapis cezasına hükmetmeyi seçmişse, daha sonradan hapis cezasını adli para cezasına çeviremeyecektir.

Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçunda Yargıtay Kararları

Yargıtay kararları zaman zaman hem vatandaşların hem avukatların hem de hakimlerin yol göstericisidir. Yaşanılan somut olaya benzer vakalarda, Yargıtay içtihatlarının daha önce hangi bakış açısını benimseyerek karar verdiğini görmek, güncel olayda da olası yönelimi hakkında bizlere fikir verir. En sık karşılaşılan yardım ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunu örneklerine dair Yargıtay’ın görüşlerine aşağıda yer verdik. Bazı yanlış bilinen doğruları öğrenmek ve Yargıtay’ın bu suça dair tutumunu görmek için inceleyebilirsiniz.

Trafik Kazası Sonrası Yaralıyı Bırakıp Gitmek

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/7135 E. , 2014/1999 K.

“2- Yardım ve bildirim yükümlülüğüne uymama suçu hakkında yapılan temyiz isteminin incelenmesine gelince :

Sanığın trafik kazası sonucu yaralanan kişinin bir an önce tedavi edilmesini sağlama konusunda yardım yükümlülüğü mevcut ise de, dosya kapsamına göre, sanığın katılan yayaya çarptığı olayın, saat 20:00 sıralarında, meskun mahal içinde gerçekleşmesi ve olaya tanık olan başka kişinin öleni hastaneye kaldırdığı hususu da dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 98. maddesinde tanımlanan ve unsurları itibariyle oluşmayan yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA”

Uyuşturucu Komasına Giren Kişiye Yardım Etmemek

Yargıtay Kararı- 12. CD., E. 2015/17132 K. 2017/3599 T. 27.4.2017

“Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Olay günü müteveffanın sanığın evinde şüpheli şekilde “akut uyuşturucu intoksikasyonu ve kronik kullanıma bağlı gelişen komplikasyonların ortak etkisi sonucu” gerçekleşen ölüm olayında; Gaziantep 112 Acil servisine tekitli müzekkere yazı yazılarak, sanığın 20:15 sıralarında müteveffanın rahatsızlandığına ilişkin beyanı dikkate alındığında, sanığın acil servisi ne zaman aradığı, olaya müdahale eden doktorun tespiti ve beyanların alınması ile ölüm olayında sanığın herhangi bir ihmalinin bulunup bulunmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, ayrıca toplanacak delillere göre eylemin TCK’nın 98. maddesindeki “Yardım veya bildirim yükümlüğünün yerine getirilmemesi” suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılarak hüküm kurulmaması,

Yasaya aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA 27.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.”

Suda Boğulma Gibi Ani Gelişen Olaylarda Sorumluluk

Yargitay 2. Ceza Dairesi 2009/20201 E., 2010/32787 K.

“Yardım ya da bildirim, yükümlülüğünün yerine getirilmesi anında zararlı sonucun/neticenin sınırlandırılmasına olanak bulunmalıdır. Böyle bir olanak yoksa yine suçun oluşması söz konusu olmayacaktır. 

Somut olayda 9 yaşındaki ölen Ali Haydar’ın dereye yüzmek için girdiği fakat suyun derin kısımlarında yüzemeyerek çırpınmaya başladığı, onunla birlikte yüzmeye giden arkadaşları 11 yaşındaki Barış’ın ardından da Hüseyin’in öleni kurtarmak amacıyla suya girdikleri ancak kurtaramadıkları, bu durumu gören 15 yaşındaki sanığın bu hal ve şartlar içerisinde suya batan ölene yardım etmeme veya kurtarılabilmesi için yetkili kurumlara bildirim yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniyle sorumlu tutulma olanağı bulunmamaktadır. Çünkü suya giren ölen Ali Haydar’ın kısa bir süre içerisinde boğularak suyun dibine gittiği diğer arkadaşları Barış ve Hüseyin’in gerekli yardımı yapmaya çalışmalarına karşın boğulmaya engel olamamaları nedeniyle sanıktan bu koşullarda yardım yükümlülüğünü beklemek hayatın olağan akışına aykırıdır. 

Ayrıca suda boğulma olayının ani gelişen olaylardan olduğu da gözetildiğinde derhal ilgililere bildirme yükümlülüğünün de sanığa yüklenmeyeceği açıktır. Çünkü burada yasa koyucunun bildirim yükümlülüğünü getirmesinin amacı neticenin sınırlandırılmasına ya da önlenmesine yönelik olup, bu olayda ölümle sonuçlandığı için sanık derhal ilgili makamlara bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesinden sorumlu tutulamaz. ”

Bir Duruma Tanık Olduğunuzda Ne Yapmalısınız?

Bir kişinin yaşı, hastalığı, yaralanması ya da benzeri sebeplerden dolayı kendini idare edemeyecek durumda olduğu görüldüğünde derhal ilgili mercilere bildirilmeli ve hatta o anın koşulları imkân tanıyorsa bizzat yardım edilmelidir. İnsanların toplumda huzurlu ve barış içinde yaşamaları bireyler arasındaki dayanışmaya bağlıdır. Her ne kadar tanımadığımız biri de olsa zor durumda olduğunu gördüğümüz kişilere karşı umursamaz bir tavır benimsemek hukuk düzeninin kabul etmediği bir davranıştır. Günümüzde giderek artan suç oranları, insanlar üzerinde yardım edeyim derken kendini tehlikeye atmış olabileceği korkusu oluşturmaktadır. Böyle bir durumda, zor durumdaki kimseye yardım etmeyen kişi cezalandırılmaz. Kanun koyucu, yardım ve bildirim yükümlülüğünü düzenlerken “hal ve koşulların elverdiği ölçü” sınırına yer vermiştir. Dolayısıyla, bir kimseden kendini tehlike atma pahasına bir başkasına yardımcı olması beklenemez. Türk Ceza Kanunu, bireylerden içinde bulundukları anın izin verdiği ve imkân tanıdığı ölçüde yardımda bulunmasını bekler. Aksi türlü davranışları cezalandırmaz. Bu nedenle, saydığımız sebeplerden ötürü kendini idare edemeyecek durumda olan kimselere rastladığınızda önce o kişiye yardım etmenin sizin üzerinde ciddi bir tehlike oluşturmayacak olduğundan emin olmalısınız. Daha sonra şartlar bizzat yardım etmeye elvermiyorsa bile durumu yetkili makamlara bildirmeniz gerekir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Trafik Kazası Görüp 112’yi Aramazsam Suç İşlemiş Olur Muyum?

Trafik kazasında yaralanan kişiler hayati tehlike altındaysa ve bir başkasının yardımına muhtaç haldelerse, bu durumda gerekli mercilere ihbarda bulunmamak TCK 98 kapsamında cezalandırılabilecektir.

Yardım Ederken Yanlış Bir Şey Yapmaktan Korkuyorum, Yine De Yardım Etmeli Miyim?

Eğer bir kimseye yardım etmek konusunda gücünüze veya yeteneğinize güvenmiyorsanız kendinizi tehlikeye atmamalısınız. TCK 98, yardım edemeyecek durumda olan kişilere durumu gerekli mercilere ihbar etme ödevi yüklemiştir.

Olay Yerinde Zaten Başkaları Yardım Ediyorsa Benim de Bir Şey Yapmam Gerekir Mi?

Yargıtay içtihatlarında, olay yerinde yardım eden başkalarının varlığı halinde aksiyon alınmamasını TCK 98 kapsamında değerlendirmez. Burada önemsenen mağdurun ihtiyaç duyduğu yardıma kavuşmasıdır. Yardım edilmesine rağmen gerekli gereksiz yardımcı olmayan herkesi cezalandırmak hakkaniyetli olmayacaktır.

Kavga Eden Birilerini Görüp Polise Haber Vermemek TCK 98 Kapsamına Girer Mi?

Hâkim, olayların TCK 98 kapsamında olup olmadığını önüne gelen her somut olayda ayrı ayrı değerlendirir. Eğer kavganın boyutu bir başkasının müdahalesini zorunlu kılacak seviyede değilse TCK 98 kapsamına girmeyebilir.

TCK 98/1 Suçunda Hapis Cezası Yerine Neden Önödeme Uygulanır?

Önödeme uygulaması yargılama yapılmasına gerek kalmaksızın faile yaptırım uygulanmasını sağlar. Bu sayede hem mahkemelerin iş yükü azalır hem de cezaevleri aşırı doluluk oranından kurtulur.

Bir Kişinin Uyuşturucudan Komaya Girdiğini Görüp Korkup Kaçarsam Ceza Alır Mıyım?

TCK 98 bakımından failin cezalandırılması her somut olayın şartlarına bağlıdır. Hakim, önüne gelen olayı değerlendirdiğinde kişinin korkması sebebiyle yardım edememiş olmasını hakkaniyete uygun bulursa ceza vermekten kaçınabilir.

Suçun Faili Kazaya Sebep Olan Kişi ise TCK 98 Uygulanır Mı?

TCK 98’in uygulanması için failin olaya sebebiyet veren kişi olmaması gerekir. Buna göre, TCK 98 suçunun faili, olayı meydana getiren kişi hariç herkes olabilecektir.

Avukatımıza Danışın

attorney-nadide-ozdemir

Ofis Adresimiz

 İstiklal Street No:56/58, Grand Pera Kat:3, Apartment:5, Beyoğlu, Istanbul

 

Telefon Numaramız

+90 538 289 28 68

Link to: Get in touch

Sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz

Size yardımcı olmak için buradayız.

ADRES

Viridis Legal Partners | Hukuk Bürosu | İstiklal Caddes No:56/58, eOfis – Grand Pera Beyoğlu/İstanbul
İletişim Numarası: +90 538 289 28 68 | E-posta: [email protected]
BARO SICIL NUMARASI: 57790

İstanbul’da uluslararası müvekkillere hizmet verme konusunda uzmanlaşmış bir butik hukuk bürosu olarak, Türkiye’nin karmaşık hukuki ortamında yabancıların karşılaştığı kendine özgü zorlukları tam olarak anlıyoruz. Türk hukuku hakkındaki derin bilgimiz ve çeşitli hukuki alanlardaki kapsamlı uzmanlığımızla, hareketli İstanbul şehrinde hukuki rehberlik ve destek için güvenilir tercihiniz oluyoruz.

YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Bilgiler Viridis Legal Partners tarafından sağlanmaktadır ve bilgileri güncel ve doğru tutmak için çaba göstermemize rağmen, web sitesi veya web sitesinde yer alan bilgiler, ürünler, hizmetler veya ilgili grafiklerle ilgili olarak herhangi bir amaç için eksiksizlik, doğruluk, güvenilirlik, uygunluk veya kullanılabilirlik hakkında açık veya zımni hiçbir beyan veya garanti vermiyoruz. Bu nedenle, bu tür bilgilere güvenmeniz durumunda risk kesinlikle size aittir.

Hakkımızda | Avukatlarımız | İletişim | Servislerimiz | Makaleler

Nafaka Nedir? Nafaka Türleri ve Nafaka Davalarınafaka davasıyardim nafakası bannerYardım Nafakası Nedir? Yardım Nafakası Şartları ve Davası
Sayfanın başına dön
Manage Consent
To provide the best experiences, we use technologies like cookies to store and/or access device information. Consenting to these technologies will allow us to process data such as browsing behavior or unique IDs on this site. Not consenting or withdrawing consent, may adversely affect certain features and functions.
Functional Her zaman aktif
The technical storage or access is strictly necessary for the legitimate purpose of enabling the use of a specific service explicitly requested by the subscriber or user, or for the sole purpose of carrying out the transmission of a communication over an electronic communications network.
Preferences
The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
Statistics
The technical storage or access that is used exclusively for statistical purposes. The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
Marketing
The technical storage or access is required to create user profiles to send advertising, or to track the user on a website or across several websites for similar marketing purposes.
  • Seçenekleri yönet
  • Hizmetleri yönetin
  • {vendor_count} satıcılarını yönetin
  • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
View preferences
  • {title}
  • {title}
  • {title}