• Twitter
  • Dribbble
  • Instagram
Call us now: +90 538 289 28 68
Viridis Legal Partners
  • Ana Sayfa
  • Faaliyet Alanlarımız
    • Gayrimenkul ve Kira Hukuku
    • Boşanma Davası Avukatı ve Aile Hukuku
    • Sınai Mülkiyet Hukuku Hizmetleri
    • Ceza Hukuku
    • Ticaret Hukuku Hizmetleri
    • İş Hukuku ve İş Sözleşmeleri
    • Sağlık Hukuku ve Medikal Malpraktis Avukatlığı
  • Hukuki Makaleler
    • İnfaz Yatar Hesaplama (Güncel)
    • Kıdem Tazminatı Hesaplama Aracı – Güncel Tavan ile Hesaplayın
    • İhbar Tazminatı Hesaplama
    • Anlaşmalı Boşanma Nedir? Hızlı ve Sorunsuz Boşanma Süreci
    • Boşanma Davası Nasıl Açılır? Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Süreci
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Biz Kimiz
    • Nadide Özdemir
  • İletişim
  • Türkçe
    • English
    • Türkçe
  • Ara
  • Menu Menu

Organ ve Doku Ticareti Suçu ve Cezası: TCK 91

organ ticareti sucu
Home » News » Organ ve Doku Ticareti Suçu ve Cezası: TCK 91

Organ ve doku ticareti, bireylerin vücut dokunulmazlığı ve yaşam hakkı gibi temel değerlerini korumak amacıyla hukuk sistemimizde suç olarak düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu, 91. maddesinde bu suçu meydana getiren koşulları ve uygulanacak cezaları belirlemiştir. Organ ve doku nakli, bazı hasta bireyler için hayati öneme sahip bir tedavi yöntemi olabilmektedir. Ancak, bu denli kritik önem taşıyan tıbbi bir uygulamanın maddi çıkarlar uğruna kötüye kullanılması, yalnızca mağdur kişiyi değil, toplumsal değerleri de büyük ölçüde zarara uğratır.

Index

Toggle
  • Organ ve Doku Ticareti Suçu Nedir (TCK 91)?
  • Organ ve Doku Ticareti Suçunun Unsurları
  • ORGAN VE DOKU TİCARETİ SUÇUNDA HUKUKA AYKIRILIK
  • 18 Yaşından Küçüklerden Organ ve Doku Alınabilir Mi?
  • Organ Ticareti Suçunun Cezası Nedir? (TCK 91/1)
  • Doku Ticareti Suçunun Cezası Nedir? (TCK91/2)
  • Organ Ticareti Suçunda Mağdurun Rızası Hukuki Sonuç Doğurur mu?
  • Organ Kaçakçılığı ve Yaptırım Farklılıkları
  • Organ ve Doku Ticareti Suçunda Yargılama Usulü
  • Organ ve Doku Ticareti Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme
  • Yargıtay Kararlarında Organ ve Doku Ticareti Suçu

Dünya Sağlık Örgütü’nün de paylaştığı veriler ışığında, bu suç dünya genelinde oldukça yaygın olarak işlendiği ve gerçekleştirilen organ ve doku nakillerinin bir kısmının yasa dışı yollarla elde edilen organ ve dokularla yapıldığı söylenebilir. Biz bu yazımızda, Türk hukuk sistemlerinde organ ve doku ticareti suçunun kapsamını, Yargıtay’ın bu konudaki görüşlerini ve cezai yaptırımları ele alacağız.

Organ ve doku ticareti suçu ceza hukuku alanında özellikli bir suç tipi olarak karşımıza çıkar. Organ ve doku ticareti suçu ile suçlanıyorsanız veya Organ ve doku ticareti suçu mağduru iseniz ya da bu suçlama nedeni ile siz ya da bir yakınınız hakkınızda gözaltı veya tutuklama tedbirleri uygulanmakta ise mutlaka bir ceza avukatı desteğinden faydalanmanız gerekir.

İstanbuldaki ceza hukuku avukatınız, Viridis Legal Partners olarak ceza yargılamasının tüm aşamalarında sizlerin yanındayız. Organ ve doku ticareti suçu ile suçlanıyorsanız ya da organ ve doku ticareti suçu mağduru iseniz etkili ceza avukatı hizmetleri için hemen bizimle iletişime geçin.

Organ ve Doku Ticareti Suçu Nedir (TCK 91)?

Organ ve doku ticareti, maddi fayda sağlamak amacıyla bir kişinin bedeninden organ veya doku alınıp satılması, satın alınması ya da satın alınmasına aracı olunmasıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, organ ve doku ticaretini suç olarak düzenlemiş ve belirli bir cezaya hükmetmiştir. İlgili kanunun 91. maddesini uyarınca:

“Organ veya doku ticareti

Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Organ veya doku satın alan, satan, satılmasına aracılık eden kişi hakkında, birinci fıkrada belirtilen cezalara hükmolunur.

(4) Bir ve üçüncü fıkralarda tanımlanan suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

(5) Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya dokuyu saklayan, nakleden veya aşılayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(6) Belli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik olarak ilan veya reklam veren veya yayınlayan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(7) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

(8) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi halinde, kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”

Madde hükmünden anlaşıldığı üzere TCK md. 91’de yalnızca organ ve doku ticareti yasaklanmamış olup, herhangi bir maddi amaç güdülmese dahi bir kişiden organ veya doku alınması yasak kılınmıştır. Buna göre, kişi aldığı organ veya dokuyu satmasa dahi cezalandırılacaktır. Dolayısıyla, organ veya dokunun ne için kullandığı suçun meydana gelmesini etkilemeyen bir faktördür.

Organ ve Doku Ticareti Suçunun Unsurları

İşlenen fiilin “organ ve doku ticareti suçu” kapsamında değerlendirilebilmesi için suçun Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen maddi ve manevi unsurlarının aynı anda var olması gerekir. Bu unsurlar başlık olarak her suç tipinde benzerlik gösterse de içerik olarak farklılık arz eder. Organ ve doku ticareti suçu bakımından bu unsurların belirlenmesinde failin kastı gibi hususlar önem taşır. Bu suç türünde, hem yaşam hakkı gibi bireyin temel hakları tehdit edilirken hem de yasa dışı yollarla ticari bir faaliyet yürütülür. Dolayısıyla, organ ve doku ticareti suçunun oluşması için bir hukuki değerlendirmeyle maddi ve manevi unsurların varlığı incelenmelidir.

Organ ve Doku Ticareti Suçunda Maddi Unsurlar:

  • Fail: Organ ve doku ticareti suçunun faili herkes olabilmektedir. Bir diğer söylemle, bu suç yalnızca tıp alanında bilgi ve deneyimi olan özel vasıflı kişiler tarafından değil, her insan tarafından işlenebilen bir suçtur.
  • Mağdur: Suçtan zarar gören kişiye mağdur denir. Organ ve doku ticareti suçunun mağduru bu suçtan zarar görmüş her bir kimse olabilir.
    • Fiil: Organ ve doku ticareti suçunda yasaklanan fiil, bir kimsenin rızası olmaksızın o kimseden organ veya doku almaktır. Suçun meydana gelmesi için fiilin yapılması yeterlidir. Bir diğer söylemle, suçun oluşması için mağdurun zarar görmesi ya da vefat etmesi gerekmez. Ancak, eğer mağdur ölmüşse kasten öldürme suçunun hükümleri devreye girer.
  • Konu: Organ ve doku ticareti suçunun konusu, kişinin bedeninden alınan “organ” ya da “doku” dur. Vücuttan alınan öğe, organ veya doku niteliğinde değilse söz konusu organ ve doku ticareti suçu oluşmayacaktır.

Organ ve Doku Ticareti Suçunda Manevi Unsurlar:

  • Kast: Organ ve doku ticareti suçu kasten işlenebilen bir suç türüdür. Burada aranan kast, failin ortada geçerli bir rıza olmadığını bilmesine rağmen mağdurdan organ veya dokuyu almasıdır. Bu nedenle, taksirli davranışlar bu suçu oluşturamayacağı gibi cezalandırılamaz.

ORGAN VE DOKU TİCARETİ SUÇUNDA HUKUKA AYKIRILIK

Yukarıda organ ve doku ticareti suçunun maddi ve manevi unsurlarını ele aldık. Şimdi ise bahsettiklerimizden farklı olarak hukuka aykırılık unsurunu açıklayalım. Hukuka aykırılık; işlenen fiilin hukuk düzeninin belirlemiş olduğu emir ve yasaklara aykırılık teşkil etmesidir. Bir fiilin hukuka aykırı olup olmadığının belirlenmesinde o toplumun değerleri büyük rol oynar. Toplumda hangi davranış normlarının meşru ve geçerli sayıldığı hukuka aykırı eylemlerin kapsamını belirler.

Ceza kanunlarında suç olarak belirlenmiş olan her eylem, aynı zamanda hukuka aykırıdır. Fakat, bu durumun tam tersi olarak her hukuka aykırı eylemin suç niteliğinde olduğu söylenemeyecektir.

Hukuka uygunluk sebebi ise suç olarak kabul edilen fiillerdeki hukuka aykırılık unsurunu ortadan kaldıran nedenlerdir. Örneğin, bir kişiyi kasten yaralamak normal şartlarda suç sayılırken, bu eylemin meşru müdafaa koşulları kapsamında gerçekleşmesi halinde fiil hukuka uygun kabul edilir.

Organ ve Doku Ticareti Suçunda Rıza

Yukarıda anlatılanlar ışığında söylenebilir ki, organ ve doku ticareti suçunun hukuka aykırılığını ortadan kaldıracak bir hukuka uygunluk sebebi bulunmamaktadır. Rıza kavramı da bu kapsama dahildir. Öyle ki, kişinin organlarının alınmasına ve satılmasına bizzat rızası olsa dahi eylem suç teşkil etmeye devam edecektir. Bununla birlikte rızanın hukuka uygun şekilde verilmiş organ ve doku ticareti suçunda rıza hukuka aykırılığı ortadan kaldıracaktır.

Organ ve Doku Suçunda Ticareti Suçunda Zorunluluk Hali

Organ ve doku nakli suçunda TCK 92. maddesi ile aşağıdaki şekilde zorunluluk haline ilişkin özel düzenleme yapılmıştır.

“Zorunluluk hali

Madde 92- (1) Organ veya dokularını satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak, hakkında verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”

Verilen kanun maddesinde düzenlenen zorunluluk halinin yalnızca organ ve dokularını satan kişiye özgü olduğu, satın alan ya da aracılık eden kişi bakımından ise burada bir düzenleme yapılmadığı görülmektedir. Bu nedenle TCK 25. maddesinde düzenlenen genel zorunluluk halinin organ ve doku satın alan failler bakımından uygulanıp uygulanmayacağı ise tartışma konusu olmuştur. Yargıtay 2023 yılına kadar istikrarlı içtihadı ile hayatı tehlikede olan hasta ya da hasta yakını failler tarafından organ ve doku satın alınması durumunda ızdırar halinin uygulanacağını kabul etmiştir. Ancak 2023 yılında Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/12-543E, 2023/606K sayılı ve 14.11.2023 tarihli kararı ile bu içtihadından vazgeçmiş; yerine organ ve doku ticareti suçunda zorunluluk halinin yalnızca organ ve dokusunu astan kişi bakımından uygulanabileceğine aşağıdaki gerekçe ile hükmetmiştir.

“TCK’nın 92. maddesindeki zorunluluk halinin açık bir biçimde ve yalnızca organ veya dokularını satan kişi bakımından düzenlenmesi, bu durumun organ ve doku ticareti suçu için getirilmiş özel bir zorunluluk hali olması ve bunun dışındaki hareketler açısından bir zorunluluk halinden bahsetmenin suçun işlenmesini teşvik niteliği taşıyacak olmasının yanı sıra bu durumun organ ve doku ticareti suçuna karşı yürütülen mücadeleyle de bağdaşmaması hususları dikkate alındığında; TCK’nın 25. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen genel zorunluluk halinin organ ve doku ticareti suçu açısından söz konusu olamayacağının kabul edilmesi gerekmektedir…”

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bu kararından sonra da Yargıtay sair ceza dairelerinin içtihadı Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2022/7415E, 2023/6033K ve 27.12.2023 tarihli kararı ile de aşağıdaki şekilde örneklendiği üzere bu yönde olagelmiştir.

“TCK’nın 25/2. maddesi bir zorunluluk durumunda, kişinin, kendisinin veya başkasının sahip olduğu bir hakka yönelik ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak amacıyla yaptığı davranışlar ile ilgili ceza sorumluluğunun bulunmadığını belirtmekte ise de, hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak organ veya doku satın alan hasta ve organ veya doku satın alınması eylemine bilerek katılan hasta yakınları yönünden anılan madde fıkrasının uygulanmasında özenli davranılmalıdır. Anılan suçta korunan değerin kişilerin yaşam hakkı ile beden bütünlüğü olduğu ve Organ ve Doku Nakli Kanununu’nun 3. maddesindeki yasaklama hükmü gözetilmelidir. Organ ve doku ticareti suçunda zorunluluk halinden bahsedilmesi, anılan suçla mücadelenin zayıflamasına yol açabileceği gibi organ hastası kişiler ve yakınları açısından, suçun işlenmesine teşvik edici etki yapabileceği dikkate alınmalı ayrıca tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasındaki orantıdan da söz edebilme imkanının bulunmaması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2023 tarih, 2018/543 esas, 2023/606 sayılı kararı da gözetilerek sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka uygun bulunmamış olup…”

18 Yaşından Küçüklerden Organ ve Doku Alınabilir Mi?

Organ ve doku alma suçunun işlenmesinde, yasa hükmünde “hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın” ibaresi yer almaktadır. Buna göre, kendisinden organ ve doku alınan kişinin rızası olsa dahi eylemin suç teşkil etmemesi için bu rızanın hukuk düzeninde geçerli bir rıza olması gerekmektedir. Peki, kimlerin rızası geçerlidir?

Hukuk sistemimize göre; ayırt etme gücünden yoksun, kısıtlı ve küçüklerin verdiği rızalar geçerli değildir. Bir kimsenin rıza beyanının geçerli kabul edilebilmesi için tam ehliyetli olması gerekir. Dolayısıyla, ergin olmayan (18 yaşından küçük) bireylerden organ ve doku almak, her ne kadar kendilerinin bizzat rızası da olsa suç teşkil ettiğinden cezalandırılacaktır. Ergin olmayan bireylerden hangi durumlarda organ ve doku alınabileceği 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun’unda yer almaktadır.

Organ Ticareti Suçunun Cezası Nedir? (TCK 91/1)

Organ ticareti suçunun cezası, Türk Ceza Kanunu’na göre beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezasıdır. Fail, geçerli bir rızası olmaksızın kişiden organ alırsa ya da bu organı satın alırsa, satarsa veya satın alınmasına aracılık ederse yukarıda belirtilen cezalara çarptırılır. Buradan anlaşıldığı üzere, kişiden organ alan kimseyle organ ticareti yapan kimse aynı ceza sınırları içerisinde yargılanırlar. Organ ticareti suçunun nitelikli hal kapsamında işlenmiş olması durumunda verilecek ceza artırılır. Maddenin 4. fıkrasında belirlenen bu nitelikli hale göre, bu suçun bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda verilecek ceza sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası olarak belirlenmiştir.

Doku Ticareti Suçunun Cezası Nedir? (TCK91/2)

Doku ticareti suçu, organ ticaretinden farklı olarak iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Doku kavramının kapsamında ilik, deri, kemik, kıkırdak gibi organ niteliğinde olmayan öğeler yer alır. Dokuların, organ kadar hayati öneme sahip olmaması sebebiyle kanun doku ticaretinin cezasını organ ticaretine göre daha az olacak şekilde belirlemiştir. Fakat, her ikisinin de nitelikli hali olarak belirlenen ceza aynıdır. Buna göre, doku ticareti suçunun da örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda verilecek olan ceza sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası olacaktır.

Organ Ticareti Suçunda Mağdurun Rızası Hukuki Sonuç Doğurur mu?

Organ ve doku ticareti suçunda kişinin rızasının varlığı bir hukuka uygunluk sebebi olmayıp, eylemin suç teşkil etmesinin önüne geçmemektedir. Suçun oluşması için yukarıda saydığımız maddi ve manevi unsurların varlığı yeterlidir. Mağdurun rızası, bu unsurlardan biri olmadığı için suçun oluşmasını da engellemez. Dolayısıyla, ister organ ve doku ticareti fiilinden önce ister de sonrasında beyan edilen rıza, failin cezalandırılmasında bir rol oynamayacaktır. Bununla birlikte, organ ticareti yalnızca mağdurun vücut dokunulmazlığına zarar veren bir suç olmayıp aynı zamanda toplumun ortak vicdanını da zedeler. Bu nedenle, bu suç şikâyete bağlı bir suç niteliğinde değildir. Bir diğer anlatımla, mağdur failden şikayetçi olmasa bile savcılık suçu öğrendiği an re’sen soruşturma başlatabilecektir.

Organ Kaçakçılığı ve Yaptırım Farklılıkları

Organ kaçakçılığı bir nevi organ almak amacıyla insan kaçakçılığı yapılmasıdır. Organ ticareti ile organ kaçakçılığı suçları her ne kadar suçun konusu bakımından benzerlik gösterse de aynı suç değillerdir. Organ kaçakçılığı suçu işlenirken fail aynı zamanda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, insan ticareti, organ ve doku ticareti suçları gibi birçok suçu birlikte işlemiş bulunabilir. Bu nedenle burada suçların içtimaı söz konusu olur. Yapılacak yargılamada hâkim, işlenen suçların nitelikli hallerinin de varlığını göz önünde bulundurarak içtima hükümleri çerçevesinde belirlediği cezaya hükmedecektir.

Organ ve Doku Ticareti Suçunda Yargılama Usulü

Organ ve doku ticareti suçunun yargılamasında belli başlı hususlar önem arz eder. Bunlardan ilki madde 92’de düzenlenen zorunluluk halidir. Bu madde uyarınca; organ veya dokularını satan kişinin sosyo-ekonomik durumlarının göz önünde bulundurularak hakkında verilecek cezada indirim yapılması ve hatta ceza verilmemesi mümkün kılınmıştır. Örneğin, kişi eşinin tedavi masraflarını karşılamak için son çare olarak böbreğini satmış ise mahkeme bu durumu hakkaniyetli bir biçimde değerlendirecek ve gerekirse ceza vermekten vazgeçecektir.

Organ ve doku ticareti suçunda bir başka ceza indirimi veya cezasızlık sebebi olarak ise etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmiştir. Buna göre, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu yetkili mercilere bildirerek suçluların yakalanmasına yardımcı olunulması durumunda, organ veya doku satan kişi hakkında ceza verilmeyecektir. Benzer şekilde, suç haber alındıktan sonra organ veya dokuları satan kişi gönüllü olarak diğer suçluların yakalanmasına yardımcı olursa hakkında verilecek ceza yardımın niteliğine göre indirilecektir.

Organ ve Doku Ticareti Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Organ ve doku ticareti suçunda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleri’dir. Şayet suç TCK 91/4’te bahsedildiği gibi bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş ise görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olacaktır. Bununla birlikte, organ ve doku ticareti suçunda yetkili mahkeme satmanın, satın almanın ya da satılmasına aracılık etmenin yapıldığı yer mahkemesidir.

Yargıtay Kararlarında Organ ve Doku Ticareti Suçu

Organ ve doku ticareti suçu, Yargıtay içtihadlarında çeşitli yönleri ile ele alınmıştır. Öyle ki, bu suça dair birçok Yargıtay içtihadında suçun oluşması için ticaretin gerçekleşmesinin veya maddi kazancın sağlanıp sağlanılmasının bir önemi olmadığı vurgulanır. Örneğin; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2013/26896 E. 2014/18492 K. numaralı kararında “ Organ ticareti ve doku ticareti yapılmasının suç olarak tanımlandığı TCK 91/3. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, burada önemli olan hususun organ veya dokunun para veya sair bir maddi menfaat karşılığında tedavüle tabi tutulması olup, suçun oluşması için ödemenin ne zaman yapıldığının ya da yapılıp yapılmadığının öneminin olmaması, hatta organ ve dokunun alınmasına dahi gerek bulunmaması karşısında, somut olayda yasa maddesinde öngörülen suçun tamamlandığı anlaşılmakla…” hükmü yer alır. Buradan da görüldüğü gibi, karar verilirken Yargıtay ceza dairesi suçun kapsamını oldukça dar ele almış olup, organ ve dokunun alınmış olmasının bile şart olmadığı belirtilmiştir.

SIKÇA SORULAN SORULAR:

  • Organ ve Doku Ticareti Suçunun Cezası Nedir?

Organ ve doku ticareti suçunun cezası farklı ihtimaller göz önüne alınarak TCK 91. maddesinde gösterilmiştir. Buna göre suç konusunun organ olması halinde “beş yıldan dokuz yıla kadar hapis” olarak düzenlenmiştir. Suç konusunun doku olması halinde ise “iki yıldan beş yıla kadar hapis” cezasına hükmolunacaktır. Suça aracılık eden kişi de aynı hapis cezaları ile cezalandırılacaktır. Organ ve doku ticareti suçunun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi hali ise “sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası” ile yaptırıma bağlanmıştır. Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya dokunun saklanması, nakledilmesi ve aşılanması fiilleri ise” iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” ile yaptırıma bağlanmıştır. Organ veya dokunun ölüden temin edilmesi halinde suçun cezası “bir yıla kadar hapis” olarak düzenlenmiştir. Ayrıca organ ve doku ticareti suçunun işlenmesi sonucu ölüm gerçekleşmesi halinde kasten öldürme hükümleri de uygulama alanı bulmaktadır.

  • 18 Yaş Altından Organ Almak Suç Mudur?

Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanunun 5. maddesi ile 18 yaşından küçük ve ergin olmayan kişilerden organ ve doku alınması yasaklanmış ve suç olarak düzenlenmiştir.

  • Organ Kaçakçılığı ile Organ Ticareti Aynı Mıdır?

Organ ticareti TCK 91. maddesinde düzenlenen suçu ifade ederken organ kaçakçılığı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, insan ticareti gibi suçlarla birlikte meydana gelen fiili ifade etmekte kullanılmaktadır.

  • Organ Ticareti Suçunda Mağdurun Rızası Cezanın Uygulanmasını Etkiler Mi?

Hayır, etkilemez. Kişinin rızası olsun veya olmasın fiil suç teşkil eder.

  • TCK 91 Kapsamında Yargılama Hangi Mahkemede Yapılır?

Organ ve doku ticareti suçuyla ilgili yargılamalar Asliye Ceza Mahkemesi’nde yürütülür. Suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde ise görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olacaktır.

Avukatımıza Danışın

attorney-nadide-ozdemir

Ofis Adresimiz

 İstiklal Street No:56/58, Grand Pera Kat:3, Apartment:5, Beyoğlu, Istanbul

 

Telefon Numaramız

+90 538 289 28 68

Lates Articles

  • İrtikap Suçu ve Cezası (TCK 250) Nedir? Cezası ve Şartları Haziran 16, 2026
  • Zimmet suçu ve cezası (TCK 247) Haziran 16, 2026
  • HABERLEŞMENİN ENGELLENMESİ SUÇU VE CEZASI (TCK 124) Mayıs 19, 2026
  • NEFRET VE AYRIMCILIK SUÇU VE CEZASI (TCK 122) Mayıs 19, 2026
  • DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASININ ENGELLEMESİ SUÇU VE CEZASI (TCK 121) Mayıs 18, 2026
Link to: Get in touch

Sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz

Size yardımcı olmak için buradayız.

ADRES

Viridis Legal Partners | Hukuk Bürosu | İstiklal Caddes No:56/58, eOfis – Grand Pera Beyoğlu/İstanbul
İletişim Numarası: +90 538 289 28 68 | E-posta: [email protected]
BARO SICIL NUMARASI: 57790

İstanbul’da uluslararası müvekkillere hizmet verme konusunda uzmanlaşmış bir butik hukuk bürosu olarak, Türkiye’nin karmaşık hukuki ortamında yabancıların karşılaştığı kendine özgü zorlukları tam olarak anlıyoruz. Türk hukuku hakkındaki derin bilgimiz ve çeşitli hukuki alanlardaki kapsamlı uzmanlığımızla, hareketli İstanbul şehrinde hukuki rehberlik ve destek için güvenilir tercihiniz oluyoruz.

YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Bilgiler Viridis Legal Partners tarafından sağlanmaktadır ve bilgileri güncel ve doğru tutmak için çaba göstermemize rağmen, web sitesi veya web sitesinde yer alan bilgiler, ürünler, hizmetler veya ilgili grafiklerle ilgili olarak herhangi bir amaç için eksiksizlik, doğruluk, güvenilirlik, uygunluk veya kullanılabilirlik hakkında açık veya zımni hiçbir beyan veya garanti vermiyoruz. Bu nedenle, bu tür bilgilere güvenmeniz durumunda risk kesinlikle size aittir.

Hakkımızda | Avukatlarımız | İletişim | Servislerimiz | Makaleler

İnsan Üzerinde Deney Suçu ve Cezası Nedir? (TCK 90)İnsan Üzerinde Deney Suçuİhbar Tazminatı Nedir? İhbar Süreleri ve Hesaplama Yöntemleri
Sayfanın başına dön
Manage Consent
To provide the best experiences, we use technologies like cookies to store and/or access device information. Consenting to these technologies will allow us to process data such as browsing behavior or unique IDs on this site. Not consenting or withdrawing consent, may adversely affect certain features and functions.
Functional Her zaman aktif
The technical storage or access is strictly necessary for the legitimate purpose of enabling the use of a specific service explicitly requested by the subscriber or user, or for the sole purpose of carrying out the transmission of a communication over an electronic communications network.
Preferences
The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
Statistics
The technical storage or access that is used exclusively for statistical purposes. The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
Marketing
The technical storage or access is required to create user profiles to send advertising, or to track the user on a website or across several websites for similar marketing purposes.
  • Seçenekleri yönet
  • Hizmetleri yönetin
  • {vendor_count} satıcılarını yönetin
  • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
View preferences
  • {title}
  • {title}
  • {title}