Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat
Evlilik birliğinin sona ermesi, eşler açısından sadece kişisel statülerde değil, aynı zamanda ekonomik ve mali durumlarda da köklü değişiklikler yaratır. Boşanma davalarında mal paylaşımı, nafaka ve maddi manevi tazminat talepleri boşanma davalarında karara bağlanan üç ana ekonomik taleptir. Bunlardan boşanma davasında maddi tazminat ve boşanma davasında manevi tazminat talepleri, evliliğin yıkılması nedeniyle haksızlığa uğrayan tarafın zararını gidermeyi amaçlayan öncelikli hukuki kurum olma özelliğini taşır.
Tazminat Kavramı ve Hukuki Temeli
Tazminat genel olarak, hukuka aykırı bir eylem sonucunda bir kimsenin malvarlığında veya şahsi varlığında meydana gelen eksilmenin (zararın) giderilmesi anlamına gelir. Boşanma davasındaki tazminat ise, aile hukuku ilişkilerinden doğan ve haksız fiil tazminatının özel bir görünümü niteliğinde olan sui generis (kendine özgü) bir kurumdur.
Boşanma davasında madde ve manevi tazminat taleplerinin temel dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 174. maddesidir.
“V. Boşanmada tazminat ve nafaka
- Maddî ve manevî tazminat
Madde 174- Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.”
Buna göre evlilik sözleşmesinin sona erdirilmesinden zarara uğrayan taraf, kusursuz ya da daha az kusurlu olması durumunda kusurlu eşten maddi tazminat talep edebilecektir. Burada tazminat sadece evliliğin sona ermesinden doğan zararın giderimi içindir. Ayrıca boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları ihlal edilen eş manevi tazminat talep edebilecektir. Örneğin, boşanmaya neden olan olaylar kapsamında diğer eşin kendisine hakaret ettiğini, kendisine fiziksel şiddet uyguladığını ya da kendisini tehdit ettiğini ispat eden eş manevi tazminat talebinde de bulunabilecektir.
Boşanma tazminatlarında, Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) yer alan genel haksız fiil kuralları (TBK m.49 vd.) kıyas yoluyla uygulanabilse de önemli farkların da göz önünde tutulması gerekir. Örneğin, TBK’daki haksız fiil sorumluluğunda ortaya çıkan maddi zarar matematiksel ve kesin olarak hesaplanabilirken, boşanmadaki mevcut veya beklenen menfaat kaybını kesin bir matematikle hesaplamak mümkün değildir. Bu yüzden kanun koyucu “uygun bir tazminat” ifadesini kullanarak hâkime geniş bir takdir yetkisi tanımıştır.
Boşanma Davasında Maddi Tazminat
Boşanmada maddi tazminat, evliliğin sona ermesi sebebiyle eşlerden birinin evlilik birliği içindeyken sahip olduğu veya evlilik devam etseydi gelecekte sahip olacağı ekonomik kazanımları (mevcut ve beklenen menfaatleri) yitirmesi sonucu doğan zararının telafi edilmesidir.
Boşanma Davasında Maddi Tazminat Talep Etme Şartları:
TMK 174. maddesine göre boşanma davası sonucunda maddi tazminata hükmedilebilmesi için belirli şartların kümülatif olarak gerçekleşmesi zorunludur:
Maddi Tazminat talebinde bulunan eşin kusursuz veya daha az kusurlu olması:
Boşanma davasında maddi tazminata hükmedilmesi için maddi tazminat talebinde bulunan eşin boşanmaya neden olan olaylarda karşı tarafa oranla daha az kusurlu olması veya hiç kusurunun bulunmaması gerekir. Yargıtay uygulamalarına göre “kusursuzluk” mutlak anlamda sıfır kusur demek değildir; boşanmayı sağlamaya yetecek ağırlıkta kusurunun olmaması yeterlidir.Burada önemle belirtmek gerekir ki iki tarafın “eşit kusurlu” bulunması durumunda da maddi tazminat talebi reddedilecektir.
Davalı eşin kusurlu olması:
Kendisinden tazminat talep edilen tarafın boşanmaya yol açan olaylarda mutlaka kusurlu eylemleri bulunmalıdır.
Boşanma sebepleri eşlerin boşanmaya yol açan vakıaları ifade eder. Boşanma davalarında boşanma sebepleri özel boşanma sebepleri ile genel boşanma sebebi olarak ayrıldığı gibi mutlak boşanma sebepleri ile nispi boşanma sebepleri olarak da gruplanmaktadır. Özel boşanma sebepleri kanunun tek tek saydığı boşanma sebepleridir. Zina, hayata kast ve pek kötü onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme ve akıl hastalığı kanunumuzda özel boşanma nedenleri olarak düzenlenmiştir. Genel boşanma sebebi evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Mutlak boşanma sebepleri ise boşanma davasında ayrıca evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğinin ispatına gerek olmayan boşanma sebepleridir. Buna göre mutlak boşanma sebepleri söz konusu ise sadece boşanmaya neden olan olayın ispatı yeterli olup ayrıca ortak hayatı sürdürmenin davacı eşten beklenemeyeceğinin ispatına gerek bulunmamaktadır. Zina, hayata kast ve pek kötü onur kırıcı davranış ile terk mutlak boşanma sebebidir. Ancak özel boşanma sebeplerinden akıl hastalığı ve suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme özel boşanma sebepleri nispi boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Buna göre akıl hastalığı ya da suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedenine dayalı boşanma davası açan eş aynı zamanda bu nedenlerle ortak hayatın çekilmez hale geldiğini ispat etmek yükümlülüğü altında olacaktır.
Özel boşanma sebeplerinden mutlak olanlar tek tek incelendiğinde; zina nedeniyle boşanma davasında; hayata kast, pek kötü onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davasında ve terk nedeniyle boşanma davasında davacı eşin lehine maddi tazminata da hükmedileceğine şüphe yoktur.
Özel boşanma sebeplerinden nispi olanlardan akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasında ise maddi tazminata hükmedilmesi mümkün değildir. Akıl hastası olan eşin temyiz kudreti bulunmadığı ve herhangi bir davranışından kusuru ile sorumlu olamayacağı değerledirildiğinde akıl hastası eş aleyhine maddi tazminata hükmedilmeyecektir.
Diğer bir özel ve nispi boşanma sebebi olan suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma davasında ise davacı eş lehine maddi tazminata hükmedilecektir.
Davacı eşin mevcut veya beklenen menfaatlerinin boşanma yüzünden zedelenmesi:
Mevcut menfaat zararı, eşin evliliğin devamı sırasında fiilen yararlandığı barınma, bakım, diğer eşin maddi desteği gibi ekonomik faydaları yitirmesidir. Beklenen menfaat zararı ise, evlilik sürseydi eşin gelecekte büyük bir ihtimalle kavuşacağı (örneğin mirasçılık sıfatı, eşin sağlayacağı SGK ve emeklilik hakları, destek vb.) olanakları kaybetmesi olarak tanımlanabilir.
Zarar ile boşanma arasında nedensellik bağının bulunması:
Uğranılan maddi zarar ile davalı eşin boşanmaya sebebiyet veren kusurlu eylemleri arasında uygun bir illiyet (nedensellik) bağı bulunmalıdır.
Boşanma Davasında Maddi Tazminat Miktarının Belirlenmesi
Hâkim, boşanma davasında maddi tazminat hesaplama sürecinde tarafların durumunu somut olayın özelliklerine göre titizlikle değerlendirir ve takdir yetkisini hakkaniyet ilkesine göre kullanır. Yargıtay uygulamalarına göre dikkate alınan başlıca kriterler şunlardır:
Tarafların ekonomik ve sosyal durumları: Tarafların gelirleri, malvarlıkları, yaşam standartları boşanma davasında maddi tazminat hesaplanırken öncelikle dikkate alınan hususlardır.
Evlilik süresi ve eşlerin yaşları: Uzun süren bir evlilikteki menfaat kaybı ile çok kısa süren bir evlilikteki kayıp farklı değerlendirilir. Bu nedenle kısa süren bir evliliğin boşanma ile sona ermesinde hükmedilecek tazminat miktarı ile uzun yıllar sürmüş bir evliliğin boşanma ile sona ermesinde hükmedilecek maddi tazminat miktarı farklı olacaktır.
Kusur dereceleri ve fiilin ağırlığı: Zarara yol açan olaylardaki kusur dağılımı boşanma davasında hükmedilecek maddi tazminat miktarında etkilidir.
Yeniden evlenme veya iş bulma ihtimalleri: Yaş, eğitim durumu ve mesleki beceriler dikkate alınarak eşin iş bulup kendi hayatını idame ettirebilme ya da yeniden evlenebilme şansı gibi eşin ekonomik durumunu ne kadar sürede normale getireceğine işaret eden unsurlar da boşanma davasında maddi tazminat hesaplanırken dikkate alınır.
Sosyal güvenlik durumu: Tarafların sigorta poliçeleri, emeklilik hakları veya aldıkları sosyal yardımlar gibi hususlar da yine tazminat hesabında Hakim tarafından göz önünde tutulur.
Hakkaniyet ilkesi ve Yargıtay içtihatları: Tazminatın miktarının belirlenmesinde (TMK m.4) hukuka ve hakkaniyete uygun, ne çok zenginleşmeye yol açacak kadar yüksek ne de zararı tamamen karşılıksız bırakacak kadar düşük bir meblağ belirlenir.
Boşanma Davasında Maddi Tazminatın Ödeme Şekli: Toplu veya İrat (Dönemsel):
Boşanma davasında maddi tazminata hükmeden hakim bu maddi tazminatın ne şekilde ödeneceğine de karar verebilmektedir. Maddi tazminat, hâkimin kararına göre “toptan” (tek seferde defaten) veya “irat” biçiminde (aylık veya yıllık taksitler halinde vb.) ödenebilir. İrat şeklinde ödemeye karar verildiğinde, borçludan uygun bir teminat istenmesi mümkündür.
Boşanma Davasında Manevi Tazminat
Boşanma sürecinde eşlerden birinin, diğerinin ağır kusurlu davranışları (hakaret, sadakatsizlik, şiddet vb.) yüzünden yaşadığı derin üzüntü, acı ve ruhsal yıkımın telafi edilmesi amacıyla ödenen paraya manevi tazminat denir. Manevi tazminatın amacı, zarar gören eşi zenginleştirmek değil; eşin zedelenen manevi değerlerini bir nebze olsun onarmak, bozulan ruhsal dengesini tatmin ve teselli hissi yaratarak düzeltmektir.
Boşanma Davasında Manevi Tazminat Talep Etme Şartları:
TMK 174/2 hükmüne göre “Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” Buradan da anlaşılacağı üzere boşanma davasında eşin manevi tazminat da talep etmesi için boşanmaya neden olan olaylar nedeniyle davacı eşin kişilik haklarının zarar görmüş olması, tazminat talep edilen eşin boşanmada kusurlu olması gerekmektedir.
Tazminat talep eden eşin kişilik haklarının saldırıya uğraması:
Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi, boşanmaya sebep olan olayların, davacı eşin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması gerekir. Boşanma sebebi olarak kabul edilen ve diğer eşin kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi olay sebebiyle kişilik hakları zedelenen taraf, manevi tazminatı talebinde bulunabilecektir.
Diğer bir deyişe boşanmaya neden olan vakıaların aynı zamanda davacının kişilik haklarına saldırı olduğu durumda manevi tazminata da hükmedilecektir. davacı eşin kişilik haklarına saldırı oluşturan boşanma sebepleri; fiziksel şiddet, aldatma (zina), onur kırıcı davranış, başkalarının yanında küçük düşürme, ağır hakaret gibi kişinin bedensel, ruhsal veya sosyal kişiliğini zedeleyen eylemleri kapsar.
Tazminat talep eden eşin boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu olması:
Maddi tazminattaki kural burada da geçerlidir. Manevi tazminat isteyen eş, boşanmada ya kusursuz olmalı ya da davalı taraftan daha az kusurlu bulunmalıdır. Taraflar eşit kusurlu ise manevi tazminat talebi reddedilecektir.
Davalı eşin kusurlu olması:
Boşanma davasında manevi tazminata hükmedilmesi için davalı eşin hem boşanmaya yol açmış hem de davacının kişilik haklarını ihlal eden kasıtlı veya ihmalkâr davranışları bulunmalıdır. Bu davranışlar zina, hayata kast, pek kötü onur kırıcı davranış, terk gibi özel boşanma sebebi teşkil eden davranışlar olabileceği gibi, ekonomik şiddet, hakaret, iftira, toplum önünde küçük düşürme gibi genel boşanma sebebi teşkil edebilecek davranışlar da olabilir.
Kişilik hakkı ihlali ile boşanmaya sebep olan olaylar arasındaki bağlantı (Nedensellik bağı):
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için yaşanan manevi acı ve kişilik hakkı ihlalinin, doğrudan boşanmaya sebebiyet veren o olaylardan kaynaklanmış olması gerekir. Örneğin zina nedeniyle boşanma davasında davalı eşin zinası davacının elem ve kederine sebebp olmakta ve davacı eşin kişilik haklarını ihlal etmektedir.
Boşanma Davasında Manevi Tazminat Miktarının Belirlenmesi
Boşanma davalarında manevi tazminat miktarı belirlenirken somut bir matematik hesabı yapılması elbette mümkün değildir. Ancak Yargıtay, boşanma davalarında manevi tazminatın hesaplanmasında bir kısım kriterler getirmektedir. Hakim boşanma davasında manevi tazminata hükmederken kişilik haklarına yapılan saldırının niteliği ve ağırlığı,tarafların ekonomik ve sosyal durumları, tarafların kusur dereceleri, hakkaniyet ilkesi gibi kriterleri öncelikle göz önüne alır. Buna göre hükmedilecek manevi tazminat, tazminat yükümlüsü eşin kusurlu fiilleri ile orantılı olmalı, ödeyen tarafı ekonomik yıkıma sürüklememeli, alan tarafı da sebepsiz zenginleştirmemelidir. Ayrıca fiili gerçekleştiren eşin boşanmanın meydana gelmesinde ne kadar ağır bir kusur işlediği ve mağdur olan eşin varsa birlikte kusuru da dikkate alınarak manevi tazminat miktarı tayin edilir Tüm bunlar ile birlikte hakim hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına (paranın alım gücüne) uygun adil bir bedel takdir eder.
Boşanma Davasında Hükmedilen Maddi ve Manevi Tazminatın Ödenemesi
Boşanma davasında hükmedilen maddi ve manevi tazminatın ne şekilde ödenebileceği TMK 176. maddesinde gösterilmiştir.
“3. Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi
Madde 176-
Maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.
Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.
İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.”
Buna göre maddi tazminat tıpkı yoksulluk nafakasında olduğu gibi aylık ya da yıllık gibi dönemsel olarak ödenebilmektedir. Buna karşılık manevi tazminatın dönemsel edimler teşkil edecek şekilde karara bağlanması mümkün değildir.
Boşanma Davalarında Tazminat Talebinin Öne Sürülmesi
Boşanma davasında maddi ve manevi tazminat taleplerinin yöneltilmesi iki farklı usulde gerçekleşebilir. Bunlardan ilki maddi ve manevi tazminat talebinin boşanma talebi ile birlikte öne sürülmesi iken ikinci yöntem ise boşanma kararı kesinleşikten sonra maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmasıdır.
Maddi ve Manevi Tazminatın Boşanma Davası ile Birlikte Talep Edilmesi
Boşanma davasında tazminat talebi, boşanma davasının dava dilekçesi ile serbestçe ileri sürülebilir. Yine tazminat taleplerinin karşı dava ve cevap dilekçesi ile de öne sürülmesi mümkündür. Dilekçeler teatisi aşaması tamamlanmadan dava ya da cevap karşı dava dilekçesinde ileri sürülmeyen tazminat taleplerinin mahkeme önüne getirilebilir. Islah yoluyla miktar artırımı yapılabilmekteyse de, baştan miktarların net olarak kalem kalem “ne kadarı maddi, ne kadarı manevi” şeklinde belirtilmesi gerekmektedir.
Boşanma davasının eki (fer’i) niteliğinde olan maddi ve manevi tazminat talepleri, boşanma davası ile birlikte istendiğinde ayrıca bir nispi harca tabi tutulmaz. Maktu boşanma harcı ödenerek bu talepler karara bağlatılabilir.
Maddi ve Manevi Tazminatın Boşanma Davası Kesinleştikten Sonra Ayrı Bir Dava İle Talep Edilmesi
Tazminat talepleri boşanma davası ile birlikte istenmemişse, daha sonra ayrı bir dava ile talep edilebilir. Ancak TMK 178. maddesi boşanma davalarında tazminat talepleri bakımından; “Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” diyerek bir yıllık zamanaşımı süresi belirlemiştir. Tazminat zamanaşımı boşanma davalarındakesinleşmeyi takip eden bir yıllık süredir.
Boşanma davası bittikten sonra bağımsız olarak açılan aile hukuku tazminat davaları, boşanmanın eki (fer’i) olma niteliğini kaybettiği için nispi harca tabidir. Talep edilen miktar üzerinden dava harcı ödenmesi gerekir.
Anlaşmalı Boşanma Davalarında Maddi ve Manevi Tazminat:
Anlaşmalı boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından eşlerin birbirlerinin kusurunu ispat etmesine gerek bulunumamaktadır. Taraflar imzaladıkları anlaşmalı boşanma protokolünde maddi ve manevi tazminat miktarlarını (veya tazminat istemediklerini) serbestçe belirler. Hâkimin bu protokolü onaylaması ile protokol kesinleşir ve bağlayıcı hale gelir. Anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar tazminat hakkından feragat ettiklerini beyan etmişlerse veya boşanma kesinleştikten sonra tekrar dava açarak “anlaşmalı boşanmıştık ama şimdi tazminat istiyorum” demeleri mümkün değildir; zira karşılıklı olarak haklarından vazgeçtikleri kabul edilir.
Çekişmeli Boşanma Davalarında Kusur Tespiti Ve Tazminat
Çekişmeli boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat kararı verilebilmesinin en hayati noktası boşanmaya neden olan olaylarda eşlerin kusurunun tespit edilmesidir. Mahkeme, kimin kusursuz, kimin daha az kusurlu veya ağır kusurlu olduğunu tarafların sunduğu deliller ışığında belirler.
Boşanma davalarında tazminat talebini desteklemek ve kusuru ispatlamak için her türlü hukuka uygun delil kullanılabilir. Bunlar; tanık beyanları, sosyal medya yazışmaları, mesajlaşma ekran görüntüleri, darp raporu, telefon arama ve kısa mesaj kayıtları, ses ve görüntü kayıtları, otel kayıtları, banka hesap dökümleri, maaş bordroları gibi çok çeşitli ispat araçlarıdır.
Boşanma Davalarında Hükmedilen Maddi ve Manevi Tazminatın Ödenmesi ve İcra Süreci
Boşanma davası neticesinde verilen tazminat kararları niteliği gereği para alacağıdır ve karar kesinleşmese dahi icraya konulabilir. Yukarıda da ifade edildiği üzere manevi tazminat irat olarak belirlenemez. Buna karşılık maddi tazminat dönemsel edimler olarak, aylık yıllık taksitlere bölünmesi mümkündür. Manevi tazminat ve tek seferde ödenecek maddi tazminat söz konusu ise borçlu tek seferde belirtilen meblağı ödemek zorundadır.
Eğer maddi tazminat irat şeklinde tazminat (aylık vb. periyodik) olarak belirlenmişse, bu ödemenin kanunen (TMK m.176/3) kendiliğinden veya mahkeme kararıyla sona ereceği haller bulunmaktadır. Alacaklı eşin yeniden resmi olarak evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde irat şeklindeki maddi tazminat kendiliğinden kesilir. Tazminat alan eşin, resmi evlenme olmaksızın başka birisiyle fiilen evliymiş gibi birlikte yaşaması, haysiyetsiz bir hayat sürmesi veya yoksulluk durumunun ortadan kalkması halinde, tazminat ödeyen tarafın açacağı dava ile mahkeme iradın kesilmesine veya azaltılmasına karar verebilir.
Boşanma Avukatınız: Viridis Legal Partners
Davacı veya davalı olarak bir boşanma sürecinde olabilirsiniz. Boşanma gibi manevi olarak oldukça yıpratıcı bir süreçte, daha fazla mağduriyet yaşamamanız ve tüm haklarınızı eksiksiz bir biçimde alabilmeniz için hukuki destek almanız oldukça kritiktir. Bizler İstanbul’daki boşanma avukatınız olarak sizlere gerekli desteği vermek için buradayız. İstanbuldaki aile hukuku avukatınız Viridis Legal Partners olarak boşanma davalarınızda maddi ve manevi tazminat talepleriniz dahil olmak üzere nafaka, mal paylaşımı, velayet gibi aile ve boşanma hukukunun her alanında sizlere hukuki destek almak için buradayız.
Boşanma konusunda hukuki destek talepleriniz için bugün bizimle iletişime geçin
Sıkça Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanmada tazminat istenmezse sonradan talep edilebilir mi?
Hayır, edilemez. Anlaşmalı boşanma protokolünde eşler maddi ve manevi tazminat da dahil olmak üzere boşanmanın tüm mali sonuçları üzerinde uzlaşırlar. Bu protokol onaylanıp karar kesinleştikten sonra tarafların anlaşmalı boşanma sırasındaki iradelerinin aksine, sonradan TMK m. 178’e dayanarak yeni bir dava ile tazminat talep etmeleri mümkün değildir; zira anlaşmalı boşanmada tarafların geçmişe yönelik iddialarından vazgeçtikleri ve kusur ihtilafını sonlandırdıkları kabul edilir.
Boşanmada maddi ve manevi tazminat davalarında faiz ne zaman işlemeye başlar?
Tazminata faiz işletilebilmesi için öncelikle davacının açık bir “faiz talebi” bulunması zorunludur; hâkim re’sen (kendiliğinden) faize karar veremez. Eğer tazminat, boşanma davası ile birlikte açılan dava dilekçesinde (boşanmanın eki olarak) istenmişse faiz, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Eğer tazminat, boşanma kesinleştikten sonra TMK 178’deki 1 yıllık süre içerisinde bağımsız, ayrı bir dava olarak açılmışsa faiz dava (veya temerrüt) tarihinden itibaren işlemeye başlar. (Faiz türü yasal faizdir).
Ev hanımı olan eşe maddi tazminat ödenir mi?
Evet, ev hanımı olan eşe kusursuz veya daha az kusurlu olması şartıyla maddi tazminat ödenir. Türk Medeni Kanunu’na göre, evlilik birliğinde eşler güçleri oranında (maddi kazanım veya ev işleri ve çocuk bakımı gibi emekleriyle) ortak yaşama katılırlar. Ev hanımı olan eşin, boşanma nedeniyle diğer eşin mevcut desteğini ve gelecekte sağlayacağı muhtemel (beklenen) refah ve yaşam standardını (sosyal güvence, miras, bakım vs.) yitirmesi beklenen menfaat zararı kapsamında değerlendirilir. Dolayısıyla ev hanımlarının menfaatleri zedelendiği için mahkemece uygun bir maddi tazminata hükmedilmesi yasal bir haktır.

