Sağlık Hukuku ve Malpraktis Avukatlığı Hizmetleri
Tıbbi uygulama hatası, diğer bir deyişle malpraktis vakaları hastalar ve aileleri üzerinde ağır sonuçlar doğurabilir. Viridis Legal Partners olarak, sağlık hukuku avukatlarımız, haklarınızı savunmaya ve ihmalkâr tıbbi bakımın neden olduğu zarar için adil bir tazminat almanızın yolunu açmaya kararlıdır.
Viridis Legal Partners olarak, Estetik nedenlerle sağlık hizmeti alırken veya iyileşmek isterken zarar gören bireylere yardımcı olmaya hazırız. İstanbuldaki tıbbi malpraktis avukatlarından oluşan ekibimiz, tıbbi uygulama hatası davalarının inceliklerini ustalıkla yönlendirmelerini sağlayan hukuki yeterlilik ve tıbbi içgörünün ayırt edici bir birlieşimini müvekkilerine sunmaktadır.
Tıbbi Uygulama Hatası Nedir?
Tıbbi ihmal, sağlık hizmeti ihmali veya tıbbi hata olarak da anlaşılan tıbbi uygulama hatası; bir sağlık kuruluşu veya doktor gibi bir profesyonel tarafından standart düzeyde bakım sağlanmaması nedeniyle bir hastanın yaralanması veya zarar görmesi olarak tanımlanabilir.
Dünya Tabipler Birliği, Tıbbi Malpraktis Bildirgesi’nde tıbbi malpraktisi, hekimin hastanın durumunun tedavisine yönelik bakım standardına uymaması, beceri eksikliği veya hastaya bakım sağlamadaki ihmali nedeniyle hastanın yaralanmasına doğrudan neden olması olarak tanımlamaktadır. DSÖ, aynı belgede, tıbbi tedavi sırasında meydana gelen ve öngörülemeyen ve tedavi eden hekimin herhangi bir beceri veya bilgi eksikliğinin sonucu olmayan bir yaralanmanın, hekimin herhangi bir sorumluluk taşımaması gereken, istenmeyen bir sonuç olduğunu da ifade etmektedir.
Benzer şekilde, Türk Tabipleri Birliği de Hekimlik Meslek Etiği Kuralları Bildirgesi’nde tıbbi uygulama hatasının bilgisizlik, deneyimsizlik veya ilgisizlik nedeniyle hastaya zarar verilmesi olduğunu belirtmektedir.
Tıbbi Malpraktisin Kapsamı
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, herhangi bir sağlık çalışanı veya sağlık kurumunun eylemleri tıbbi hata olarak değerlendirilebilir. Örneğin, hastane hataları, burun estetiği gibi plastik cerrahi operasyonlardaki hatalar, mide küçültme ameliyatlarındaki cerrahi hatalar, dudak dolgusu gibi kozmetik uygulamalarda yapılan hatalar, saç ekimi operasyonlarındaki yanlışlar, çeşitli estetik cerrahi müdahaleler sonucu uğranan zararlar, doğum sırasında anne ve bebekte oluşan yaralanmalar, yanlış teşhis nedenli hatalar, diş hekimliği uygulamaları sonucu ortaya çıkan zararlar, radyoloji hataları, sağlık hizmeti sunucularının ihmalleri, estetik operasyonlarda meydana gelen hatalar, bakım standartlarının ihlalleri gibi durumlar da tıbbi malpraktis kapsamında değerlendirilebilir ve tazminat taleplerine konu olabilir.
Tıbbi Malpraktis Davalarına Uygulanacak Hukuk
Hukukumuzda tıbbi uygulama hatası davaları, ceza hukuku, idare hukuku ve özel hukuk kapsamında maddi ve manevi tazminat taleplerini içeren kadar geniş bir hukuki yelpazede değerlendirilmektedir.
Tıbbi Malpraktisten Kaynaklanan Ceza Davaları
Tıbbi uygulama hatası nedeniyle doktorun cezai sorumluluğu taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçları kapsamında ortaya çıkabilir. Taksirle yaralamaya neden olma ve taksirle ölüme neden olma fiilleri Türk Ceza Kanunu‘nun 85. ve 89. maddelerinde düzenlenmiştir. Her iki suçun oluşması için de taksirin varlığı ön koşuldur. Bu alanda taksir, tıp mesleğinin yüklediği özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranmakla oluşur.
Ayrıca, söz konusu suçları işleyen tıp mesleği mensubu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 53/6. maddesi uyarınca üç aydan üç yıla kadar meslek icrasından yasaklanma gibi bir güvenlik tedbirine hükmedilebilmektedir.
Tıbbi Malpraktis Davalarında Tazminat Talepleri
Sözleşmeler veya Haksız Fiil Hukuku Kapsamında Tazminat
Tıbbi hatalardan kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini elbette düşünülebilir. Bu nedenler doktor hatası nedeni ile açılan tazminat ve ceza davaları, diğer sağlık personeli hatası nedeni ile açılan tazminat ve ceza davaları, örneğin dişçi hatası nedeni ile ya da hemşire hatası nedeni ile açılacak davalar bu kapsamda kalmaktadır. Burada doktorun, diğer sağlık personelinin ya da özel hastane ya da devlet hastanesi fark etmeksizin hastanenin hukuki sorumluluğundan veya tazminat yükümlülüğünden bahsedilebilir.
Doktor ile hasta arasındaki ilişki sözleşmeseldir ve Türk Hukuk uygulamasında bu sözleşme genellikle vekâlet sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. Ancak diş protezleri veya saç ekimi, dudak dolgusu, yüzdeki estetik ameliyatlar gibi güzelleştirme amacı tedavi amacından ağır basan doktor-hasta ilişkilerinin eser sözleşmesi kapsamında olacağı kabul edilmiştir. Ayrıca, acil tedavi gibi doktor ile hasta arasında bir sözleşmenin kurulamadığı durumlarda, malpraktis haksız fiil teşkil edebilir ya da bu durumda tıbbi hatandan doğan borcun vekaletsiz iş görmeden kaynaklandığı değerlendirilebilir.
Tıbbi Uygulama Hatalarından Doğan Tazminat Taleplerinde Zamanaşımı
Türk Borçlar Kanununa göre zaman aşımının uygulanması, vekalet veya eser sözleşmesi gibi hangi sözleşmenin veya haksız fiilin olaya uygulanacağına göre farklılık gösterecektir. Hukukumuzda genel zamanaşımı süresi on yıldır. Ancak vekâlet veya eser gibi bazı sözleşmelerden doğan alacaklarda zamanaşımı süresi beş yıldır.
Haksız fiillerde ise zamanaşımı süresi, zarar görenin zararın varlığını ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıldır. Ayrıca, fiil suç teşkil ediyorsa, ceza hukuku tarafından öngörülen zamanaşımı süresi uygulanır.
Zamanaşımı süresinin belirlenmesi, doktora dava açma süresi, hastaneye dava açma süresi, yanlış teşhis nedeni ile dava açma süresi gibi sürelerin belirlenmesinde önemlidir.
İdare Hukuku Kapsamında Tazminat
Anayasa‘ya göre herkesin sağlık hakkı bulunmaktadır ve Anayasanın 56/4. maddesine göre; “Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal yardım kuruluşlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.”. Buna göre tıbbi malpraktisin idare hukuku kapsamında da karşılığı bulunmaktadır.
Sağlık hizmetlerinin kusurlu yürütülmesi nedeniyle kişilerin zarara uğraması halinde, bu zararların idare tarafından tazmin edilmesi hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Sağlık hizmet kusuru, sağlık hizmetinin kuruluşunda ve işleyişinde yetersizlik veya tıbbi uygulama hatası şeklinde ortaya çıkabilir. Örneğin virüs bulaşan kişinin hastanenin steril olmaması nedeniyle ölmesi ya da ambulans şoförünün hastayı taşırken yaptığı kaza nedeniyle hastanın zarar görmesi gibi durumlarda sağlık hizmetinin kusurlu yürütülmesi nedeniyle idare aleyhine tam yargı davası açılabilir.
İdari işlem veya eylemden dolayı zarar gören ilgililerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 13. maddesi uyarınca 1 ve 5 yıl içinde idareye başvurmaları gerekmektedir. Söz konusu tarihler içerisinde idareye başvuru yapılmaması halinde dava açma hakkının kaybedileceği öngörülmüştür. 1 ve 5 yıllık süreler eylem tarihinden itibaren değil, eylemden doğan zararın öğrenildiği ve hatta eylemin sebebinin öğrenildiği andan itibaren başlayacaktır.
Malpraktis Davalarında Tazminat Miktarı
Malpraktis davası tazminat miktarları çeşitli etmenlere göre değişiklik göstermektedir. Doktor hatası tazminat miktarının hesaplanmasında mahkemeler çoğunlukla bilirkişi görevlendirmekte ve rapor düzenlettirmektedir.
Hastane hatası nedeni ile tazminat miktarı hesaplanırken zarar görenin malvarlığında meydana gelen azalma, hastaneye ödenen tedavi gideri, doktor hatası nedeni ile katlanılmak zorunda kalınan tedavilerin neden olduğu giderler, iş göremezlik zararları, destekten yoksun kalma zararları gibi zararlar doktor hatası nedeni ile maddi tazminat kalemleri arasında sayılabilir.
Doktor hatası nedeni ile manevi tazminat miktarlarının hesaplanmasında ise hastanın hatalı tıbbi uygulama nedeni ile uğradığı acı, elem ve keder dikkate alınır. Burada manevi tazminat miktarı hakim tarafından takdir edilmekle birlikte; özellikle estetik yönü ağır basan tedavilerde ve güzellik merkezi hatalı uygulamaları nedeni ile uğranan zararlarda, hastanın yüzünde ya da görüntüsünde değişiklik hastanın istediği ve doktorla anlaştıkları yönde olmadı ise çoğunlukla manevi tazminata hükmedilmektedir.
Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?
Bir tıbbi uygulama hatası avukatı, mağdurların yaralanmaları için adalet ve tazminat aramalarına yardımcı olmada çok önemli bir rol oynamaktadır. Viridis Legal Partners olarak, sağlığınıza kavuşmaya çalışırken veya estetik amaçlı sağlık hizmeti alırken zarara uğradığınız her durumda yanınızdayız. Uzman avukatlardan oluşan ekibimiz, hukuki uzmanlık ve tıbbi bilginin benzersiz bir kombinasyonuna sahiptir ve tıbbi uygulama hatası davalarını sizlerin lehine sonlandırmak üzere buradayız.

Tıbbi Uygulama Hataları Hukuku Uzmanımızla Tanışın
Tıbbi uygulama hataları hukukunun çetrefilli alanına hukuki uzmanlık getiren Av. Nadide Özdemir, tıbbi hatalardan kaynaklanan kayıplarınızı telafi eden karmaşıklıkların üstesinden gelmede güvenilir ortağınızdır. Kanıtlanmış bir sicil ve kendini işine adamış hukukçulardan oluşan bir ekip tarafından desteklenen Av. Nadide Özdemir, her müvekkil için kişiselleştirilmiş bir yaklaşım sunarak malpraktis davalarında adalet arayanlar için özel çözümler sunar.
Viridis Legal Partners olarak, tıbbi uygulama hatalarının bireyler ve aileleri üzerindeki geniş kapsamlı sonuçlarını anlıyoruz. Av. Nadide Özdemir, tıbbi uygulama hatası davalarında yer alan ayrıntıların kapsamlı bir şekilde anlaşılmasını sağlayan hukuki yeterlilik ve tıbbi içgörünün ayırt edici bir bileşimine sahiptir. İster tazminat arayan bir mağdur, ister yasal zorluklarla karşılaşan bir sağlık çalışanı olun, Nadide Özdemir tarafından kurulan Viridis Legal Partners’a güvenin.
Deneyim:
Yeditepe Üniversitesi, Hukuk Fakültesi - 2016
Marmara Üniversitesi Kamu Hukuku Yüksek Lisans Programı - 2019
Viridis Legal Partners Kurucusu - 2023
İstanbul Barosu - 57790
Dil İngilizce, Almanca, Türkçe
Tel: +90 538 289 28 68
E-mail: [email protected]